🦘 Kira Tespit Davası Devam Ederken Tahliye
İşyeriTahliye Davası Hukuk Ve Danışmanlık Bürosu. Gayrimenkul Hukuku Ve Danışmanlık Bürosu kiracının tahliye sebepleri üzerinden açılan davalara bakmakta olan Saatçi hukuk ve danışmanlık bürosu, uzman gayrimenkul avukatlarla müvekkilin bilgilendirilmesini aynı zamanda bilinçlenmesini sağlayacaktır.
Mahkemece; kural olarak, kira sözleşmesinin kira bedelini düzenleyen hükmünün taraflarca yazılı olarak kaldırılmadığı veya kira tespit davası açılmadığı sürece tarafları bağlayacağı, ancak bu kuralın her olaya uygulanmasının da doğru olmayacağı, taraflar arasındaki kira ilişkisinin altı tam yıl devam ettiği ve
Tahliye taahhüdünde, tahliye tarihi açık bir şekilde yer alması gerekir. 18 May 2021. Ünal Göktürk. Yargıtay Kararları. 0. 12. Hukuk Dairesi 2020/1175 E. , 2020/2309 K.
Kira sözleşmesine bağlı olarak açılan tahliye davaları 6570 sayılı kanunla düzenlenmiştir. Bu kanun belediye teşkilatı olan yerler ile iskele, liman ve istasyon taşınmazlarına uygulanır. Bunun dışındaki taşınmazlara borçlar kanunu hükümleri uygulanır. Eskişehir ve civar illerde tahliye davasında avukat olarak
Tahliye taahhütnamesi kira sözleşmesi devam ederken veya yenilendiği dönemlerde de verilebilir. Tahliye taahhütnamesi vermesiyle birlikte kiracı kira sözleşmesi gereğince akdi feshettiğini belirtmediği sürece söz konusu taşınmazı aynı koşullarda bir yıl daha kullanacağını beyan ettiği sözleşmesine sınırlama getirmiş
Tahliye kararına rağmen kiracı evi boşaltmaması halinde, mahkemenin gerekçeli kararı gereği icraya konularak hemen tahliye istenebiliyor. Kiracı, tahliye kararını temyiz ederse, belirli bir bedeli depo etmek şartıyla, temyiz mahkemesinin vereceği karara kadar tahliyenin uygulanması bekletiliyor.
1910.2016 Kira sözleşmelerinde ‘Kefil’in durumu; 12.10.2016 Velayetin Değiştirilmesi Davaları; 05.10.2016 Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmeleri; 21.09.2016 Kira Sözleşmesi Devam Ederken Kiralanan Evin Satılması ve Kiracının Hakları; 24.08.2016 Faturaya dayalı icra takibi
Kira Tespit Davası 2022. Av. Sinan Eroğlu 24 Ocak 2022. 0 8.007 4 dakika okuma süresi. Çatısı olan iş yerleri ile konutlar için açılabilen kira tespit davası, kira bedelinin tespiti davası olarak da adlandırılır. Gayrimenkullerin sahipleri, normal şartlarda kiraya verdikleri mallar için, kiracı ile bir sözleşme yaparlar.
Kirasüresi bitmeden evi tahliye etmenin yöntemi evi boşaltıp ev sahibine bunu bildirmekle olmaz. Söz konusu bu durumda ev sahibine mutlaka konutun anahtarları teslim edilmelidir. Aksi bir durumda, yani ev sahibine evin anahtarları teslim edilmezse kira sözleşmesi devam ediyormuş gibi sözleşme sonuçları doğurur.
Ancakyukarıda açıklandığı üzere, tahliye davası sonucu davalı şirketin kiracılık sıfatı sona erdiği gibi, intifa hakkının terkini ile de taşınmaza ilişkin tasarrufta bulunma hakkı da ortadan kalkmıştır. Diğer bir deyişle, davacı şirketin davalı şirketle akdettiği kira sözleşmeleri dayanaksız kalmıştır.
Taşınmazın devredilmesi durumunda yeni malik eski malikin haklarına halef olduğundan dolayı mevcut kiracıya karşı tahliye davası açabilir. Yargılama devam ederken taşınmaz devri söz konusu olduğunda yeni malikin davaya devam edebilmesi için eski malikten dava hakkının temlik alınması gerekmektedir.
Konutve çatılı işyeri kira sözleşmelerine özgü sona erme sebeplerini iki başlık altında toplamak mümkündür. Bunlardan birincisi; konut ve çatılı işyeri kira sözleşmelerinin bildirim yoluyla sona ermesi (TBK md. 347 vd.); ikincisi ise dava yoluyla sona ermesidir.
3XKI. Kira sözleşmesi yapıldıktan sonra çeşitli nedenlerle kiracının tahliyesi davası açma gereksinimi doğabilmektedir. Kiracının tahliyesi için Kanun’da birçok hal düzenlenmiş olup kiranın ödenmemesi veya mal sahibinin ihtiyacı gibi birçok sebeple kiracıyı çıkarmak için mahkemede gerekçe gösterilebilir. Bu yazımızda aşağıda verilen başlıklar dâhilinde kiracının hangi hallerde nasıl tahliye edilebileceği anlatılacaktır. Yeni malikin gereksinimiMalikin gereksinimiİnşa ve imar sebebiyleTahliye taahhütnamesiKiracının ölümüÖzenle kullanma ve komşulara saygı göstermeAlt kira ve kullanım hakkının devriKira ilişkisinin devriÖnemli sebeplerKiracının iflasıKira sözleşmesi on yıl uzadıktan sonra tahliye davası açılmasıKiracının temerrüdü kira borcunun ödenmemesi Kiracının Kirayı Ödememesi Sebebiyle Tahliyesi Kiracının kira ödemede gecikmesi en sık karşılaşılan tahliye sebeplerinden biridir. Kira borcunun ödenmemesi durumunda kiracıyı tahliye etmenin iki farklı yolu vardır Gecikmeden ötürü iki haklı ihtarTahliye talepli icra takibi İsimleri itibariyle farklı şekilde adlandırılsa dahi bu iki yöntem de kira borcunun ödenmemesi durumlarında uygulama alanı bulmaktadır. İki haklı ihtar Hukukumuzda Kiracı bir kira yılı içerisinde iki defa kira borcunu ödemezse Kiracıya karşı tahliye davası açılabilmektedir. Ancak tahliye davasını açmadan önce ödenmeyen her ay için kiracıya ayrı ayrı ihtar gönderilmesi gerekmektedir. Bu dava kira senesi dolduktan sonraki 1 ay içerisinde açılmalıdır. Dikkat Bu ihtarın yazılı şekilde yapılmış olması gerekmektedir. Ayrıca icra takibi başlatmak da hukuken ihtar sayılır. Kiracıya bir sene içerisinde iki adet ihtar gönderdikten sonra kiracı kira borcunu ödese bile tahliye davası açmakta bir engel bulunmamaktadır. Ancak 1 aylık süre içerisinde dava açılmazsa kiracıyı tahliye etme imkânı ortadan kalkmaktadır. başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesinin Mayıs kirasını ödemeyen kiracıya bir ihtar gönderilmiş, ardından Kasım ayı kirası ödenmeyince Kasım ayı kirası için de ayrı bir icra takibi başlatılmış olsun. Bu durumda Kiracı kendisine ihtar gönderildikten sonra kira borcunu ödemiş olsa dahi, tarihinden itibaren bir ay içerisinde tahliye davası açılabilmektedir. Bu noktada kira sözleşmesinin süresinin belirlenmesi tahliye davasının açılacağı zaman bakımından büyük önem taşımaktadır. Uygulamada kira sözleşmeleri çoğunlukla yazılı şekilde yapıldığı için sözleşme süresinin tespiti oldukça kolaydır. Sözlü şekilde yapılan kira sözleşmelerinde ise bu hususta taraflar arasında uyuşmazlık yaşanacağı açıktır. Bu bakımdan kira sözleşmesinin yazılı şekilde yapılması ileride yaşanabilecek uyuşmazlıklar bakımından daha faydalı olacaktır. Tahliye Talepli İcra Takibi İcradan Sonra Borcun 30 Gün İçinde Ödenmemesi Bir aylık kira borcunu ödemeyen kiracı hakkında tahliye talepli icra takibi başlatılabilmektedir. Bu durumda icra müdürlüğü tarafından kiracıya bir ödeme emri gönderilmekte, ödeme emrinde borcun 30 gün içerisinde ödenmesi gerektiği bildirilmektedir. Kiracı ödeme emrini aldıktan sonra 7 gün içerisinde bu takibe itiraz edebilmektedir. Eğer 7 günlük süre içerisinde itiraz edilmezse Kiraya Veren kiracıya karşı haciz imkânını kullanabilecektir. Kiracının itiraz ettiği durumda ise 6 ay içinde İcra mahkemelerinde itirazın kaldırılması ve tahliye davası açılması gerekmektedir. tarihinde muaccel olan Mart ayı kirasını ödemeyen kiracıya tarihinde ödeme emri gönderilmiştir. Kiracı en geç tarihine kadar icra takibine itiraz ettiğinde icra takibi durdurulmaktadır. Bu durumda en geç tarihine kadar kiracıya itirazın kaldırılması ve tahliye davasının açılması gerekmektedir. Bu yöntemin avantajlı yanı; tahliye davası kazanıldığında icra takibine devam ederek kiracının malvarlığına haciz koyulabilmekte ve kiracı tahliye edilebilmektedir. Dolayısıyla Kiraya Veren’in alacağına kavuşması noktasında en hızlı yöntemin tahliye talepli icra takibi başlatmak olduğunu söylemek mümkündür. Kiracı icra takibine itiraz etsin ya da etmesin 30 gün içerisinde kira borcunu ödediği takdirde kendisini tahliye etme imkânı kalmayacaktır. Ancak bu noktada da icra takibi başlatılmış olması sebebiyle taşınmaz sahibi kira alacağını faiziyle birlikte tahsil etmiş olmaktadır. Yeni Malikin Gereksinimi Bilindiği üzere konut veya işyeri maliki bulunan kişiler, gayrimenkulü kiraya vermiş olsalar bile söz konusu taşınmaz satış veya başka bir işlem neticesinde el değiştirebilmektedir. Bu gibi durumlarda çoğu zaman taşınmazın yeni sahibi olan kişi kiracıyı tahliye ederek evi ya da işyerini bizzat kullanmak istemektedir. Yeni malik dediğimiz bu kişi yalnızca kendi ihtiyaçları için değil; eşi, altsoyu, üstsoyu veya bakmakla yükümlü olduğu kişilerin kullanma ihtiyacı bulunduğu hallerde de kiracıya karşı tahliye davası açabilmektedir. Yeni malikin ihtiyaç sebebiyle kiracıya tahliye davası açabilmesi için belirli şartlara uyması gerekmektedirYeni malikin gayrimenkulü edinme tarihinden itibaren 1 ay içerisinde kiracıya bu durumu ihtar etmesi gerekmektedir. Kiracı bu ihtarı almasına rağmen gayrimenkulden çıkmadığı takdirde altı ay sonra kiracıya karşı tahliye davası açılabilmektedir. başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile kiraya verilen taşınmazı tarihinde satış yoluyla devralan yeni malik tarihinde kiracıya ihtar göndermiştir. Bu ihtar kiracıya tarihinde ulaşmış ancak kiracı taşınmazdan çıkmamıştır. O halde en erken tarihinde kiracıya tahliye davası açılabilmektedir. Gayrimenkulün önceki sahibi ile kiracı arasında yapılan kira sözleşmenin sona ermesinin beklendiği bu yöntemde kiracıya ihtar gönderilmesi gerekmemektedir. Sözleşme sona erdikten sonra kiracı halen gayrimenkulden çıkmamışsa 1 ay içerisinde kiracıya tahliye davası açılabilmektedir. başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi tarihinde sona ermesine rağmen kiracı taşınmazı halen kullanmaktadır. O halde en erken tarihinden itibaren 1 ay içerisinde tahliye davası açılabilmektedir. Son olarak bu sebeple tahliye davası Mal Sahibi gerçekten taşınmaza ihtiyacı olduğunu mahkeme nezdinde ispat etmelidir. Mahkeme ilgili kişinin ve ailesinin maliki olduğu gayrimenkullerin tespitini yapmak suretiyle ihtiyacın samimi olup olmadığını değerlendirmektedir. Mal Sahibinin Gereksinimi Taşınmazın sahibi olan kişi gayrimenkulü bizzat kullanma ihtiyacı içerisinde bulunduğu takdirde kiracıya tahliye davası açabilmektedir. Bu durumda da taşınmazın sahibi olan kişi yalnızca kendi ihtiyaçları için değil; eşi, altsoyu, üstsoyu veya bakmakla yükümlü olduğu kişilerin kullanma ihtiyacı bulunduğu hallerde kiracıyı tahliye edebilmektedir. Bu gibi hallerde açılacak olan dava kira sözleşmesi belirli bir süre için yapılmışsa o sürenin sonunda; kira sözleşmesinde herhangi bir süre belirlenmemiş ya da kira sözleşmesi kendiliğinden uzamışsa fesih bildirim süresine uyarak bir ay içerisinde açılabilir. Kendisi de kirada oturmakta olan taşınmaz sahibi kendi konut ihtiyacı sebebiyle başlangıç tarihli kira sözleşmesi yapmış olduğu kiracısına en erken tarihinden itibaren 1 ay içerisinde tahliye davası açabilmektedir. Tahliye Taahhütnamesi Kira sözleşmesi yapıldıktan sonra kiracı yazılı olarak belirli bir tarihte gayrimenkulden çıkma sözü verebilmektedir. Buna tahliye taahhütnamesi denilmektedir. Söz verilen tarih geldiği halde kiracı taşınmazdan çıkmasa bile kiracıyı tahliye etmek mümkündür. Bu iki şekilde yapılabilmektedir Tahliye davası talepli icra takibi başlatmak. Tahliye talepli icra takibi başlatma yolu genelde birikmiş kira borcunun bulunduğu hallerde tercih edilmektedir. Zira kiracı icra takibine itiraz ettiği takdirde itirazın kaldırılması ve tahliye davası açılabilmektedir. İcra takibine itirazın söz konusu olmadığı durumda ise icra takibi kesinleşmekte ve kiracıyı dava açmadan tahliye etmek mümkün olmaktadır. Bu gibi uyuşmazlıklarda en önemli sorun tahliye taahhütnamesinin geçerli şekilde yapılmış olması noktasında toplanmaktadır. Tahliye taahhütnamesinin geçerliliği için Kanunda aranan şartlar şunlardır Tahliye taahhüdü yazılı olmalı yani kiracı tarafından bizzat imzalanmış serbest iradesi ile yani herhangi bir baskı altında kalmaksızın tahliye sözü vermiş sözü verilen tarih en erken kira sözleşmesinin başlangıcından bir gün sonrası olmalıdır. başlangıç tarihli bir kira sözleşmesi yapılmışsa Kiracı en erken tarihinde taşınmazı tahliye etme sözü verebilmektedir. DİĞER TAHLİYE SEBEPLERİ İnşa ve İmar Sebebiyle Tahliye Taşınmaz kiraya verildikten sonra gayrimenkulde birtakım inşa faaliyetleri gerçekleştirme ihtiyacı gündeme gelebilmektedir. Taşınmaza yapılacak basit tadilatlar kiracı içerisinde dururken gerçekleştirilebilecekken bazı inşaat ve imar faaliyetlerinin kiracı taşınmazdan çıkmadan yapılması imkânsız olmaktadır. Bu durumda kiracıya önceden ihtarda bulunma gerekliliği yoktur. Bir önceki başlıkta açıkladığımız dava süreleri içerisinde kiracıya tahliye davası açılabilmektedir. Kiracının ölümü Kiracının ölmesi halinde kira sözleşmesi kendiliğinden sona ermemektedir. Kiracı ölse dahi kiracı ile aynı evde oturanlar veya kiracının ortakları kira sözleşmesinin tarafı olmaktadır. Böylece kira sözleşmesi bu kimselerle yapılmış gibi aynen devam etmektedir. Ancak kira sözleşmesine sonradan taraf olan kimseler sözleşmenin şartlarına uymak zorundadırlar. Yani ölen kiracı ile hangi şartlar üzerinde anlaşılmışsa sözleşme yine aynı şartlar çerçevesinde devam etmektedir. Yeni kiracılar sözleşmenin şartlarına uygun davranmadıkları takdirde bu kiracılara karşı tahliyesi davası açılabilmektedir. Özenle kullanma ve komşulara saygı gösterme Kiracı kiralamış olduğu taşınmaza bilerek ve isteyerek ağır bir zarar verirse kendisine hiçbir uyarıda bulunmaksızın kira sözleşmesi feshedilebilmektedir. Sözleşme feshedildikten sonra kiracı kendi rızasıyla taşınmazdan çıkmazsa eğer kiracıya karşı tahliye davası açılabilmektedir. Kiracı taşınmazı özenle kullanmak zorundadır. Taşınmazın özensiz kullanılması halinde kiracıya uyarı niteliğinde bir ihtar gönderilmektedir. Bu ihtarda en az otuz gün içerisinde söz konusu duruma son verilmesi ve -varsa eğer- gayrimenkulde oluşan hasarların giderilmesi istenmektedir. Kiracı kendisine tanınan bu süre içerisinde taşınmazı özensiz biçimde kullanmaya devam ederse kiracıya tahliye davası açılabilmektedir. Komşularını rahatsız edecek davranışlar sergileyen kiracının da tahliye edilmesi mümkündür. Kiracının davranışları çekilmez bir hale gelmişse eğer ihtar göndermeye bile gerek yoktur. Bu durumda sözleşme derhal feshedilebilmektedir. Ancak bunun dışındaki hallerde kiracıya davranışlarına son vermesi için en az otuz gün süre tanınmaktadır. Bu süre geçtikten sonra da rahatsız edici davranışlarını sürdürmeye devam eden kiracıya karşı tahliye davası açılabilmektedir. Kiracının gayrimenkul malikine karşı suç işlemesi durumunda kiracının tahliye edilmesi mümkündür. Kiracının taşınmazın sahibine karşı tehdit suçunu işlediği bir olayda Yargıtay kiracıya ihtarda bile bulunmadan tahliye davası açılabileceğine karar vermiştir. Alt Kira ve Kullanım Hakkının Devri Kiracı taşınmaz sahibinin rızasını alarak gayrimenkulün bir kısmını veya tamamını başkasına kiraya verebilmektedir. Buna alt kira ilişkisi, ikinci kiracıya ise alt kiracı denmektedir. Alt kira ilişkisinin geçerli olması için taşınmaz sahibinin yazılı şekilde rızası alınması gerekmektedir. Kiracı taşınmazı başkasına kiraya vermek yerine yalnızca kullanma hakkını da devredebilmektedir. Bu durumda da taşınmazın sahibinden yazılı rızanın alınmış olması zorunludur. Kiracı taşınmaz sahibinin yazılı şekilde rızasını almadan başkasına kiraya verir ya da kullanma hakkını devrederse taşınmaz sahibi kendi kiracısına tahliye davası açabilmektedir. Tahliye davası kazanıldığı takdirde alt kiracı da taşınmazdan çıkmak zorunda kalmaktadır. Asıl kiracı ile yapılan kira sözleşmesinde taşınmazın hangi amaçla kullanılacağı belirtilmişse eğer alt kiracı da bu kurala uymak zorundadır. Alt kiracı gayrimenkulü başka bir amaçla kullanırsa eğer alt kiracıya karşı tahliye davası açılabilmektedir. Kira İlişkisinin Devri Kiracı taşınmaz sahibinin yazılı rızasını alarak kira ilişkisini başkasına devredebilmektedir. Bu yazılı rıza alınmadan yapılan devir işlemi geçersiz olmaktadır. Bu durumda kira ilişkisinin devrine rıza göstermeyen taşınmaz sahibi tahliye davası açarak kiracıyı tahliye edebilmektedir. Önemli Sebeplerin Varlığı Kira sözleşmesi yapıldıktan sonra ortaya çıkan yeni şartlar kira ilişkisinin sürdürülmesini taşınmaz sahibi için çekilmez hale getiriyor olabilmektedir. Bu tarz durumlara savaş, ekonomik kriz gibi olaylar örnek gösterilebilir. Dikkat edilirse burada taşınmazın sahibini zor durumda bırakan olayın ortaya çıkmasında kiracının bir kusuru bulunmamaktadır. Bu gibi hallerde de tahliye davası açarak kiracı tahliye edilebilmektedir. Kiracının İflası Kira sözleşmesinin yapılmasından sonra kiracının iflas etmesi durumunda kira borcunun ödenmesi risk altına girmektedir. Bu durumda taşınmaz sahibi kirayı ve iflas mamasına yazılı bildirimde bulunarak kendisine güvence verilmesi için uygun bir süre tanımaktadır. Kiracıya ve iflas masasına tanınan süre içerisinde taşınmaz sahibine güvence verilmezse tahliye davası açılarak kiracı tahliye edilebilmektedir. Kira Sözleşmesi On Yıl Uzadıktan Sonra Tahliye Davası Açılması Kira sözleşmesi kira ilişkisinin süresi belirlenmiş olabilmektedir. Bu süre geçmesine rağmen kiracı sözleşmeyi sona erdirmediğinde sözleşme kendiliğinden bir yıl daha uzamaktadır. Kiracı her yılın sonunda sözleşmeyi sona erdirme imkanına sahipken taşınmaz sahibinin böyle bir hakkı bulunmamaktadır. Ancak kira sözleşmesi on yıl uzadıktan sonra taşınmaz sahibi de tahliye davası açarak kiracıyı tahliye edebilmektedir. Bu hakkın kullanılabilmesi için 10. uzama senesinin bitimine en az üç ay kala kiracıya ihtar gönderilmesi gerekmektedir. İhtarı almasına rağmen taşınmazdan çıkmayan kiracıya kira yılının bitiminde tahliye davası açılabilmektedir. başlangıç tarihli bir sözleşme kiracı tarafından feshedilmediği takdirde tarihinde kendiliğinden sona ermemektedir. Kiracı tarafından feshedilmeyen sözleşme her sene sonunda bir yıl daha uzamaktadır. Taşınmaz sahibi en geç tarihinde kiracıya çık ihtarında bulunarak tarihinde tahliye davası açabilmektedir. Kira sözleşmesi herhangi kira süresi belirlemeden yapılmış olabilmektedir. Bu durumda da on yıl geçtikten sonra kiracıya karşı tahliye davası açılabilmektedir. Av. Elif Emirali Av. Oğuz Yavuz
Sektörel Haberler 1656Okuma Süresi 0223 dakikaSon bir yılda çok ciddi oranda artan kiralar, nedeniyle tahliye ve kira tespit davaları hızlı biçimde arttı. Mal sahipleri, evlerini yeni kiracıya vererek daha yüksek gelir elde etmek isterken, eski kiracılar da mevcutta devam eden kira sözleşmeleri kapsamında nispeten daha düşük oranda artışla devam etmek istiyor. 20 yıla yakın süredir gayrimenkul alanında değerleme hizmeti sunan Denge Değerleme, günümüzde sıkça karşılaşılan bu ihtilaf durumunun çözümü için SPK Lisanslı Değerleme Şirketlerine müracaat ederek kira tespit raporu hazırlatılmasını öneriyor. Son dönemde mülk sahipleri ve kiracılar tarafından en fazla merak edilen konuların başında kira artış oranının ne kadar olacağı geliyor ve birçok kişi kira artış oranının nasıl hesaplandığını merak ediyor. Kira artış oranı Türkiye İstatistik Kurumu TÜİK tarafından geriye dönük olarak geçmiş 12 aya ait TÜFE oranlarının ortalaması alınarak hesaplanıyor. Buna göre TÜİK, Ocak ayında TÜFE Tüketici Fiyat Endeksi oranının bir önceki yıla göre yüzde 48,69 oranında arttığını ve Şubat ayı için kira artış oranın da yüzde 22,58 olduğunu açıkladı. TÜİK tarafından hesaplanan kira artış oranı ev sahipleri ve kiracılar açısından bağlayıcı nitelik taşıyor ve ev sahiplerinin karşılıklı mutabakat sağlamadıkları sürece kira artış oranının üzerinde bir artış talep etme hakkı bulunmuyor. Eğer Şubat ayı kira artışının yapılacağı dönem ise gelecek 12 ay için ödenecek kira bedeli şu şekilde hesaplanıyor Örneğin TL kirası olan bir konutta oturuyor iseniz aylık bedeli X 0,2258= 451,60 TL olarak tespit ediliyor ve böylelikle yıllık toplam kira artışı TL olarak BİR AYNI DAİRELERE FARKLI KİRALARDenge Değerleme’nin verilerine göre; son dönemde artan girdi maliyetleri nedeniyle yeni konut üretimini azalması ve buna karşılık talebin artması kiralarda ani yükselişlere neden oldu. Öyle ki; aynı binada yeni taşınmış bir kiracı aynı özelliklerde ve aynı büyüklükte bir daire için aylık TL kira öderken, birkaç yıldır aynı dairede ikamet eden bir başka kiracının TL kira ödediği durumlar görülebiliyor. Kiracılar kanunların kendilerine tanıdığı haklardan faydalanarak kira artışlarını TÜİK tarafından belirlenen kira artış oranına göre arttırmaya devam ederken mal sahipleri durumdan rahatsız. Tüm bunların sonucunda kiracılar ve mal sahipleri arasındaki ihtilaflar gün geçtikçe artıyor ve beraberinde tahliye ve kira tespit davaları da aynı oranda artıyor. KİRA TESPİT RAPORU, SPEKÜLASYONSUZ DOĞRU KİRAYI TESPİT EDİYORGünümüzde sıkça karşılaşılan bu ihtilaf durumunda Denge Değerleme gibi SPK Lisanslı Değerleme Şirketlerine müracaat ederek kira tespit raporu hazırlatılmasında fayda bulunuyor. Kira tespit raporunu bağımsız ve objektif biçimde hazırlayacak olan SPK Lisanslı Değerleme şirketleri, ihtilafa konu mülkün konumu, fiziksel özellikleri, büyüklüğü, manzarası, yaşı, yasal durumu gibi özelliklerini inceleyerek bir kira tespiti yaparak; mülkün güncel kira değerini spekülasyonlardan ve piyasadaki istisnai olarak gerçekleşen bazı özel durumlardan arınmış bir şekilde gerçekçi biçimde tespit ediyor. Kirayı etkileyebilen bu özel durumlar; kiracıların ailelerine, işlerine yakınlık nedeniyle piyasa rayicinin üzerinde bir kira bedeli ödemeyi göze alması, kısa dönem kiralamaların genel piyasa rayiçlerinin üzerinde fiyatlarla gerçekleşmesi, eşyalı olarak kiralanan bir mülkün kira değerinin piyasanın üzerinde gerçekleşmesi ve eşyasız kiralanan bir mülkle mukayese edilmesi vb. durumlar olabiliyor. Denge Değerleme; kira ile ilgili ihtilaflarda ve dava süreçlerinde kira tespit raporu hizmeti alınmasının sorunların çözümü ve doğru kira değerine ulaşılabilmesi açısından oldukça önemli olduğuna, kira tespit raporu hazırlatılması halinde ihtilafların daha hızlı çözüme kavuşacağına işaret tespit davalarıtahliye davaları
Kira Tespit Davası Masrafları 2022 Kira bedelinin belirlenmesini isteyenler tespit davalarını göz önünde bulundurabilir. Üstelik hem kiracının hem de kiraya verenin bu yönde harekete geçmesi mümkün. Yeni kira döneminde anlaşmazlık yaşayan kişilerin davaya başvurdukları görülüyor. Bu aşamada kira tespit davası masrafları 2022 yılına göre ele alınabilir. Masrafları göz önünde bulunduranlar dilekçe hazırlıklarına geçebilir. Şöyle ki; Dava sürecinde kullanılan malzemeler ve işlemler incelenir. Her dava belirli masraflar üzerinden yürütülmektedir. Kira tespitine yönelik net bir tutar belirtmek mümkün değil. Ancak ortalamaya göre fiyat bilgisini elde edersiniz. Örneğin 600 – 700 TL kadar harç bedellerine yer verilmektedir. Yeni dönemde bu bedeller farklılık gösterebilir. Bu yüzden avukatlarınızın yönlendirmelerini dikkate almanız faydalı olacaktır. Kira Tespit Başvurusu Nasıl Yapılır? Yukarıda belirttiğimiz kira tespit davası masrafları 2022 için güncellenebilir. Bu durumu dikkate alanlar başvuruları üzerinden harekete geçebilir. İstediğiniz dönemde kira tespitine yönelik dava açabilirsiniz. Şöyle ki; -Taraflar; Önceden de söylediğimiz gibi hem kiracı hem de ev sahibi tarafından davanın açılması mümkün. Hatta varsa paydaşlar dahi davaya dahil olur. Olası vefat durumlarında mirasçılar tarafından davanın yürütülmesi söz konusudur. -Dilekçe; Yazılı ya da sözlü olan kira sözleşmeleri dikkate alınır. Tüm bu şartlara uygun olanlar dilekçe yolu ile başvuruda bulunabilir. Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından işlemler başlatılır. Yetikili mahkemeye başvurmanız halinde sonuç alırsınız. Kira Tespit Davasının Sonuçları Nelerdir? Kira tespit davası masrafları 2022 yılında farklı tutarlardan ifade edilmektedir. Yukarıda da belirttiğimiz üzere ortalama 600 – 700 TL şeklinde harç bedellerine yer verilebilir. Sonuç olarak kira tespitine ilişkin sözleşmeler ve taraflar dikkate alınır. Arkasından da; 5 yıldan kısa ya da uzun olan sözleşmelere yönelik ayrı hususlar incelenir. ÜFE artış oranlarına bağlı olarak kira tespiti gerçekleşir. Hakimin hakkaniyeti de bu aşamada devreye girmektedir. Kira Tespit Davasında Şartlar Nelerdir? Her dava belli başlı şartlar üzerinden yürütülür. Örneğin kira tespiti için geçerli kira sözleşmelerine ihtiyaç duyurulur. Yazılı ya da sözlü olan sözleşmeler üzerinden inceleme başlatılır. Bu yolla kira bedeli, yeni dönem kira ve artış oranları tespit edilir. Beraberinde gelen şartlar arasında hukuki yarar dikkatlerden kaçmıyor. Davanın açılması için hukuki yararı belirtmek gerekir. Ancak bu yolla red yanıtı almadan davanın gerçekleşmesi mümkün olabilir. Kira Tespit Davasında Zamanaşımı Nedir? Kira ilişkiniz devam ederken dava sürecine geçebilirsiniz. Sadece davanın açıldığı süreye bağlı olarak hesaplamalara gidilmektedir. Örneğin yeni kira döneminden 30 gün önce açılan davalarda yeni kira bedellerine göre hesaplamalara gidilmektedir. Bu aşamada ihtara başvurulabilir. Zorunlu olmasa da ihtar sayesinde sürecin belirlenmesi daha kısa sürer. Neticesinde de sözleşmede yer alan tutarlar üzerinden hesaplama yapılır. ÜFE oranları ile hakimin hakkaniyeti neticesinde ise tutar karara bağlanır. Kira Tespit Davası Ev sahibi ve kiracı arasında, kira bedelinin tespit edilebilmesi için kira tespit davası açılabilir. Tarafların arasında düzenlenen kira sözleşmesi, istedikleri şartlar altında düzenlenir. Taraflar; tek taraflı olarak sözleşme üzerinde değişiklik yapma hakkına sahip değildir. Kiracı kendi başına kira bedelini düşüremediği gibi; ev sahibi de tek taraflı olarak, kira artırımında bulunamaz. Kira Tespit Davası Ne Zaman Açılabilir? Kira artırımı; kiracının kiralama süresinin bitmesiyle birlikte yapılır. Bunun yanında ev sahibinin kiracıyı mağdur edecek düzeyde zam yapma durumu da bulunabilir. Böyle bir durumda kira bedelinin mahkeme tarafından belirlenmesi için, dava açılır. Dava açılırken; Geçerli bir kira sözleşmesi olmalıdır. Yazılı ya da sözlü olabilir. Davayı açmakta, hukuksal bir yarar bulunmalıdır. Davayı açacak kişiler; kiracı, ev sahibi ve ev sahibinin vefat etmiş olması durumunda, yasal mirasçıları tarafından açılır. Konutun bulunduğu yerdeki Sulh Hukuk Mahkemesi dışında, başka bir mahkemede tespit davası açılamaz. Kural olarak davayı açma hakkı kiracınındır. Sözleşmede kiracı ve kiracı tarafında birden çok kişinin bulunması durumunda, kiracı ve diğer kişiler, aynı anda dava açar. Dava; konutun bulunduğu yerdeki Sulh hukuk Mahkemesi’nde, kira süresi devam ettiği süreler içinde açılır. Kira Tespit Davalarında Masraflar Kime Aittir? Kira tespit davası masrafları, davayı açan kişi tarafından ödenir. Davada Sulh Hukuk Mahkemeleri’nin ücretinden düşük vekalet ücreti ödenmez. Davaya ait yargılama giderleri, dosyaya göre değişir. Davaya ilişkin harç ve giderlerin avansı yatırılır. Aynı zamanda tebligat giderleri, keşif ücretleri ve bilirkişi masrafları da ödenir. Davaya konu olan delillerin masrafları da yine ücrete eklenir. Kira Tespit Davalarında Kira Bedeli Nasıl Tespit Edilir? Kiracı ve ev sahibi arasında yapılan sözleşmeye göre kira bedeli belirlenir. Kira bedeli taraflar arasında diledikleri şekilde belirlenirken; kira artış oranı ise ÜFE oranına göre belirlenir. Ev sahibi, kira artış bedelini ÜFE oranının üzerinde tutamaz. Ev sahibinin kira artış bedelini bir önceki yılda alınan ÜFE’nin üzerinde almışsa, kiracı dava açabilir. Tespit davalarında 5 yılı geçmeyen davalar için, bir kira bedeli ve kira artış oranı tayin eder. Yeni Ev Sahibinin Kira Sözleşmesini Değiştirme Hakkı Var mı? Bir ev, içinde kiracısıyla birlikte satışa çıkarıldığında, yeni ev sahibi için de yapılmış kira sözleşmesi geçerlidir. Zam zamanı geldiğinde; eski ev sahibiyle nasıl anlaşıldığına göre, aynısı yeniden uygulanır. Ev uzun dönem kiralanmış ve buna göre sözleşme yapılmışsa, sözleşmedeki rakamlar, sözleşmenin zamanı bitene kadar devam eder. Kira tespit davası konusunda yardıma ihtiyacınız varsa ve hukuki haklarınızı tam olarak almak istiyorsanız; konusunda uzman ve deneyimli Avukat Mehmet Ali Helvacı ile iletişime geçerek, dava konunuz hakkındaki detayları görüşebilirsiniz. Kira Tespit Davası Masraflarını Kim Öder?Kira tespit davasında tüm masrafları davayı açacak olan kişinin ödemesi gerekmektedir. Ancak dava sonucunda kararın ne olacağı bilinmeyeceğinden eğer davayı açan kiracı ise ve dava kişinin lehinde sonuçlanırsa daha az kira vererek bu masrafı tölere edebilecektir. Kira Tespit Davası Ne Kadar Sürer?Kira tespit davalarında net bir süre vermek doğru olmaz. Bunun sebebi kişilerin dosyalarının, delillerin incelenerek asli fiyata karar verilmesidir. Ancak ortalama bir süreç olarak 1 ila 1,5 sene içerisinde davanın sonuçlanacağı söylenebilir. Icra Takibi Vekalet Ücreti Hangi Tarihe Göre Hesaplanır?İcra takibi vekaletlerinin ücretleri hakimin hukuki süreci bir karar vererek bitirdiği günde yürürlükte hangi tarife var ise bundan baz alınarak hesaplanmaktadır. Kira Tespiti Davası Nedir?Kişiler kira tespiti davalarını oturdukları ya da sahip oldukları mülklerin gerçek fiyatlarını öğrenmek amacıyla açmaktadır. Bu davanın sonucunda kiracılar fazla kira vermekten kurtulduğu gibi ev sahipleri de mülklerinin asıl fiyatını öğrenmektedir. İlginizi Çekebilir;
Taraf Ehliyeti Taraf ehliyeti medeni hukuktaki hak ehliyetinin karşılığıdır. Taraf ehliyeti dava şartıdır. Davanın her aşamasında hâkim tarafından incelenir. 6100 sayılı HMK’da taraf ehliyeti ve dava ehliyeti şu şekilde düzelenmiştir; ’Taraf ehliyeti MADDE 50- 1 Medenî haklardan yararlanma ehliyetine sahip olan, davada taraf ehliyetine de sahiptir. Dava ehliyeti MADDE 51- 1 Dava ehliyeti, medenî hakları kullanma ehliyetine göre belirlenir.’’ Tahliye davaları kiraya veren tarafından kiracıya karşı açılır. Yani tahliye davalarında davacı taraf kiraya veren malik, davalı ise kiracıdır. Taşınmazlar için açılacak tahliye davalarında taşınmazın tapuya kayıtlı değilse bile tahliye davası açılabilir. ’Kiralayan sıfatı ile bir taşınmazın kiraya verilebilmesi için taşınmazın maliki olması şart değildir. Malik olmayanlarda taşınmazı kiraya verebilir. Yeter ki, kiralananı kiracının akitten beklenen şekilde kullanılmak üzere emrinde hazır tutulabilsin.’’ Yargıtay 6. HD., E. 2012/4410 K. 2012/7896 T. Taşınmazın devredilmesi durumunda yeni malik eski malikin haklarına halef olduğundan dolayı mevcut kiracıya karşı tahliye davası açabilir. Yargılama devam ederken taşınmaz devri söz konusu olduğunda yeni malikin davaya devam edebilmesi için eski malikten dava hakkının temlik alınması gerekmektedir. ’Kira sözleşmesini vekaleten imzalayan kişinin kendi adına takip yapma ve dava açma hakkı bulunmamaktadır. Takip ve dava hakkı kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemece resen gözetilmesi gereken bir husustur.’’ Yargıtay 6. HD., E. 2015/5530 K. 2016/996 T. Taraf ehliyeti davanın başında mevcut olmakla birlikte dava esnasında herhangi bir nedenle örneğin mal sahibinin ölümüyle ortadan kalkmışsa bu durumda dava hemen reddedilmez. Bu durumda davacının mirasçıları tespit edilir, mirasçılar terekede el birliği ile mülkiyet şeklinde malik oldukları için zorunlu dava arkadaşlığı mevcut olacaktır bu durumda hepsinin davaya katılması gerekmektedir, mirasçıların hepsinin tek bir tahliye avukatına vekalet verip davayı takip etmeleri daha kolay ve ekonomik olacaktır. Derdest olan davaya mirasçılar tarafından devam edilmezse eğer dava taraf ehliyetinin sona ermesi sebebiyle reddedilir. Paylı mülkiyet durumunda tahliye davası açılma işlemi pay ve paydaş çoğunluğu ile karar alınması gereken bir işlem olduğu için pay ve paydaş çoğunluğu ile tahliye davası açılabilir bu durumda da dava açacak paydaşların hepsinin tek bir tahliye avukatına vekalet verip davayı takip etmeleri daha kolay ve ekonomik olacaktır. Ancak aralarında paylı mülkiyet ilişkisi bulunan paydaşlardan birisi kendi payı oranında alacağının tahsilini isteyebilir. ’…paylı mülkiyete tabi taşınmazda her bir paydaşın hissesine düşen kira parasını talep etme hakkı bulunmaktadır. Davacının tapu kaydına göre 1/3 pay sahibi olduğu anlaşıldığından ve tapu maliki olan davacının bölünebilir haklardan olan kira alacağından payına düşen kısmını istemesinde bir usulsüzlük bulunmadığından,..’’ Yargıtay Kararı – 6. HD., E. 2014/12268 K. 2014/13192 T. Husumet Kira sözleşmesinde birden fazla kiralayan ve birden fazla kiracı olması halinde aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan takibin ve davanın birlikte açılıp yürütülmesi, takibin ve davanın da bütün kiracılara yöneltilmesi gerekir. ’Tahliye istemi bölünmeyecek isteklerden olduğundan, ihtarnamenin kiracıların hepsine gönderilmesi gerektiği gibi davanın da bütün kiracılara karşı açılması gerekir.’’ Yargıtay 6. HD., E. 2010/1716 K. 2010/6545 T. Kat mülkiyetinden kaynaklanan yükümlülüklerinin ihlal edilmesi durumunda da kat maliklerinden her biri kiracının tahliyesi için dava açabilecektir. Kira sözleşmesinde alt kira ve devir yasağı olmasına rağmen kiracı üçüncü bir kişiye taşınmazı kiralamış veya kullanımına bırakmışsa tahliye davası hem kiracıya hem de alt kiracı konumunda olan üçüncü kişiye karşı açılacaktır. Tahliye davalarında kiracı olmayan bir kimseye vekil olarak sözleşmeyi imzalayan kişi de dahil olmak üzere husumet yöneltilemeyeceği gibi şirket adına şirket temsilcisi olarak kira sözleşmesini imzalayan kişi aleyhine de tahliye kararı verilemez. Yukarıda detaylıca izah ettiğimiz üzere tahliye davaları davanın kime karşı açılabileceği, kimler tarafından açılması gerektiği gibi zorunluluk ve gereklilikler mevcuttur. Tahliye davası dilekçesi yazılırken dikkat edilmesi gereken önemli nüanslar vardır avukatsız tahliye davası açmak hak kaybına uğramanıza sebep olacak veya hakkınıza ulaşmanızı geciktirecektir. Dolayısıyla tahliye davalarının açılmasında kiracı tahliye avukatı veya İstanbul kiracı tahliye avukatları ile çalışılması en doğrusu olacaktır. Geyikli Aydın Avukatlık Bürosu bünyesinde çalışan kira hukuku avukatı ndan randevu alarak kiracı tahliye davası masrafları nın ne kadar olduğunu öğrenebilir ve tahliye davaları hakkında bilgi alabilirsiniz . Tahliye kararından sonra ne yapılır?Karar verildikten sonra gönderilen tebliğin ardından 10 gün süre sonunda tahliye gerçekleştirilir. Tahliye kararından sonra kaç gün? Karar verildikten sonra gönderilen tebliğin ardından 10 gün süre sonunda tahliye gerçekleştirilir. Kiracı en hızlı nasıl tahliye edilir?Eğer bir kiracı borcunu ödemiyorsa, hak sahibi kiracısının hakkında tahliye talep ederek icra takibi başlatabilir.
1- İhtiyaç Nedeniyle Kiracının Tahliyesi Günümüzde artan kira bedelleri, ev veya işyeri sahiplerinin iştahını doğal olarak kabartmış, kiracıların da hukuki güvenliğini tehdit eder olmuştur. Mülk sahipleri kiracıyı çıkarıp yeni kiracı ile daha yüksek bedel üzerinden kira sözleşmesi yapmak amacıyla kiracıların tahliyesi yollarını araştırmakta, kiracılar da haklarını detayları ile bilmek ve kendilerine koruma altına almak istemektedirler. Bu süreçte kiracısını çıkartmak isteyen mülk sahipleri tarafından en sık kullanılan yöntemin ihtiyaç nedenine dayandığı görülmektedir. Bu nedenle bu yazımızda ev sahibinin kiracısını “ihtiyaç nedeniyle” tahliye ettirmesindeki şartlar, süreler ve sonuçları incelenecektir. Türk Borçlar Kanunu madde 350/1 hükmünde düzenlendiği üzere ev sahibi, “kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için konut ya da işyeri gereksinimi sebebiyle kullanma zorunluluğu” doğduğu evin/işyerin boşaltılmasını kiracıdan talep edebilir. Kiracı bu talebi rızai olarak yerine getirmez ise mülk sahibi tarafından tahliye davası açılması gerekir. Fakat tahliye davasını kazanabilmesi için, gerçek, samimi ve zorunlu bir ihtiyacının bulunduğu ispatlanmak zorundadır. İhtiyaç zorunluluğu davanın açıldığı tarihten kesinleştiği tarihe kadar da devam etmek zorundadır Yargıtay 3 HD tarihli, 2019/4504 E. , 2019/9283 K.. Aksi durumda zorunluluk ortadan kalkacağından ihtiyaç nedeniyle açılan tahliye davası reddedilecektir. Yine kanunda yer almayan fakat HGK kararı ile aranan bir şart daha mevcuttur. Bu şart, taşınmazın ihtiyaca uygunluğu şartı olarak formüle edilebilir. Kararın ilgili bölümü şöyledir "Ayrıca kiralananın olduğu gibi veya basit tadilatlarla ihtiyaca uygun olduğu saptanmalıdır. Kiralananın ihtiyaca elverişli hale getirilmesi için yapılacak tadilat esaslı nitelikte ise ya da binanın ana yapısına zarar verecekse ihtiyaca elverişli olduğu kabul edilemez ve tahliyeye karar verilemez." Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun tarihli, 2014/117 E. ve 2016/60 K. 2- İhtiyaç Nedeniyle Kiracının Tahliyesinde Süreler Mülk sahibi, ihtiyaç sebebiyle kiracısını tahliye ettirmek istiyorsa şu sürelere uyarak dava açmak zorundadır, aksi halde davası reddedilir -Kira sözleşmesi belirli süreli kira sözleşmesi ise sözleşmenin yenilenme tarihinden sonra en geç bir ay içerisinde dava açmak zorundadır. Bu süre içerisinde dava açmaz ama ihtiyaç nedeniyle dava açacağını yazılı olarak ihtar ederse, yenilenen kira süresinin bitimine kadar dava açabilir. Burada belirtmek gerekir ki belirli süreli kira sözleşmesi, süre sonunda kendiliğinden bir yıllığına yenilenir. Belirsiz süreliye dönüşmez, sözleşme bir yıl olarak belirli sözleşme niteliğini korur. -Kira sözleşmesi belirsiz süreli sözleşme ise fesih bildirim sürelerine göre hesaplanacak süreyi takip eden bir ay içerisinde davayı açmak zorundadır. Belirsiz süreli kira sözleşmesi uygulamada pek nadir karşılaşılan sözleşme tiplerinden olup, detayları incelemeye gerek görmüyoruz. Mülk sahibinin ihtiyaç nedeniyle tahliye davası açmadan önce ihtar çekmesi zorunlu değildir. Doğrudan tahliye davası yoluna gidebilir. Fakat yukarıda açıklandığı, sürenin bitiminden sonraki bir aylık süre içinde ihtar çekerse, dava açma hakkı kira süresinin bitim tarihine kadar uzamış olacaktır. Yeni malikin açacağı ihtiyaç sebebiyle tahliye davasında ise durum ve süreler farklıdır, detaylar için tıklayınız. 3- İhtiyaç Nedeniyle Kiracının Tahliyesinin Sonuçları Tahliye Kararının İcrası ve Kesinleşmesi Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından verilmiş tahliye kararlarının icraya konularak kiracının zorla tahliye edilmesi için kararın kesinleşmesi gerekmez. Mahkeme kararı aynı gün icraya konulabilir. Mülk sahibi tarafından başlatılacak icra takibi üzerine kiracıya Örnek No2 Taşınır Teslimine Veya Taşınmaz Tahliye Veya Teslimine İlişkin İcra Emri gönderilecektir İİK md. 26. Gönderilecek icra emrine itiraz hakkı bulunmamaktadır. Kiracı, icra emrinin tebliğinden itibaren 7 yedi gün içerisinde taşınmazı boşaltmak zorundadır. Bu süre içerisinde tahliye etmezse, icra müdürlüğü kanalı ile zorla tahliye işlemi yapılabilir. Kiracının Tahliye Kararını Durdurma Hakkı ve İcranın Geri Bırakılması Kararı Kiracı, tahliye kararının icrasının durdurulması amacıyla icra dosyasına “üç aylık kira bedeli” tutarında teminat yatırarak icranın geri bırakılmasını talep edebilir. Bu ifademizi destekleyen bir yasa maddesi bulunmamaktadır. Zira genel mahkemelerce kira bedelinin ödenmemesi dışındaki nedenlerle verilen tahliye kararının icrasının durdurulmasına ilişkin olarak düzenlenmiş bir hüküm İİK’da yer almamaktadır. Fakat uygulamada, özellikle eski tarihli bir İBK kararı gerekçe gösterilerek İİK 269/III hükmü ile İİK 36 hükmünün kıyasen salt tahliye kararlarının icrasında da uygulanabileceği kabul edilmektedir. Bu madde hükümlerine göre, genel mahkemelerce verilen tahliye kararlarının icrası borçlu kiracı tarafından yatırılacak üç aylık kira bedeli tutarı ile durdurulabilecektir. Bunun için elbette tahliye kararının tehir-i icra istemli olarak istinaf edilmesi, ardından teminatın yatırılması ve doksan günlük mehil vesikası alınması gerekir. 4- Kiraya Verenin Kiracıyı Tahliye Ettirmesi ve Başkasına Kiraya Vermesi Halinde Tazminat Türk Borçlar Kanunu madde 355 hükmü, kiraya verenin kötüniyetli davranışlarını engellemek amacıyla caydırıcı bir hüküm getirmiştir. Mülk sahibi, ihtiyaç nedeniyle kiracıyı tahliye ettirmiş ve bu taşınmazı davada belirtilen amacına uygun kullanmamış, başkasına kiraya vermiş ya da başka amaçlarla kullanmışsa, kiracıya bir yıllık kira bedeli kadar tazminat ödemek zorundadır. Fakat bu tazminatın doğması için, kiracının iradi olarak değil, mahkeme kararı aracılığıyla tahliye edilmesi gereklidir. Kiracı bir ihtar üzerine evi boşaltmış ya da dava devam ederken kendi kararı ile evden ayrılmışsa tazminat talep edemez Yargıtay 3 HD tarihli ve 2018/5894 E. , 2019/6781 K.. Kanaatimizce mahkeme kararından sonra ve fakat icrasından evvel iradi olarak boşaltma durumunda da tazminat talep edilmesi mümkün olmalıdır. Nitekim Yargıtay 3. HD tarihli ve 2017/4632 E. , 2019/1687 K. sayılı kararında da “bir yargı kararı” nedeniyle tahliyeden söz edilmekte olup bu görüşümüz desteklenmiştir. Aynı kararda, kiracının bir ihtarname nedeniyle evi boşaltması halinde tazminat talep edemeyeceğini ifade etmiştir. Fakat aynı dairenin tarihli ve 2017/6483 E. , 2019/2527 K. sayılı kararında da “kendiliğinden tahliye edilmiş olup davalının gereksinim nedeniyle açtığı bir tahliye davası ve bu tahliye davası sonucu verilen mahkeme kararının uygulanması suretiyle tahliyenin sağlanması durumu söz konusu olmadığından 355. maddede düzenlenen tazminat koşulları oluşmamıştır.” şeklinde kurulan cümle nedeni ile kararın icra dairesi kanalıyla uygulanması halinde tazminatın talep edilebileceği yönünde izlenim oluşmaktadır. Kanaatimizce bu ifade biçimi hatalı olmuştur. Zira hiç kimse icra dairesi kanalıyla zorla tahliyenin muhatabı olmak yahut aleyhine icra takibi yapılmasını ve kendisine icra emri gönderilmesini beklemek zorunda tutulmalıdır. Mahkemece verilmiş bir tahliye kararı üzerine, mahkeme kararına uyarak taşınmazı tahliye eden kiracı da zorla tahliye edilmiş kabul edilmeli ve tazminat isteyebilmelidir. Sonuç Olarak İhtiyaç nedeniyle kiracısını tahliye ettirmek isteyen ev sahibi, bu konuda kiracısına bir ihtar çekmek zorunda değildir. Yeni malikin durumu farkılıdır, onun ihtar çekmesi gerekir, detaylar için tıklayınız. Belirli süreli kira sözleşmesinin bitimini takiben bir ay içerisinde açılacak tahliye davasında, ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olduğu ispatlanabilirse kiracının tahliyesi sağlanabilir. Tahliye kararının kesinleşmeden icrası mümkün olup, kiracının üç aylık kira bedelini icra dosyasına yatırarak tahliye kararını istinaf etmesi halinde kararın icrası durdurulacak, kiracı tahliye edilemeyecektir. Daha fazla bilgi, hukuki danışmanlık ve sorularınız için Whatsapp hattımızdan veya mail yoluyla bizimle hemen iletişime geçebilirsiniz.
kira tespit davası devam ederken tahliye