🏐 10 Bin Dolar Olan Safran Bitkisi Yetiştirebilirsiniz

Safran Crocus sativus L. (Iridaceae) bitkisinin kurutulmuş stigmalarıdır, baharat olarak kullanılır. Stigmasındaki kimyasal bileşenler arasında karbonhidratlar, mineraller, müsilaj, riboflavin ve tiamin gibi vitaminler, krosin, antosiyanin, karoten, likopen, Zeaxanthin gibi renk pigmentleri ve "safranal" olarak adlandırılan aromatik terpenik esans ve pikrokrosin gibi 10 Altın Kinabalu. Dünyadaki en pahalı çiçekler Rothschild paphiopedilum orkide veya Kinabalu Altın. Bir çiçeğin maliyeti 300 bin ruble. Bitkinin yüksek maliyeti nadirliği ile açıklanmaktadır - Rothschild paphiopedilum doğada yaygın değildir. Bu arada, bu muhteşem orkide ilk kez 14-15 yaşından önce çiçek açmaz. Şirketdeğerlemesi yaklaşık 10 milyon dolar. Hyggefoods olarak bugüne kadar dünyanın ilk zenginleştirilmiş bitkisel havyarını, yerli ata tohumlarından süt ve fermente süt ürünlerini, etsiz et ürünlerinin teknolojilerini üreterek, bugünün ve geleceğin stratejik gıda inovasyonlarını geliştirdik. Şu an üretimini Kilosu10 bin lira UNESCO Dünya Miras Listesi'nde yer alan ve "En iyi korunan 20 kent" arasında bulunan Karabük'ün Safranbolu ilçesiyle özdeşleşen ve kilosu 40 bin liradan satılan safran bitkisinin hasadı başladı. İhtisaslaşmafaaliyetleri kapsamında Düzce’de tıbbi ve aromatik bitki yetiştiriciliğini yaygınlaştıran Düzce Üniversitesi, Etraf ve Sıhhat İnanç tarlasında mor çilek, safran, şeker otu, melisa, pepino, çarkıfelek, peygamber süpürgesi, kırlangıç otu ve aronya gibi bitkileri üretiyor. İnanç, AA muhabirine, 2010'da Çin'de yaşayan bir Türkmenistan vatandaşıyla tesadüfen tanıştığını, çilek tohumunu onun aracılığıyla Aksaray'a getirttiğini anlattı Kilosu15 Bin Dolar: Safran Unknown 05:44. Süsengiller familyasından olan safran bitkisi soğanlı bir kültür bitkisidir. Latincesi Crocus Sativus’tur. Yaklaşık 80 kadar türü olan bu bitkinin sadece KİLOSU20 BİN TL OLAN BİTKİ. 80 bin çiçekten yarım kilo elde edilen bitki ağırlığının 100 bin katını boyayabiliyor. Samanyolu Haber. Kilosu 20 bin TL olan bitki. ARA. 15-30 santimetre uzunluğundaki safran bitkisi, Safranbolu ilçesinde 39 çiftçi tarafından 40 dönüm alanda üretiliyor. bulmakiçin yapýlan araþtýrmalarda son 10 yýlda incelenen 53.000 maddenin 37.500' ünün bitki (36.000 tanesi kara, 1500 tanesi deniz bitkisi) olmasý, 1983-1993 yýllarý arasýnda tanýmlanan ilaçlarýn %40' nýn bitkilerden köken almasý ve bunlarýn Amerika'da reçete edilen ilaçlarýn %50' sini oluþturmasý, Almanya'da 7. en çok Yüksekrakımlı ve soğuk iklimlerde yetişen Ginseng dönüm başına 50.000 dolar kazanma fırsatı tanıyor. Yıllardır Asya’da yetişen ve çiftçilerin büyük bir geçim kaynağı olan Ginseng iyileştirici olarak kullanılır. Safran Bitkisi Yetiştirmek. Safran Yetiştiriciliği. Boyu 20-30 cm olan safran bitkisi tohum vermez Dünya piyasalarında gramı, altının gramına eşdeğer tutulan safran bitkisi, Türkiye'de yaygınlaşıyor. Bir gramı 7 dolar, kilosu ise 10 bin YTL olan safran bitkisinin üretimi Hertürlü mimari tasarıma uygun olan, estetik ve ısı, ses, su izolasyonu sağlayan bir cephe kaplama sistemidir. Teknolojinin hızla gelismesine ragmen şu an birçok kaliteli zcg4. Kilosu 10 bin dolar olan Safran hakkında ayrıntılı bilgi Sitemizde uzun süre önce yer verilen safran bitkisiyle ilgili bir yoğun ilgi gören bir iş fikri bulunmaktadır. Bu iş fikriyle ilgili sürekli girişimcilerin bilgi talebiyle karşılaşıyorduk. İş fikriyle ilgili aşağıdaki bilgilendirici yazı site ziyaretçimiz Harun Güngör tarafından gönderilmiştir. Kendisine girişimcilerimiz adına teşekkürlerimizi sunuyoruz. İklim ve Toprak İstekleriSafranın iklim isteği asmaya benzerlik gösterir ve rüzgara karşı korunmuş güney yamaçlarda iyi yetişir. Yaz kuraklıklarına ve soğanları dona dayanıklıdır. Vejetasyon devresindeki serin ve nemli havalar bitkinin gelişmesini olumsuz yönde etkiler. Özellikle çiçeklenme devresinde kuru ve güneşli havaları sever. Bu devredeki yağışlar ürünün kalitesini önemli ölçüde düşürür. Çiçekler dona çok hassastır. Safran kumlu, gevşek, taşsız ve iyi drenajlı toprakları sever. Biraz kireçli , tınlı ve killi topraklarda da iyi yetişir. Taban suyu yüksek olan toprakları sevmez. Aşırı yağışlarda toprakta biriken suyun soğanlar çürütmemesi için hafif meyilli tarlalar tercih işleme ve EkimSafran tarımında özellikle ilk yılda bitkilerin gelişmesi ve yabancı otların yok edilmesi için toprak işleme çok iyi yapılmalıdır. Genellikle bir yıl önceden toprak nadasa bırakılır. Ertesi yıl ekim zamanın kadar tarla pullukla 4-7 kere sürülür ve tırmıklanır. Ülkemizde Ekim- Ağustos ayının ikinci yarısı ile Eylül ayında yapılır. Tohumluk olarak eski dikimlerdeki soğanların oluşturduğu yavru soğanlar kullanılır. Bu soğanlar pulluğun açtığı çiziye 12-15 cm derinlikte dikkatli bir şekilde bırakılır. Dikim sırasında birkaç erkek işçi pulluk çizgisini temizler, bir işçi soğanları diker, diğer bir işçide üzerlerine yanmış ahır gübresi serper. Böylece eşit derinliğe iyi bir dikim yapılmış olur. Sıra araları 10-20 cm, sıra üzeri de 8-10 cm kadardır. Ekimden sonra toprak bir defa daha tırmıklanır. EKİM NÖBETİ Genel olarak safrana ekim nöbetinde yer verilmez. Bir tarladan üç yıl üst üste yararlanılır. Üçüncü yılın sonunda tarla bozulur. Bozulan tarladan soğanlar sökülür, sağlam ve iyi olanlar seçilir ve dikim zamanına kadar muhafaza edilir. Soğanların sökümü genellikle çapa veya bel ile yapılır. Davutobası' nda Haziran'ın ikinci yarısında genelde gündönümü olan 21 Haziran'da soğanlar topraktan çıkarılmakta, başka alanda bir yıl önceden hazırlanmış olan tarlaya, 20 Ağustos'tan itibaren tekrar dikim yapılmaktadır. Soğanlar tarlaya ekilmeden önce, yetiştiricilerin deneyimine göre hastalık bulaşmasın diye, dış kısımdaki kahverengi kabuklardan arındırılmaktadır. Aynı tarlaya 6-7 yıl sonra tekrar safran dikilebilir. İtalya ve İspanya’da safrana önemli zarar yapan Rhizoctonia crocorum ve Phoma Crocophila hastalıklarının ülkemizde görüldüğüne dair bir kayıt yoktur. Yalnız son yıllarda Colaoptera larvası soğanlara girerek zarar vermektedir. Bahse konu zararlı için Ankara Zirai Mücadele Merkez Araştırma Enstitüsü 6-7 yıldır çalışma içindedir henüz pratik bir mücadele yöntemi geliştirilememiştir. Profesör Neşet ARSLAN' a göre zararlı ile mücadele için; soğanlar biraz erken sökülmelidir. Soğanların sökümünde Haziran ayı beklenmeden Mayıs sonlarında veya Haziran başında soğanların sökülmesi halinde Colaoptera zararından soğanları kurtarmak mümkündür. Nitekim hocamızın haklılığı Mayıs Ayındaki ziyaretlerinde görülmüştür. Safran alanlarının tamamı dolaşılmış ve tarlaların hiçbirinde zararlı görülmemiştir. Bizde safrana en fazla tavşanlar zarar vermektedir. Safran soğanlarını çok seven tavşanlar toprağı kazarak soğanları yemekte ve önemli ölçüde tahribat yapmaktadır. Toprak kurtlarının da zararları söz konusudur. Arvicola arvalis T Alpidae İspanya da safranın en önemli zararlısı olarak bilinmektedir. Hasat, Kurutma ve VerimSafranın hasat zamanı çiçeklenme devresi olup, yılın iklim şartlarına göre genellikle Ekim ayına rastlar, bazen Kasımın ilk yarısına kayabilir. Hasat 15-20 gün sürer. Safranın hasadı çok yorucudur ve genellikle 2 kademede yapılır. İlkönce yağışlı olmayan günlerde sabah erkenden henüz açmamış tomurcuklar dikkatle kopartılarak sepetlere konur. Sonra bu tomurcuklar gölge bir yere getirilerek açması için tekrar serilir. İkinci işlem açılmış çiçeklerde tepeciğin alınmasıdır. Tepecik küçük bir makasla ve tepecik parçalarının ayrıldığı yere yakın kısımdan kesilir. Kesilen parçada kalan dişicik borusu ne kadar kısaysa kalite o kadar iyi, uzunsa o kadar kötüdür. Davutobası' nda çiçeklerin hasat zamanı 25 Ekim-15 Kasım arasıdır. Sabahın erken saatinde, toplanma kolaylığı nedeniyle çiçekler henüz açılmadan toplanmakta, kapalı mekana getirilen çiçeklerin yaprakları açılarak dişi organ tepecik ve erkek organlar birlikte toplanmaktadır. Tepecikler arasında erkek organların da bulunması kaliteyi olumsuz yönde etkilemektedir. Hasat edilen tepeciklerin kurutulması da ayrı bir önem taşımaktadır. Davutobası' nda erkek organlarla birlikte toplanan tepeciklerin kurutulma işlemi geleneksel yöntemlerle yapılmaktadır. Öncelikle tepsilere balmumu eritilerek dökülmekte ve ince bir tabaka oluşturacak şekilde tepsi yüzeyinde yayılmaktadır. Hatta bazen kurutulmakta olan ürünün üzerine eritilmiş balmumu dökülür. Daha sonra erkek organlarla karışık olan tepecikler tepsiye dökülmekte ve tepsi yanmakta olan soba üzerinde 10-20 cm yüksekte meyilli bir şekilde tutularak kurutma işlemi yapılmaktadır. Tepsinin iç yüzeyinin balmumu ile astarlanmasının, kurutma işlemi sırasında materyalin tepsiden kayıp dökülmemesi için yapıldığı söylenmektedir. Ancak kurutma işlemi sırasında, dişi ve erkek organlar da balmumu ile astarlanmaktadır. Balmumunun tepecikleri astarlamasının, uzun süre koruyucu etkisinin olabileceği düşünülebilir. Burada belirtilmesi gereken husus, tepeciklerin erkek organlarla karışık olması ve ayrıca, balmumu ile astarlanmalarının kalitenin önemli ölçüde düşmesine sebep olmasıdır. Bu şekilde verim biraz artar ancak, kalite çok düşer. Bu geleneksel fakat iyi olmayan kurutma metodu ülkemizin safran ticaretinde rolünün kaybolmasında en etkili faktör olmuştur. Alıcı ülkeler bunu bir tağşiş kabul ederek bizden ithalatı keserek başka ülkelere yönelmişlerdir. Kurutma, kurutma dolaplarında veya üzerine kağıt koyarak ekmek fırınlarında da yapılabilir. Kurutma işlemi tepecikler iyice sertleşinceye kadar takriben 40-50 dk sürer. Kurutulmuş ürün şişelere veya tahta kutulara konularak muhafaza edilir. Ürün tekrar nemlenmekten ve ışıktan korunmalıdır. Daha önceleri Hindistan'da da geleneksel işleme metotlarının kullanılması, uluslararası standartlara uyulmaması, toz ve polenlerle kirlenme olması ve düşük oranda pigment içermesi gibi temel yetersizlikler nedeniyle, üretilen safranın kalitesi düşük olmuştur. Daha sonra çiçek hasat ediciler, hava tasnif ediciler, tepecik ve erkek organları ayırıcılar, ışıklısolar kurutucular gibi aletler tasarlanarak, laboratuarlarda ve safran yetiştirilen alanlarda denenmiştir. Denemeler sonucunda işlem ekipmanları, yetiştiricilere tanıtılmıştır. Aletlerin kullanıma girmesiyle işçi masraflarından önemli tasarruf sağlanmış ve sonuçta süper kalite ürün yetiştirilmesine başlanmıştır.Sama, ve arkadaşları 2000 Safranın verimi yıldan yıla değişir. 3 yıl faydalanılan bir tarlada verim ilk yıl dekara 1 kg kuru tepeciktir. İkinci yıl verim 2-4 kg/dekara yükselir ve 3. yıl tekrar azalarak 1-1,5 kg/dekara düşer. Ortalama 80-120 bin çiçekten 5 kg yaş tepecik, bundan da 1 kg kuru ürün alınır. Çiçek verimi 80-90 kg/da olup, günde 2,5-3,5 kg çiçek /da toplanır. Bir kadın işçi saatte 50-60 gr tepeciği çiçekten ayırabilir. Tüm bu hususlar dikkate alındığında safranın yetiştiriciliğinin çok zahmetli olduğu, ancak küçük arazilerde yapılabileceği kolayca anlaşılabilir. Safranın düşük verimi ve yoğun emek istemesi onun dünyanın en pahalı baharatı olmasının başlıca sebepleri arasındadır. Safran Ticareti ve Safrana Yapılan Hileler Safran dünya piyasalarına bugün daha çok İspanya ve Hindistan Keşmir tarafından arz edilmektedir. Ayrıca İtalya, Fransa ve Yunanistan da önemli üretici ülkelerdir. Hindistan’ ın Bombay ve İspanya’nın Albecete şehirleri en önemli alış-veriş merkezleridir. Kalitelerine göre Safranlar çeşitli sınıflara ayrılır. Keşmir Safranlarının sınıflandırması şöyledir; 1-Extra STAHİ 2-OrtaMOGRA 3-DüşükLAÇHA Ülkemizde de safrana ait bir standart vardır. Bu standarda göre safranlar ekstra, 1. sınıf ve 2. sınıf olmak üzere üç sınıfa, sınıflarda üç tipe ayrılmaktadır. Gerek dünyada gerekse bizde safrana ait standartlar olmasına rağmen çok pahalı bir drog olduğundan, hile ve tağşişler yapılmaktadır. Tarihlerde de buna dair kayıtlar vardır. Safrana yapılan hilelerden Dioshurides ve Plinius bahsetmektedir. Hatta dünyada safran kadar hiçbir drog a bu kadar çok hile yapılmadığı belirtilmektedir. Bundan dolayı Orta Çağda Almanya ve İsviçre’de safrana hile yapanlar ölümle cezalandırılıyorlardı. Safrana yapılan hileleri şu şekilde sıralayabiliriz; 1-Safran tepecikleri içerisine başka bitki parçaları koymak haldeki ve toz edilmiş safrana başlıca Carthamus tinctorius aspir, yalancı safran çiçekleri, Zeamaydis stigmaları, Curcuma longa rizomları, sarı mantarlar veya safranın tepeciği alınmış dişicik boruları katılmaktadır. Aspir çiçekleri ile yapılan hile en yaygın olanıdır. Ülkemizde de baharatçılarda safran diye satılan ürünün büyük bir çoğunluğu yağ emdirilmiş aspir çiçeğidir. 2-Boyanmış organik maddeler, et lifleri, domuz yağı, nişasta, balmumu, elma veya diğer şuruplar ve yağlar. Balmumunun bizde kullanıldığını ve safran ihracatımızı olumsuz yönde etkilediğini yukarıda belirtmiştik. 3-Tebeşir, zımpara, sodyum sülfat, ince kum gibi inorganik maddeler 4-Boyası alınmış ve kimyasal boyalarla tekrar boyanmış safran tepeciklerinin tekrar kullanılması. YASİN ERDEM KARABÜK Ağustos ayının ikinci yarısında dikimi yapılan ve çok sayıda kullanım alanıyla "mucize bitki" diye nitelendirilen safran, ilçede dönüm alanda 34 çiftçi tarafından üretiliyor. Dünyanın en pahalı bitkisi olan safrandan bu yıl 12 kilogram ürün elde edildi. Kendi ağırlığının 100 bin katı kadar sıvıyı sarıya boyayabilen kozmetik, gıda ve ilaç endüstrisi gibi çok geniş sektörlerde kullanılan safranın hasadı tamamlanırken, ürünün büyük kısmı Fransa'ya satıldı. Kilosu 15 bin doları bulan ve altınla eş tutulan safran bu yıl gramı 12- 20 lira civarında alıcı buldu. Safranbolu İlçe Tarım Müdürü Çetin Ayvalık, Osmanlı döneminde yaklaşık 900 bin kilogram olan safran üretimini günümüzde yeniden artırmaya başladıklarını söyledi. Safran bitkisinin bakımının çok zor olduğunu ve bu yıl 12 kilogram ürün elde edildiğini anlatan Ayvalık, şöyle konuştu "Bitkiyi ilçemizde 34 çiftçi topluyor. dönümden yılda 10 ila 12 kilogram safran elde ediyoruz. Bu yıl elde edilen 12 kilogram safranın büyük kısmı Fransa'ya satılacak. Kalan miktar iç piyasada değerlendirilecek. Pazar sıkıntısı olmayan safran üretiminde hedefimiz gelecek yıllarda 20 kilograma ulaşmak. Safranbolu Kaymakamlığı ve İlçe Tarım Müdürlüğü olarak önümüzdeki yıllarda mevcut safran üreticisi çiftçilerimizin dekar alanlarını genişleterek safran üretimini daha yukarılara çıkarmak istiyoruz." Dünyanın en zor açan ve en pahalı bitkisi olan safranı Safranbolu ilçesinde 34 çiftçi dekarlık alana dikti. Safranın özellikle ilaç ve gıda endüstrisinde çok geniş kullanım alanı bulunuyor. 100 yıl önce Safranbolu'da 40 köyde yetiştirilen safran bitkisinin zamanla yetiştirici sayısı düşerken, 2004 yılında sadece Safranbolu Davutobası köyünde 1 dönümlük alanda yetiştiriliyordu. 2004 yılından sonra bitkinin yok olmaması için kolları sıvayan Karabük Valiliği safran yetiştiriciliğini teşvik etmek için çeşitli projeler başlattı. İl ve ilçe tarım müdürlükleri köylerde gönüllü yetiştirici olmak isteyen üreticilere bedelsiz soğan vermeye başladı. Projenin hayata geçmesiyle birlikte 34 çiftçi tarafından dekarlık bir alana safran soğanı dikildi. İlçe Tarım Müdürlüğü'nün katkılarıyla safran üretiminin gelecek yıllarda üretim alanlarının genişletilmesi planlanıyor. Kendi ağırlığının 100 bin katı kadar sıvıyı sarıya boyayabilen, kozmetik, gıda ve ilaç endüstrisi gibi çok geniş sektörlerde kullanılan safran bitkisinin değeri giderek artıyor. Özellikle son yıllarda kanser tedavilerinde de kullanılmaya başlanan mucize bitki, Türkiye'nin değişik illerinde de üretiliyor. Safranbolu'da yetişen safran, 15 Kasım'a kadar toplanabiliyor. Yarım kilogram safran, 80 bin çiçekten yani bir futbol sahası büyüklükteki araziden 20 gün gece gündüz çalışılarak elde ediliyor. Çiftçiler sabah güneş tam doğmadan bitkilerini topluyorlar. Safran bitkisi gıda, kimya, boya, kozmetik ve ilaç gibi çok sayıda sektörde hammadde olarak kullanılıyor. TESCİLDE SON AŞAMAYA GELİNDİ Safranbolu'ya adını veren safranın tescillenmesi için başlatılan çalışmalarda bekleme süresinin sonuna gelindi. Safranbolu Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanlığı öncülüğünde Safranbolu Kaymakamlığı ve İlçe Tarım Müdürlüğü'nce başlatılan tescilde sona yaklaşıldı. 30 Temmuz'da Resmi Gazete de yayınlanan Safranbolu Safranı tescili 6 aylık bekleme süresinin 30 Ocak'ta sona ermesi ile resmen tescillenmiş olacak. Safran, genellikle altın cinsinden ağırlığından daha değerli bir baharat olarak tanımlanır. O kadar pahalı ki, "Safran bitkisi soğanı yetiştirip kendi safranımı hasat edebilir miyim?" Diye merak edebilirsiniz. Cevap Evet; evinizin bahçesinde safran yetiştirebilirsiniz. Safran yetiştirmeyi öğrenmek için okumaya devam edin. Safran Büyümeden Önce Çiğdem Safran, sonbaharda çiçek açan bir çiğdem olan safran bitkisinin soğandan Çiğdem sativus gelir. Baharat aslında bu çiğdem çiçeğinin kırmızı damgasıdır. Her çiçek yalnızca üç stigma üretecek ve her safran bitkisi soğanı yalnızca bir çiçek üretecektir. Safran yetiştirirken, önce safran bitkisi soğanı satın alabileceğiniz bir yer bulun. Çoğu insan, onları satın almak için saygın bir çevrimiçi kreşe yönelir, ancak onları küçük bir yerel kreşte satılık bulabilirsiniz. Bunları bir zincir mağazada veya büyük mağazalarda bulmanız pek olası değildir. Safran bitkisi soğanı satın aldıktan sonra bahçenize dikebilirsiniz. Sonbaharda çiçek açan çiğdemler oldukları için, onları sonbaharda ekeceksiniz, ancak muhtemelen onları diktiğiniz yıl çiçek açmayacaklar. Bunun yerine, ilkbaharda ölecek yapraklar ve sonraki sonbaharda safran çiçekleri göreceksiniz. Safran bitkisi soğanları iyi saklamıyor. Onları aldıktan sonra mümkün olan en kısa sürede ekin. Safran Bitkileri Nasıl Yetiştirilir Safran bitkileri iyi drene olan toprağa ve bol miktarda güneşe ihtiyaç duyar. Safran bitkisi bataklıkta veya yetersiz drenajlı toprağa ekilirse çürür. Safran bitkisi iyi bir toprak ve güneşe ihtiyaç duymanın dışında seçici değildir. Safran bitkisi soğanları yerleştirirken, onları yaklaşık 3 ila 5 inç 7,5 ila 13 cm. Derinliğinde ve en az 15 cm 6 inç aralıklarla yere yerleştirin. Yaklaşık 50 ila 60 safran çiçeği yaklaşık 1 çorba kaşığı 15 mL safran baharatı üretecektir, bu nedenle kaç tane ekeceğinizi hesaplarken bunu aklınızda bulundurun. Ancak safran bitkisinin hızla çoğaldığını da unutmayın, bu nedenle birkaç yıl içinde fazlasıyla yeterli olacaktır. Safran bitkisi soğanları dikildikten sonra çok az bakıma ihtiyaçları olur. -15 F -26 C ye kadar dayanıklı olacaklar. Onları yılda bir kez dölleyebilirsiniz, ancak onlar da döllenmeden iyi büyürler. Bölgenizdeki yağış haftada 4 cm 1,5 inç altına düşerse de sulayabilirsiniz. Safran bitkisi yetiştirmek kolaydır ve kesinlikle pahalı baharatı çok daha ekonomik hale getirir. Artık safran bitkilerinin nasıl yetiştirileceğini bildiğinize göre, bu baharatı bitki bahçenizde deneyebilirsiniz. Video Safran Yetiştiriciliği – Safran Nasıl Yetişir Nelere Dikkat etmelidir – 1. Bölüm Baklagillerde Bitkisel Protein, Lif, Vitamin, Mineral Boldur ! Baklagiller, bitkisel gıdalar içinde en yüksek protein oranına 620-36 sahip kurutulmuş tohumlardır. Yüksek oranda %47-56 nişasta, oldukça yüksek oranda 11-18 lif içeren baklagiller günlük beslenme rejiminin en önemli unsurlarındandır. Baklagiller bitkisel protein içeriği güçlü, başta B vitamini olmak üzere antioksidan, demir, magnezyum, bakır, fosfor, manganez ve potasyumdan zengin bileşiklerdir. Baklagillerin yağ içerikleri düşüktür, kolesterol ve doymuş yağ içermezler. Baklagillerin protein miktarı yüksektir, biraz omega 3 alfa linolenik asit içerirler. Baklagiller besin piramidinde et, yumurta ve balık gibi yüksek proteinli besinler arasında yer almaktadır. Bezelye ve fasulye et yerine geçecek kadar protein içerir. Hayvansal protein kaynakları gibi tam protein kaynağı olmayan baklagiller özellikle tahıllarla kombine edildiğinde tüm esansiyel aminoasitleri sağlanmış olur. Kuru fasulye ve pirinç pilavı, nohut ve bulgur tam protein sağlayan yiyecek kombinasyonlarıdır. Baklagiller güçlü besinlerdir. Kolesterol ve kan şekeri düzeyini dengelerler, içerdikleri kalori miktarına göre besin değerleri yüksektir ve yavaş sindirilirler. Baklagillerin yemekleri yanı sıra, kokulu ot ve sebzelerle çorbaları yapılabilir, salatalarda kullanılabilir. Püre haline getirilip sos olarak yenilebilir. Nohut ve mercimek un haline getirilerek de değerlendirebilir. Taze fasulye, sultani bezelye, tatlı bezelye yeşil bitki kılıfına sarılmış olgunlaşmamış tohumlardır. Bakliyatların lektin ve fitat gibi olumsuz etkileri olan bileşikleri, bu besinlerde bulunmamaktadır. Karbonhidratı Bol Fakat Yapısı Farklı Bakliyatlar tahıllara benzeyen, tahıllarla pek çok ortak noktaları olan bir bitki ailesidir. Baklagillerin tohumları da tıpkı tahıl tohumları olarak depolar. Baklagillerde karbonhidrat miktarı, protein miktarının 2-3 gibi katı kadar fazladır. Bu besinlerin karbonhidratları, tahıl karbonhidratlarından oldukça farklıdır. Tahıllardaki zengin karbonhidrat kaynaklarınınbüyük bir kısmı amilopektin A yapısında iken, baklagillerdeki karbonhidratlar sindirimi ve emilimi oldukça güç olan amilopektin C yapısındadır. Baklagillerdeki ikinci önemli karbonhidrat grubu ise FODMAP Fermente edilebilir oligo ve disakkaritler ve alkolik polioller olarak kısaltılan karbonhidrat türleridir. Bu gruptaki karbonhidratlar ince bağırsaklarda sindirilip, emilemez ve kalın barsağa geçer. Bu karbonhidratlar oradaki bakteriler tarafından sindirilir ve bu sindirim işlemi esnasında çok bilinen hidrojen sülfür gibi gazlar açığa çıkar. FODMAP grubu içinde fluktanlar, galaktanlar, rafinoz ve stakiyoz gibi çeşitli karbonhidratlar vardır. FODMAP'lar çözünür ve çözülmez lif olarak işlev görürler. FODMAP'lar ve dirençli nişasta içeriği nedeniyle baklagiller insülin direnci, diyabet hastalığı, kalp hastalığı ve kanser gelişmemesinde olumlu etkileri olan besin grubudur. UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan ve "en iyi korunan 20 kent" arasında bulunan Karabük’ün ilçesiyle özdeşleşen bitkisini görmek için 40 günde 80 bin ziyaretçi geldi. Gıda, ilaç, kozmetik gibi birçok alanda kullanılan ve kilosu 30 bin liradan satılması dolayısıyla "dünyanın en pahalı baharatı" olarak adlandırılan safran bitkisi, Amerika'dan, İran'a kadar dünya ve Türkiye'nin her yerinden ziyaretçi 12 çiftçi tarafından 30 dekar alanda ağustos ayında ekimi yapılan, ekim-kasım aylarında boyu 15-30 santimetre uzunluğa geldiğinde toplanan safranın, kırmızı renkteki poleni en değerli kısmı olurken, soğanı, mor renkli çiçekleri ile sarı polenleri de satılarak üreticisine gelir kaynağı oluyor. Ekonomik, sağlık, kozmetik gibi birçok alanda katkısı olan safran, Safranbolu'nun turizmine de katkı sağlıyor. Yılda bir milyonun üzerinde turist ağırlayan Safranbolu, artık safran tarlalarıyla da yeni bir turizm destinasyonu kazandı."YAKLAŞIK 75-80 BİN KİŞİ GELDİ"

10 bin dolar olan safran bitkisi yetiştirebilirsiniz