🎑 Kuranda Şiir Ile Ilgili Ayetler

288 -. (Yahudiler, peygamberimize karşı alaylı bir ifade ile): "Bizim kalblerimiz kılıflıdır." dediler. Bilakis Allah, onları kâfirlikleri yüzünden lanetledi. Bundan dolayı çok az imana gelirler. 2:187 -. Oruç gecesi kadınlarınıza yaklaşmanız, size helâl kılındı. Onlar,sizin için bir örtü, siz de onlar için bir İslamda eşcinsellik, eşcinsel ilişkiye giren kişilerden İslam inancı esas alan yazılı kaynaklarda ve Kur'an 'da bahsedilir. Kur'an'da, toplumca eşcinsel ilişkilere girmek başta olmak üzere, çeşitli günahlar işleyen ve bu nedenle Allah 'ın gazabıyla helâk edilen Lut Kavminden bahsedilir. Sünnilik mezhebine göre ve İmam KuranŞiirleri. Aşağıda 1,500,000'dan fazla şiir başlıkları arasından "Kuran" terimini içeren şiirler listelenmektedir. Kuran ile ilgili şiirler "kayıt tarihine" göre listelenmektedir. Şiirlerin "Kuran" ile ilgili alakalı olup olmadıkları sistem tarafından otomatik belirlenip içinde aradığından konu dışı bazı şiirler Kuran’da Kurban Ayetleri Haritası. Aşağıda Kur’an’da ‘kurban’ ile ilgili ayetlerin bir haritasını çıkardım. En çok bilinen meal (Diyanet) ile Kur’an’ın Arapçasını karşılaştırdım. Doğrular ve yanlışlar kendi araştırma ve bilgilerime göredir. Bizim işimizin “ gönüller fethetmek” değil; “zihinler “Gerçekte erdemlilik, yüzünü doğuya veya batıya çevirmeniz ile ilgili değildir; ama gerçek erdem sahibi, Allah’a, Ahiret Günü’ne, melekler, vahye ve Peygamberlere inanan, servetini -kendisi için ne kadar kıymetli olsa da- akrabasına, yetimlere, ihtiyaç sahiplerine, yolculara, (yardım) isteyenlere ve insanları kölelikten Miraç kandili ile ilgili ayetler, miraç hakkında ayeti kerimeler. miraç gecesi ile ilgili ayetler kısa. Kuranda miraç hakkında geçen ayetler. Kuranda olan miraç ayetleri. İsrâ Suresi 1. Ayet ve Tefsiri "Sübhânellezî esrâ bi abdihî leylem minel mescidil harâmi ilel mescidil agsallezî bâreknâ havlehû li nüriyehû min âyetinâ. VCP6. Ana sayfa » SistemUllah » Kur’an’da Tesettür ile ilgili Ayetler Nelerdir? Tesettür Farz mıdır? Erkeklerin Tesettürü Nedir? 000000 Tesettür ile ilgili pek çok şey tartışılırken Kur’an-ı Kerim’deki ayetler ve hadisi şerifler bizleri bu konuda aydınlatmakta ve doğru yola sevk etmektedir. Peki, Tesettür ile ilgili hadisler ve ayetler nelerdir? Farz mıdır? Erkekleri tesettür şekli nasıl olmalıdır? Gibi merak edilen soruların yanıtlarını sizler için derledik. İslam’ı din olarak seçmiş müminler, giyinişine kadar birçok davranışına da dikkat etmelidir. Bu açıdan tesettür dinimizce çok önemlidir. Ellerimizi aktif olarak kullanıyoruz, görmek ve tanınmak için de yüzümüzün görülmesi gerekir. Onun haricinde diğer yerlerin örtülmesi gerektiğini bilmelisiniz. Tabii, bütün vücut gerektiği gibi kapalı da olsa bunun da bazı kuralları vardır. Çok ince ve ışıkta içi görünecek kadar ince olmayacağı gibi avret yerlerinin de kesinlikle görünmeyecek kalınlık ve boyda olması gerekmektedir. Tesettür ile ilgili en fazla tartışılan ise ayaklar görünmeli mi görünmemeli mi? Sorusu oluyor. Eski çağlarda bu konu çok görüşülmüştür. Bazı taraflar namaza durulduğunda ayakların görülmesinin problem olmayacağını açıklarken dışarıda kapanması gerektiği söylenirdi. En garantisi ayaklarımızın da görünmemesi olacaktır. Bir hadisi şerifinde Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed şöyle demiştir Bir dişinin erkeği anımsatanlara, bir erkeğin de dişiyi anımsatanlara lanet etmiştir. Peygamber Efendimiz Tesettür ile ilgili Nelere Dikkat Ederdi? Hatların belli olduğu kıyafetlerle ilgili hadisi şerif Hz. Aişe’nin anlattığına göre Bir gün Hz. Esma Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed yakına vardığında üstünde bazı kesimlerinin göründüğü ince kıyafet giymişti. ALLAH’ın Resulü kafasını diğer tarafa döndürdü ve şu sözleri sarf etti Ya Esma, kızlar ergenlik dönemine geldiğinde elleri ve yüzü dışında diğer yerlerinin açık olması uygun olmaz. Ebû Dâvud, Libas 31 Usame anlattıklarına göre Peygamber Efendimiz şahsına armağan edilen, mısır ile elde edilen bir kıyafeti bana vermişti. Eşime uygun olur diye ona verdim. ALLAH’ın Resulü bir gün kıyafeti neden giymediğimi sordu. Eşime verdiğimi söyleyince beni uyardı ve dedi ki O kıyafeti giyeceği zaman mutlaka alt bölümüne eşofman tarzı bir kıyafet daha giyinmesini buyur. Zira o kıyafet kemik hatlarını belli edebilir, bundan çekiniyorum. Kur’an’da Tesettür ile ilgili Ayetler Nelerdir? Tesettür Farz mıdır? Erkeklerin Tesettürü Nedir? Saçları Belli Eden İnce Başörtü ile ilgili Hadis Alkame bin Ebi Alkame annesinin bir rivayetine göre Hafsa ki o Abdurrahman’ın evladıdır, kafasına geçirdiği örtü o kadar ince idi ki saçları belli oluyordu ve bu şekilde Hz. Aişe’nin yanına gitti. Bunun üzerine Hz. Aişe ise ince örtüyü aldı ve katladıktan sonra onun başını tekrar örttü. Böylece saçları görünmez oldu. Yüksek Topuzlarla ilgili Hadisi Şerif Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed giyinmiş çıplaklar sadece süslenme amacı ile kıyafetlerini giyen, etrafa güzel görünmek için sıkı ve hatların belirgin olduğu giysileri tercih edenlere denir deve hörgücü topuzlarının da sahih aslına uygun olmadığını söylemiştir. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed 2 grup hakkında uyarıda bulunmuştur Birincisi, insanlara sadece eziyet amaçlı kuyruğa benzer bir iple dayak atanlardır. İkinci grup ise Sözde üstlerinde kıyafet vardır ama çıplak gibidirler, diğer hemcinslerini de öyle olmaya teşvik ya da zorlamaya meyilli olan, saçlarını yüksek topuz yapan kadınlardır. Bu iki grupta yer alan kadınlara cennette yer yoktur. Hatta böylesi uzun mesafeden alınan kokuları dahi alamayacaklardır. Kur’an-ı Kerim’de Tesettür ile ilgili Ayetler ve Kurallar Ahzap Suresi 59. Ayette Şöyle Geçmektedir Ey Peygamber! Hanımlarınızdan, kızlarınızdan ve mümin kadınlardan cübbelerini bedenlerinin üzerine örtmelerini isteyin. Bu şekilde erdemli olarak tanınmaları ve taciz edilmemeleri daha olasıdır. Ve Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. Nur Suresi 60. Ayet der ki Evlenme yaşını doldurmuş ihtiyar kadınlara gelince, ziynetlerini açmadan dış elbiselerini çıkarmalarında kendilerine bir günah yoktur. Ancak bundan hep birlikte kaçınmaları onlar için daha iyidir. Ve Allah her şeyi işitendir, her şeyi bilendir. Dinimizce Tesettüre Uygun Giyinmek Nasıl Olur? Dinimizde giysiler ilgili tek tip bir şey geçmemektedir. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed rivayetlere göre farklı türlerde giyinirmiş. Rivayete göre Abdullah B Cabir şu cümlelere sarf etmiştir Yeminle, gece vakti ay ışığı ALLAH’ın Resulünün üstüne denk geliyordu ve entari-gömlekle gördüm. Bir insan o kıyafetle en fazla bu denli güzel görünebilirdi. Farklı bir rivayette göre de sahabeden birisi Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed rastladığında çok mükemmel bir gömlek görür ve ondan talep eder. ALLAH’ın Resulü de kırmaz ve ona armağan eder. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed giysilerini farklı tarzlarda giymeyi tercih edermiş. Değişiklikler yaptığı gibi farklı varyasyonlarda da giydiği söylenir. Yeşil-beyaz-kırmızı renklerin o dönem için ön planda olduğu söylenir. Erkeklerde Tesettür Nedir? Nelere Dikkat Etmek Gerekir? Dinimizde kadın erkek ayrımı olması zaten mantıklı değildir. Kadın kendine dikkat edecekse erkek de bir o kadar dikkat edecektir. Kendilerine helal kılınmamış olana bakmayacak, göz koymayacak, nefislerine hakim olacaklar. Bunları uygulamak onları manevi olarak daha saf, temiz yapacaktır. Rivayetlere göre erkeklerde avret bölgesi karın ve diz kapağı arasında kalan bölge olarak geçer. Hatta diz kapağının da buna dahil olduğu söylenir. Mümin erkeklere söyle, gözlerinin bir kısmını küçültsünler ve avret yerlerini korusunlar. Bu onlar için daha temizdir. Muhakkak ki Allah, onların yaptıklarından tamamen haberdardır. Kuran'ı Kerim İle İlgili Şiirler KUR'AN-I KERİM İbret olmaz bize her gün okuruz ezberde Yoksa hiç mana aranmaz mı bu ayetlerde Lafz-ı muhkem yalnız anlaşılanKur’an’ın Çünkü kaydında değil hiç birimiz mananın Ya açar nazm-ı celilin bakarız yaprağına Yahut üfler geçeriz bir ölünün toprağına İnmemiştir hele Kur’an şunu hakkıyla bilin Ne mezarlıkta okunmak ne de fal bakmak için. Mehmet Akif ERSOY Kuranı Kerim Ayet ayet gir kalbime Yer et amel ve dilime Harf harf kelime kelime Gönüle huzurdur Kuran Okuyanı darda koymaz İnanan şeytana uymaz Asla yarı yolda koymaz En vefalı dosttur Kuran Hakkın yüce kelamıdır Müminlerin yaşamıdır İki cihan baş tacıdır Kitaplarda birdir Kuran Sorma ondan bundan haber Ezelden ebede rehber Gösterdi yüce peygamber Hakka giden yoldur Kuran Davet eder hakikate Kavuşturur selamete Delil olur kıyamete Hiç solmayan güldür Kuran Karanlığı aydınlatır Hep mevlayı hatırlatır Kurtuluşa ulaştırır Nur üstüne nurdur Kuran Hasan Konç KUR'AN-I KERİM Ne muazzamsın ki asırlar geçti, Hala tazeliğin korumaktasın Dalalete giden küfür yolunu, Kapatıpta Hakk'a çağırmaktasın Adalet boğulmuş her taraf zulüm, Zalime mükafat, mazluma ölüm, İnsanlık arıyor acep ne çözüm? Bendedir diye de bağırmaktasın Anlamıyor insan senin dilinden, Haberimiz yok ki rahmet selinden, Bir seher vakti de zikir telinden, Huzur budur diye duyurmaktasın Ahmet OĞULTARHAN Meal Fihrist A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z Güzel Kurani kerimimizde geçen ihanet ile ilgili ayetler. Kuranda geçen ihanet ile ilgili ayetler tarafmizca seçilip otomatik listelenmekte. Kuranda ihanet ile alakali tahmini 10 ayet geçiyor 2187 - Oruç gecesi kadınlarınıza yaklaşmanız, size helâl kılındı. Onlar,sizin için bir örtü, siz de onlar için bir örtü durumundasınız. Allah, nefsinize güvenemeyeceğinizi bildiği için müracaatınızı kabul buyurdu ve sizi bağışladı. Şimdi onlara yaklaşın ve Allah'ın sizler için yazdığını isteyin. Ta fecrin beyaz ipliği siyah iplikden size seçilinceye kadar yiyin, için. Sonra da ertesi geceye kadar orucu tam tutun. Bununla beraber siz mescitlerde îtikaf halinde iken onlara yaklaşmayın. Bunlar, Allah'ın sınırlarıdır, sakın onlara yaklaşmayın. Allah, âyetlerini insanlara böyle açıklıyor ki sakınıp korunsunlar. 3161 - Hiçbir peygambere ganimet malını gizlemesi devlet-millet malını aşırması yaraşmaz. Kim böyle bir aşırma ve ihanette bulunursa kıyamet günü aşırdığını boynuna yüklenerek getirir. Sonra da herkese kazandığının karşılığı tastamam ödenir, onlar haksızlığa da uğramazlar. 4107 - Kendilerine hainlik edenleri savunma. Muhakkak Allah hain günahkârları sevmez. 513 - Sözlerini bozdukları için onları lanetledik ve kalblerini katılaştırdık. Kelimeleri yerlerinden değiştiriyorlar. Uyarıldıkları şeyden pay almayı unuttular. İçlerinden pek azı hariç, daima onlardan hainlik görürsün. Yine de onları affet, aldırma. Çünkü Allah güzel davrananları sever. 827 - Ey iman edenler! Allah'a ve Resul'e hainlik etmeyiniz ki, bile bile kendi emanetlerinize hıyanet etmiş olmayasınız. 858 - Eğer bir kavmin, sözleşmeye aykırı bir hainlik yapmasından korkarsan, savaştan önce aynı şekilde antlaşmayı bozduğunu kendilerine bildir. Çünkü Allah hainleri sevmez. 871 - Eğer sana hıyanet etmek isterlerse iyi bilsinler ki, bundan önce Allah'a hainlik ettiklerinden dolayı Allah onların ezilmelerine imkân verdi. Allah her şeyi hakkıyla bilen hüküm ve hikmet sahibidir. 1252 - Yusuf dedi ki İşte bu şunun içindir Bilsin ki, ben ona arkasından hainlik etmedim. Gerçekten Allah hainlerin hilesini başarıya ulaştırmaz. 6610 - Allah, inkâr edenlere, Nuh'un karısı ile Lut'un karısını misal verdi. Bu ikisi, kullarımızdan iki salih kulun nikahı altında idiler, onlara hıyanet ettiler. Kocaları, Allah'tan hiçbir şeyi onlardan savamadı. Onlara "Haydi girenlerle birlikte siz de ateşe girin!" denildi. 8916 - Ama her ne zaman da sınayıp rızkını daraltırsa, o vakit de, "Rabbim beni zillete düşürdü." der. Meal Fihrist A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z Güzel Kurani kerimimizde geçen şehir ile ilgili ayetler. Kuranda geçen şehir ile ilgili ayetler tarafmizca seçilip otomatik listelenmekte. Kuranda şehir ile alakali tahmini 52 ayet geçiyor 258 - Hani bir zamanlar "Şu şehre girin de onun nimetlerinden dilediğiniz şekilde bol bol yiyin ve kapıdan secde ederek girin ve "hıtta" bizi bağışla! deyin ki, size, hatalarınızı mağfiret ediverelim, iyilik yapanlara nimetlerimizi daha da arttıracağız" dedik. 2126 - Ve o vakit İbrahim "Ey Rabbim, burasını güvenli bir belde kıl, halkından Allah'a ve ahiret gününe iman edenleri çeşitli meyvalarla rızıklandır" diye yalvardı. Allah buyurdu ki "küfredeni dahi rızıklandırır da hayattan biraz nasip aldırırım, sonra da onu ateş azabına uğratırım ki, orası ne yaman bir duraktır!" 2259 - Yahut o kimse gibisini görmedin mi ki, bir şehre uğramıştı, altı üstüne gelmiş, ıpıssız yatıyordu. "Bunu bu ölümünden sonra Allah, nerden diriltecek?" dedi. Bunun üzerine Allah onu yüz sene öldürdü, sonra diriltti, "Ne kadar kaldın?" diye sordu. O da "Bir gün, yahut bir günden eksik kaldım." dedi. Allah buyurdu ki "Hayır, yüz sene kaldın, öyle iken bak yiyeceğine, içeceğine henüz bozulmamış, hele eşeğine bak, hem bunlar, seni insanlara karşı kudretimizin bir işareti kılalım diyedir. Hele o kemiklere bak, onları nasıl birbirinin üzerine kaldırıyoruz? Sonra onlara nasıl et giydiriyoruz?" Böylece gerçek ona açıkça belli olunca "Şimdi biliyorum ki, Allah her şeye kadirdir." dedi. 692 - Bu Kitap Kur'ân, kendinden önceki kitapları tasdik eden, şehirler anası Mekke halkını ve çevresindeki bütün insanlığı uyarman için indirdiğimiz mübarek bir kitaptır. Ahiret gününe iman edenler bu Kitab'a da iman ederler ve onlar namazlarına da devamlıdırlar. 757 - Rahmetinin önünde müjdeci olarak rüzgarları gönderen O'dur. O rüzgarlar, yağmur yüklü bulutları yüklenince, onu kurak bir memlekete gönderir, sonra onunla yağmur yağdırır ve onunla her çeşit ürünü yetiştiririz. İşte Biz, ölüleri de böyle diriltiriz. Gerekir ki düşünür, ibret alırsınız. 758 - Güzel memleketin bitkisi, Rabbinin izniyle çıkar; kötü olandan ise yararsız bitkiden başka bir şey çıkmaz. İşte biz, şükreden bir toplum için âyetleri böyle açıklarız. 7111 - Onlar da "onu ve kardeşini beklet, şehirlere de toplayıcılar gönder." dediler. 7123 - Firavun "Ben size izin vermeden iman ettiniz ha!" dedi. "Şüphesiz bu bir hiledir, siz bunu şehirde kurmuşsunuz, yerli halkı oradan çıkarmak istiyorsunuz, sonra anlayacaksınız!" 7161 - Ve o vakit onlara denilmişti ki; Şu şehre yerleşin ve orada dilediğiniz şeylerden yiyin, "hitta" günahlarımızı bağışla. deyin ve secde ederek kapısından girin ki, suçlarınızı bağışlayalım. İyilere nimetlerimizi daha da arttıracağız. 7163 - Bir de onlara, o deniz kıyısındaki şehrin başına gelenleri sor. O sırada onlar cumartesi yasağına riayet etmiyorlardı. Cumartesi günü balıklar akın akın geliyorlardı, yasak olmadığı gün gelmiyorlardı. Yoldan çıkıp sapıklık yaptıkları için biz de onları işte böyle sınıyorduk. 970 - Onlara, kendilerinden öncekilerin; Nuh Kavmi'nin, Âd'in, Semûd'un, İbrahim Kavmi'nin, Medyen Ashabı'nın ve o mü'tefikelerin haberi gelmedi mi? Onların hepsine peygamberleri delillerle gelmişlerdi. Demek ki Allah, onlara zulmetmiş değildi, lâkin onlar kendi kendilerine zulmediyorlardı. 1230 - Şehirde bazı kadınlar da "Azizin karısı, delikanlısından murad almaya kalkmış, sevgi yüreğini yakıp kavuruyormuş, görüyoruz ki, kadın çıldırmış besbelli..." dediler. 1282 - "Hem orada bulunduğumuz şehir halkına, hem içinde bulunduğumuz kervana sor. Ve emin ol ki, biz kesinlikle doğru söylüyoruz." 12109 - Senden önce gönderdiğimiz peygamberler de o memleketlerin halkındandı, onlar da kendilerine vahiy verdiğimiz birtakım erkeklerden başkası değillerdi. Şimdi o yerlerde şöyle bir gezip görmediler mi? Kendilerinden önce gelip geçenlerin akıbetlerinin nasıl olduğuna bir baksalar ya!... Elbette ahiret yurdu müttakiler için daha hayırlıdır. Hâlâ aklınızı başınıza toplamayacak mısınız? 1435 - Hatırla ki; Bir zaman İbrahim şöyle demişti "Rabbim! Bu şehri güvenli kıl! Beni ve oğullarımı putlara tapmaktan uzak tut! 1567 - Şehir halkı, insan şeklindeki güzel yüzlü melekleri görünce, onlara iğrenç işlerini yapabileceklerini düşünüp sevinerek geldiler. 167 - Bu hayvanlar, ancak güçlükle varabileceğiniz bir memlekete yüklerinizi taşır. Rabbiniz, şüphesiz çok şefkatlidir, çok merhametlidir. 16112 - Allah bir şehri misal olarak verdi Bu şehir güvenli, huzurlu idi, Oraya her yerden rızkı bol bol geliyordu. Ne var ki onlar Allah'ın nimetlerine karşı nankörlük ettiler. Allah da onlara, yaptıkları işler yüzünden açlık ve korku elbisesini felâketini tattırdı. 1758 - Hiç bir şehir halkı yoktur ki, kıyamet gününden önce biz onu helak etmeyelim, yahut şiddetli bir azab ile azablandırmayalım. Bu, Kitap'ta Levh-i Mahfuzda yazılıdır. 1819 - Onları bir mucize olarak uyuttuğumuz gibi, birbirlerine sorsunlar diye kendilerini uyandırdık da içlerinden bir sözcü şöyle dedi "Ne kadar durup kaldınız?" Kimi "Bir gün ya da günün bir parçası kadar kaldık" dediler. Kimi de şöyle dediler "Ne kadar durduğunuzu, Rabbiniz daha iyi bilir. Şimdi siz birinizi, bu gümüş paranızla şehre gönderin de baksın, hangi yiyecek daha temiz ise, ondan size azık getirsin. Hem çok dikkatli davransın ve sizi kimseye sezdirmesin." 1882 - "Duvar ise, o şehirde iki yetim oğlana ait idi. Duvarın altında onların bir hazinesi vardı. Babaları da iyi bir kimse idi. Onun için Rabbin istedi ki o iki çocuk erginlik çağlarına ersinler ve Rabbinden bir rahmet olarak hazinelerini çıkarsınlar. Ve ben bunların hiçbirini kendiliğimden yapmadım. İşte senin sabredemediğin şeylerin içyüzleri budur." 2174 - Biz Lût'a da bir hüküm, bir ilim verdik. Onu çirkin işler işleyen kasabadan kurtardık. Doğrusu onlar kötü, fasık bir kavimdi. 2636 - Dediler ki "Bunu ve kardeşini eğle, şehirlere de toplayıcılar gönder." 2653 - Firavun da şehirlere asker toplayıcılar gönderdi 2748 - O şehirde dokuz çete vardı ki, bunlar yeryüzünde bozgunculuk yapıyorlar, iyilik tarafına hiç yanaşmıyorlardı. 2756 - Buna kavminin cevabı sadece "Lût ailesini memleketinizden çıkarın; baksanıza onlar bizim yaptıklarımızdan temiz kalmak isteyen insanlarmış!" demelerinden ibaret oldu. 2791 - De ki "Ben ancak her şeyin sahibi olan ve burayı kutlu kılan bu şehrin Mekke'nin Rabbine kulluk etmekle emrolundum. Yine bana müslümanlardan olmam emredildi." 2815 - Musa, halkının habersiz olduğu bir sırada şehre girdi. Orada, biri kendi tarafından diğeri düşman tarafından olan iki adamı birbirleriyle döğüşür buldu. Kendi tarafı olan, düşmana karşı ondan yardım diledi. Musa da ötekine bir yumruk indirip onun ölümüne sebep oldu. "Bu, şeytan işidir. O, gerçekten saptırıcı, apaçık bir düşmandır" dedi. 2818 - Şehirde korku içinde, etrafı gözetleyerek sabahladı. Bir de ne görsün, dün kendisinden yardım isteyen kimse feryad ederek yine ondan imdat istiyor. Musa ona dedi ki "Doğrusu sen, besbelli bir azgınsın!" 2820 - Şehrin öbür ucundan bir adam geldi ve dedi ki "Ey Musa! İleri gelenler seni öldürmek için hakkında müzakere ediyorlar. Derhal buradan çık! İnan ki ben senin iyiliğini isteyenlerdenim." 2858 - Biz, maişetleriyle şımarmış nice memleketi helak etmişizdir. İşte yerleri! Kendilerinden sonra oralarda pek az oturulabilmiştir. Onlara biz varis olmuşuzdur. 2859 - Rabbin, kendilerine âyetlerimizi okuyan bir peygamberi memleketlerin ana merkezlerine göndermedikçe, memleketleri helâk edici değildir. Zaten biz, ancak halkı zalim olan memleketleri helâk etmişizdir. 3360 - Andolsun ki, eğer münafıklar ve kalblerinde bir hastalık olanlar ve Medine'de dedikodu yapanlar, bu yaptıklarından vaz geçmezlerse, mutlaka seni onlara musallat ederiz. Sonra seninle orada az bir zamandan fazla komşu kalamazlar. 3415 - Andolsun ki Sebe' kavmi için oturdukları yerde bir ibret vardı Sağve soldan iki bahçe! onlara "Rabbinizin rızkından yiyin de O'na şükredin, ne güzel bir belde ve çok bağışlayıcı bir Rab!" denildi. 3418 - Biz onlarla o bereket verdiğimiz memleketler arasında, sırt sırta şehirler meydana getirmiştik. Ve onlar da muntazam gidiş geliş düzenledik. Onlara Buralarda gecelerce ve gündüzlerce emniyet içinde gezip yürüyün dedik. 3613 - Sen onlara, o şehir halkını örnek ver. Hani oraya peygamberler gelmişti. 3620 - O sırada şehrin ta ucundan bir adam koşarak geldi ve "Ey kavmim! Uyun o elçilere!" 404 - Allah'ın âyetleri hakkında ancak kâfirler mücadele ederler. Şimdi onların beldeler içinde dönüp dolaşmaları seni aldatmasın. 427 - Böylece biz sana Arapça bir Kur'ân indirdik ki, şehirlerin anası olan Mekke halkını ve etrafındakileri uyarasın ve hakkında hiç şüphe olmayan kıyamet gününün dehşetinden onları korkutasın. Bir grup cennettedir, bir grup da cehennemdedir. 4331 - Yine Onlar "Bu Kur'an, şu iki şehirden bir büyük adama indirilmeli değil miydi?" dediler. 4627 - Andolsun ki, biz sizin etrafınızda bulunan bir çok memleketleri helak ettik. Belki tevhide dönerler diye ayetlerimizi çeşitli şekillerde açıkladık. 5011 - Bunları kullara rızık olması için yetiştirmekteyiz. O su ile ölü bir toprağa can verdik, işte hayata çıkış da böyledir. 5036 - Ey Muhammed! Biz onlardan önce kendilerinden daha kuvvetli olan ve beldeleri delik deşik eden nice nesilleri helak ettik, hiç kurtuluş var mı? 5353 - Altı üstüne getirilmiş şehirleri devirip yıktı. 597 - Allah'ın o kent halkından, Resulüne verdiği ganimetler, Allah'a, Resul'e, ona akrabalığı bulunanlara, yetimlere, yoksullara, yolcuya aittir. Ta ki içinizden yalnız zenginler arasında dolaşan bir şey olmasın. Peygamber size ne verdiyse onu alın. Size neyi yasakladıysa ondan sakının ve Allah'tan korkun. Çünkü Allah'ın azabı şiddetlidir. 5914 - Onlar toplu olarak sizinle savaşamazlar, ancak, müstahkem şehirlerde yahut duvarların ardından sizinle savaşmak isterler. Kendi aralarındaki çekişmeleri şiddetlidir. Sen onları toplu sanırsın, oysa onların kalbleri dağınıktır. Böyledir, çünkü onlar aklını kullanmayan bir topluluktur. 699 - Firavun, ondan öncekiler ve altı üstüne getirilen beldeler de hep o hatayı işleyegeldiler. 898 - Ki ülkeler içinde onun benzeri yaratılmamıştı. 8911 - Bunlar ülkelerde azmışlardı. 901 - Andolsun bu beldeye 902 - Ki sen bu beldede oturmaktasın. 953 - Ve bu güvenli beldeye andolsun ki, Küfür TanımıKüfür kelimesinin Türk Dil Kurumuna göre tanımı şöyle;1. isim Sövme, sövmek için söylenen söz, sövgü; “Bir yosma geçiyor kaldırımdan / Küfürler, şarkılar, türküler, laf atmalar” – O. V. Kanık 2. din b. *** Tanrı’nın varlığı ve birliği gibi dinin temellerinden sayılan inançları inkâr etmeKur’an-ı Kerim’de Küfür Hakkındaki Ayetler Hangileri?NOT AYETLERİN TÜRKÇE MEALLERİ, TÜRKİYE CUMHURİYETİ DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞININ RESMİ İNTERNET SİTESİNDEN ALINMIŞTIR. Sponsorlu Bağlantılar Âl-i İmrân Sûresi 176. Ayet; Küfürde yarışanlar seni üzmesin. Onlar, Allah’a hiçbir şekilde zarar veremezler. Allah, onlara ahirette bir pay vermemek istiyor. Onlar için büyük azap Sûresi 46. Ayet; Yahudilerden öyleleri var ki, kelimeleri yerlerinden kaydırıp tahrif ederek onları anlamlarından uzaklaştırırlar. Dillerini eğip bükerek ve dine saldırarak “İşittik, karşı geldik”, “İşit, işitmez olası!” “Râ’inâ” derler. Halbuki onlar, “İşittik ve itaat ettik; dinle ve bize bak” deselerdi bu kendileri için daha hayırlı olurdu. Fakat Allah, küfürleri yüzünden kendilerini lânetlemiştir. Bu yüzden pek az iman Sûresi 41. Ayet; Ey Peygamber! Kalpten inanmadıkları halde ağızlarıyla “İnandık” diyenler münafıklar ile Yahudilerden küfürde yarışanlar seni üzmesin. Onlar, Yahudiler yalan uydurmak için seni dinlerler, sana gelmeyen bir topluluk hesabına dinlerler. Kelimelerin ifade içindeki yerlerini bildikten sonra yerlerini değiştirir ve şöyle derler “Eğer size şu hüküm verilirse onu tutun. O verilmezse sakının.” Allah kimin azaba uğramasını istemişse artık sen onun için asla Allah’a karşı hiçbir şey yapamazsın. Onlar, Allah’ın kalplerini temizlemeyi istemediği kimselerdir. Onlara dünyada bir rüsvaylık, ahirette ise yine onlara büyük bir azap Sûresi 4. Ayet; Hepinizin dönüşü ancak onadır. Allah bunu bir gerçek olarak vadetmiştir. Şüphesiz o başlangıçta yaratmayı yapar sonra, iman edip salih ameller işleyenleri adaletle mükafatlandırmak için onu yaratmayı tekrar eder. Kafirlere gelince, inkar etmekte olduklarından dolayı, onlar için kaynar sudan bir içki ve elem dolu bir azap Sûresi 59. Ayet; Kendi aralarında şöyle derler “İşte sizinle beraber cehenneme tıkılacak bir grup. Onlara rahat ve huzur olmasın! Şüphesiz onlar cehenneme gireceklerdir.”

kuranda şiir ile ilgili ayetler