🐊 Katarakt Ameliyatı En Iyi Doktor
Doç.Dr.Durlu, katarakt ameliyatı sonrası görme kaybının nedeni retina hastalığıysa, tanı için gerekli tetkiklerden sonra tedavinin gecikmeden yapılmasının önemini de vurguladı
AnkaraKatarakt ameliyatı Doktorları. Bu kategoride 63 uzman bulundu. SIRALAMA Akıllı Sıralama.
Prosedürüngeciktirilmesi, daha sonra katarakt ameliyatı yapmaya karar verirseniz, görüşünüz ne kadar iyi olduğunu etkilemez. Katarakt cerrahisinin yararlarını ve risklerini doktorunuzla birlikte düşünmek için zaman ayırın. Şimdi katarakt ameliyatı yapmamayı tercih ederseniz, göz doktorunuz kataraktınızın devam edip
Kataraktıngörüntüsü siyaha dönüşmeye başlar. Görme yetisi neredeyse tamamen kaybolur ve yalnızca ışık duyarlılığı haline gelir. Bu aşamada katarakt ameliyatı çok daha zorlu ve risklidir. Katarakt hastalarının bu duruma gelmemesi için düzenli takip edilmeleri ve mümkün olan en kısa sürede tedavi edilmeleri gerekir.
Manisa Katarakt tedavi merkezi. by ilker bicer 19/01/2016. Göz içi lens, Göz Sağlığı, Katarakt. Manisa BatıGöz merkezinde, en ileri teknikleri ve teknolojiyi kullanarak mükemmel cerrahi ile mümkün olan en iyi sonuçları vermeye kararlıyız. Dr ilker Biçer ve Manisa BatıGöz de deneyimli ekibi binlerce katarakt cerrahisi
Ailegöz doktorunuz ve oftalmik ve optometrik doktorlarımız birlikte çalışarak optimum göz sağlığınız için kapsamlı bakım ve çözümler sunar. Hizmetlerimiz arasında katarakt cerrahisi, LASIK ve diğer tedavi seçenekleri glakom, şaşılık, pediatrik, kornea ve retina koşullar. Bugün 800-826-4631 numaralı telefondan
Tekrar iyi görebilmek için katarakt ameliyatı gerekir. Ameliyat esnasında bulanıklaşmış mercek sıvılaştırılarak göz içerisinden alınır. Suni mercek geride bırakılan lensin şeffaf zarı içerisine yerleştirilir. Lensin bu şekilde sıvılaştırılarak alınmasına Fakoemulsifikasyon denmektedir.
Çokilerlemiş katarakt ameliyatın başarısını etkiler mi? Deneyimli bir katarakt cerrahı, en sert kataraktlara dahi fako yapabilir. Ancak sert kataraktlarda ameliyat daha uzun, göz tansiyonu yükselme riski daha fazladır. Ayrıca dikiş gerekebilir. Bu nedenle kataraktı çok beklememek tercih edilir. akıllı lens.
Nüfus Yaşlandıkça Katarakt Ameliyatı Daha Çok Yapılıyor Kataraktın dünyada en çok gerçekleştirilen göz operasyonu olduğunu belirten Prof. Dr. Mahmut Kaşkaloğlu, ülkemizde de giderek artan yaşlı nüfusa paralel olarak, bu ameliyatın daha çok yapıldığını dile getirdi.
Gözameliyatları ve lazerle görme bozuklukları tedavisi denince, Türkiye'de akla gelen ilk isimlerden biri olan Dr. Sinan Göker, 1958 yılında İzmir'de doğdu. 1977 yılında Kadıköy Anadolu Lisesi'nden, 1982'de Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nden mezun oldu. 1988 yılında Çapa Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı'nda
Katarakttedavisi için birçok cerrahi yöntem bulunsa da en sık kullanılan yöntem iki tanedir. Ekstrakapsüler katarakt ekstraksiyonu ve fakoemulsifikasyonu olarak iki farklı tedaviyle kataraktlardan kurtulmak mümkün. Katarakt tedavisi Ankara ilinde Op. Dr. Seda Mütevelli tarafından yapılmakta olan bir tedavidir.
Katarakt, iris ve gözbebeğinin ardında bulunan gözün doğal merceğinin bulutlanmasıdır. Kataraktlar genellikle her iki gözde de gelişir, ancak bazen sadece tek bir gözü etkiler. Çoğu katarakt, yaşlanmanın bir sonucu olarak, genellikle 40 yaşından bir süre sonra oluşur. Kataraktlar dünya genelinde görme kaybının en
TMS3E. İzmir Dr. Suat Seren Göğüs Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesinin göz kliniğinde aynı doktor tarafından yapılan katarakt ameliyatı sonrası '8 hastanın kör olduğu' iddiaları üzerine gözler, bu ameliyatların nasıl yapılması gerektiğine çevrildi. Doğru bir katarakt ameliyatının en önemli şartlarının iyi malzeme kullanılması, sterilizasyona dikkat edilmesi, ameliyathane personelinin bilinçli ve eğitimli olması, en önemlisi de ameliyatta kullanılan fakoemülsifikasyon cihazının göz merceğini küçük parçalara ayıran ve bir bölümünü alan cihaz prob ucunun her vakada değiştirilmesi gerektiği belirtildi. Batıgöz Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Operatör Doktor Mehmet Söyler, konuya ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, katarakt ameliyatlarında öncelikle ameliyat koşullarına bakmak gerektiğini bildirdi. B sınıfı olarak, yani orta sınıf olarak değerlendirilen bu ameliyatta, ameliyathanedeki sterilizasyon koşullarının en üst seviyede olması, partikül ölçümlerinin doğru zamanlarda yapılması gerektiğine işaret eden Söyler, her ay ameliyathane numunelerinin alınıp, tetkik edilmesi, bakteriyel ya da başka bir mikrop üremesi var mı diye bakılması gerektiğine işaret etti. Söyler, ikinci olarak, ameliyathane personelinin işine karşı ciddiyetinin önemli olduğunu belirterek, 'Çünkü cerrah olarak bizler malzemeler açıldıktan sonra malzemelerin steril olup olmadığını bilemeyiz. Bu yüzden ameliyathane ekibinin çok bilinçli olması gerekiyor. Malzemeleri hazırlarken, sterilize ederken ve cerrahın kullanımına sunarken bilinçli ve eğitimli olması şart' dedi. Üçüncüsü noktanın ameliyat esnasında ve gözde kullanılan malzemelerin sterilizasyonundan emin olunması gerektiğinin altını çizen Söyler, 'Çünkü kullanılan malzemelerin neredeyse tamamı ithal malzemeler. Bunların üretim esnasında, yurda girişinde yani nakliyesinde belli prosedürleri var. Son zamanlarda özellikle de Sağlık Bakanlığının fiyatları düşürmesiyle artık Avrupa ve Amerika yerine daha çok Uzakdoğu ülkelerinden malzeme ithalatı gerçekleşiyor. Özellikle de gözün içinde kullandığımız solüsyonların hangi ortamlarda taşındığını, ne işlemlerden geçtiğini bilmeden kullanmak durumunda kalıyorsunuz. Bu da enfeksiyona açık tehdit oluşturan unsurlar' şeklinde konuştu. - 'TEK KULLANIMLIK MALZEMELER BİR KEZ KULLANILMALI' Dr. Mehmet Söyler, kullanılan malzemenin kalitesine ilişkin soru üzerine, halk arasında son zamanlarda bu tip enfeksiyon olaylarının artmasıyla birlikte daha çok göze takılan merceğe odaklanıldığı, aslında bunun doğru bir şey olduğunu, çünkü göz içine takılan merceğin bir protez olduğunu kaydederek, 'Yani ameliyatı en iyi şartlarda da yapsanız, hastada kalan sabit eser gözün içine taktığınız mercek. Merceğin en iyisi olması, yıllar içinde gözün içinde bozulmayacak olması, başka bir olayı tetiklememesi, başka bir dokuyla ilişkiye geçmemesi gerekiyor' dedi. Kullandığınız bıçak, solüsyon ve diğer materyaller, bunların tümünün iyi ve sterilizasyon koşullarına uyulmasının önemine işaret eden Söyler, burada en önemli noktayı 'Fakoemülsifikasyon cihazının prob ucunun her vakada değiştirilmesi ve yenisinin açılması gerekiyor. ya da steril edilebilir bir materyal ise her vakada steril edilmesi ve bu sterilizasyon işleminden emin olmanız gerekiyor. Yani olay sadece mercek değil' sözleriyle açıkladı. Söyler, hastanın tüm bu süreçlerden nasıl emin olacağına dair soruya, şu karşılığı verdi 'Hasta nasıl emin olacak? Bunu hastanın anlaması mümkün değil. Bunu hekim olarak ben de algılayamam. Doğru adres kesinlikle ameliyathane şartlarına ve kullanılan malzemeye güvendiği bir hastane. Bunu nasıl bulacak? Daha çok eşin dostun nerede başarılı ameliyat olduğuyla kıyaslanıyor. Hastanenin ve cerrahın vaka sayısına, yani deneyimine bakılabilir. Artı kullanılan malzemeye dair bilgilendirme etiketi istenebilir. Önemli olan, her vakada tek kullanımlık malzemelerin kullanılması ve sonrasında bunların atılması.' - '10 KİŞİYE AYNI MİKROBUN BULAŞMA İHTİMALİ ÇOK ÇOK DÜŞÜK'- 10 hastanın aynı günde bu ameliyatı olabilmesinin tek yolunun tek bir malzemenin bu hastalara kullanılması şeklinde gösteren Söyler, şu bilgileri verdi 'Bunun için öncelikle Sağlık Bakanlığının ya da SGK'nın fiyat politikasını yeniden gözden geçirmesi lazım. Çünkü gerçekten her hastaya ayrı malzeme ve iyi bir mercekle bunu yapmaya kalkarsanız bunun maliyeti 100 liraya yakın. Şu anda devletin ödediği 405 lira. Bir de hastadan alınan farklara bir sınırlama söz konusu. Yani ben daha iyi malzeme istiyorum, fazlasını vermeye razıyım diyecek hastanın önü tıkalı. Hastanelerin de önü tıkalı. Bademcik ameliyatında devletin ödediği, ki kullanılan malzemenin ederi 15-20 liradır, devlet katarakttan daha fazla, 700 liraya yakın ücret ödüyor. Bu, dengesizlik.' İzmir'deki hastalarda katarakt ameliyatının ardından 8 hastada 'endoftalmi' adı verilen bir göz enfeksiyonunun tespit edildiğinin hatırlatılması üzerine Söyler, 'Edoftalmi demek göz içinde mikrop üremesi demek. Bu bakteri, virüs, mantar olabilir. Fakat bunun görülme sıklığı binde 1-2'dir. Gelişmiş ülkelerde on binde 1-2'lere kadar düşebiliyor. Fakat siz aynı malzemeleri aynı hastalarda kullanmadığınız sürece 10 kişiye aynı mikrobu bulaştırma ihtimaliniz çok çok düşük. Birinde, belki ikisinde olabilir, ama 10 kişide olmaz. 7 yılda 50 binden fazla ameliyat gerçekleştirdik ve hiç böyle bir durumla karşılaşmadık' diye konuştu. Söyler, iyi malzeme kullanılıyorsa, sterilizasyona dikkat ediliyorsa, personel bilinçli ve eğitimliyse endoftalmiyle karşılaşma ihtimalinin çok çok düşük olduğunu söyledi. - 'KATARAKT AMELİYATI RANDEVULARI İPTAL EDİLMEYE BAŞLANDI'- Dr. Mehmet Söyler, son olayların ardından katarakt ameliyatındaki randevuların iptal edilmeye başlandığını belirtti. Hastaların son günlerde yaşadığı tedirginlik nedeniyle daha hassas olduğunu ifade eden Söyler, 'Hastalarımız bu durumu soruyor artık. 'Bu bende de olur mu?' diye. Hastalarda tedirginlik oldu. 'Bu kısa bir ameliyatmış ama sanıldığı kadar da kolay değilmiş, hastalar gözünü kaybedebiliyormuş' gibi sorularla geliyorlar. Fakat bunu çok büyütmemek gerekiyor. 50 binden fazla hastada endoftalmi söz konusu değil' dedi. Söyler, kuruma, hekime güveniliyorsa bu ameliyattan korkacak bir hususun bulunmadığını, çünkü Türkiye'de yılda ortalama 350 bin katarakt ameliyatı yapıldığını sözlerine ekledi. GLC-MV-NÖZ - İZMİR Yerel Haberler
Hastalıkların tanı ve tedavileri; dönemin teknik imkanlarına bağlı olarak değişkenlik göstermektedir. Günümüzde teknolojinin gelişmesi ve bilimsel çalışmaların çok daha hızlı uygulanabiliyor olmasının bir sonucu olarak da tanı ve tedavi yöntemleri çok daha güvenilir ve konforlu bir şekilde gerçekleştirilebilmektedir. Tıp alanındaki diğer birimlerle birlikte göz problemlerinde de tedavi yöntemleri son yıllarda oldukça gelişmiş ve çok daha hızlı sonuçlar alınmasına olanak sağlamıştır. Katarakt cerrahisi ise bu konudaki en önemli örneklerden biridir. İçindekiler Katarakt Nedir? Katarakt Kimlerde Görülür? Katarakt Tedavisi Katarakt Nedir? Göz içi merceği saydam bir tabakadan oluşmaktadır. Birtakım nedenler ile bu tabaka deformasyona uğramakta ve bulanıklaşmaktadır. Bu durum katarakt olarak tanımlanmaktadır. Katarakt, çok eski çağlardan beri yaşanan ve dolayısı ile tedavi yöntemlerinin denenmesine çok eski zamanlarda başlanmış bir göz problemidir. Öyle ki katarakt; körlük ve görme yetisinin azalmasına neden olan en önemli problemlerden biridir. Katarakt probleminin gelişmesi uzun sürmektedir ve açığa çıkan en önemli semptom görme bozukluğudur. Bununla birlikte; Bulanık görme Sisli görme Kontrastlı görme yetisinde azalma Çift görme Gözlerde kamaşma Karanlıkta araç kullanamama gibi problemler de açığa çıkabilmektedir. Katarakt Kimlerde Görülür? Katarakt; yaşlanmaya bağlı nedenler ile açığa çıkan bir problemdir. Özellikle 40 yaşından sonra ilerlemektedir. Her yıl yaklaşık 10 milyon hasta katarakt problemi nedeni ile görme yetisinde azalma yaşamaktadır. İleri yaş faktörünün yanı sıra; doğumsal ve genetik sebeplerle de katarakt problemi yaşanabilmektedir. Katarakt problemine neden olan faktörler şu şekilde sıralanabilmektedir; İleri yaş Diyabet Birtakım sistemik hastalıklar Kullanılan bazı ilaçlar özellikle steroidler Uzun süren göz hastalıkları Travmatik olaylar Katarakt Tedavisi Katarakt probleminin çok eski bir hastalık olduğunu belirtmiştik. Tedavisi gerek Antik Roma gerekse Eski Hindistan’da cerrahi yöntemler ile uygulanmaktaydı. İğne yardımı ile merceğin itilmesi ve vitreusun içine düşmesi sağlanmaktaydı. Zaman içerisinde gelişen bilgi ve teknoloji sonucunda günümüzde çok daha modern ve güvenilir şekilde katarakt cerrahisi gerçekleştirilmektedir. Özellikle son 20 yılda oldukça gelişim yaşanan katarakt cerrahisinde hastaların görme yetileri geri kazandırılmaktadır. Katarakt ilerleme özelliği bulunan bir hastalıktır. Bu nedenle erken tanı ve tedavi uygulaması katarakt problemi için büyük önem taşımaktadır. Katarakt tedavisi için alanında tecrübeli bir doktora başvurmaktadır. Sağlıkla ilgili her konu elbette ki çok büyük önem taşımaktadır ve hastaların her biri sağlıklarını kazanmak amacı ile en iyi ilaç, en iyi doktor, en iyi tedavi arayışına girmektedir. Gerek göz hastalıklarında gerekse de diğer tüm hastalıklarda uygulanacak tanı ve tedavi yöntemleri hastaya ve hastalığa özgüdür. Bu nedenle en iyi katarakt doktoru her katarakt problemi yaşayan hasta için; tecrübeli olmasının yanı sıra, hastaya özgü tanı ve tedavi yöntemleri uygulaması özellikleri de taşımaktadır.
Katarakt nedir, kimlerde görülür?Katarakt göz merceğinin ömrünü tamamlamaya başlayarak görevini yapamaz hale gelmesi ve görme kaybının ortaya çıkması durumudur. Gençlerde ve hatta bebekler de bile görülse bile, genellikle katarakt 60 yaş sonrasında ortaya merceğinin ömrü tüm memeli canlılarda bireyin ömründen daha kısadır. Yeterince yaşarsa tüm insanlar da katarakt gelişir ve ameliyat ile tedavi bir zorunluluktur. Bu yazımızıda yaşlılarda katarakt, ameliyatı, riskleri konusunu ameliyatı olmazsam ne olur?Katarakt ameliyatla alınmazsa görme kaybı ve son aşamada körlük oluşur. Gelişmiş ülkelerde katarakt modern cerrahi yöntem dikişsiz ameliyat fako yöntemi ile göz içinde eritilerek tedavi edilir. Bu cerrahi yöntemin uygulanması ve göz içi mercek ölçümlerinin hassas yapılabilmesi ancak kataraktın çok ilerlememesi ile ve olgunlaşmış kataraktlar daha çok Afrika ülkeleri ve az gelişmiş Asya ülkelerinde görülür. Ülkemizde bazen bu düzeyde ilerlemiş katarakt hastalarına rastlamaktayız. Bu durum genellikle hastaların ameliyattan korkup ertelemeleri sonucunda ortaya kalınlaşmış kataraktlarda ilk olarak iyi görmeyen bireyin merdivenden düşmesi, yürürken takılması ya da gelen araçları göremediğinden kazaya uğraması sonucu kalça kırıkları, yatalak kalma ve hatta ölüm riski ortaya açısından ise çok ilerleyen kataraktlar da mercek ölçümleri modern cihazlarla yapılamamakta eski teknoloji cihazlarla tahmin edilmeye çalışılmaktadır. Bu durum ameliyatta konulan göziçi merceği numarasında hataların ortaya çıkmasına sebep olmaktadır. Ayrıca fako yöntemi ile eritilebilmesi mümkün olmayan ileri kataraktlarda eski moda dikişli ameliyat gerekebilmektedir. Dikişli ameliyat gerekmeyen sert, gecikmiş kataraktlarda ise fako sırasında göz daha fazla hırpalanmakta, iyileşme gecikmekte ve korneadaki kıymetli hücreler daha fazla hasar Katarakt Ameliyatı ZorluklarıKatarakt her yaşta zamanında tedavi edilmezse sertleşir ve yaşlılarda katarakt ameliyatı zorlaşır ama özellikle 80 yaş sonrasında, sertleşme ihtimali çok daha ameliyat zorluklarına ek olarak yaş ilerledikçe hastalarda düz yatma zorluğu, sırt üstü yatamama vs gibi kas iskelet sistemi ve kalp problemleri ortaya çıktığından ameliyat bu açıdan da zorlaşmaktadır. Ayrıca yalnız yaşayan ileri yaş hastalarımızın ameliyat sonrası damlalarını kullanmaları ve öz bakımları da daha katarakt ameliyatının riskleri nelerdir?Gecikmiş, sertleşmiş kataraktlarda ve yaşlılarda katarakt ameliyatı riskleri şunlardır;Ameliyat sırasında sırt üstü yatamama,Sert katarakt nedeni ile kataraktın daha fazla enerji ile eritilmesi ve kornea hasarı oluşumu,Modern cihazlarla göziçi lensi ölçümünün yapılamaması,Dikişli eski tür ameliyata ihtiyaç duyulması,Göz içinde kanamalar,Kataraktın bağlarında zayıflamalar,Göz bebeğinin iyi büyümemesi sonucu komplikasyonların ortaya riskler mevcuttur. Bu sebeple hastalarımıza önerimiz görme %70 in altına düştüğünde erken dönemde katarakt ameliyatı olmalarıdır. Bu sayede hem doktor ameliyatta çok zorlanmayacak hem de hasta kısa sürede iyi görmeye Çok Sertleşmiş Bir KataraktKatarakt ameliyatı kimlere yapılmaz?Farklı yöntemler kullanılarak her hastaya katarakt ameliyatı yapılabilir ancak gecikmiş kataraktlarda ve çok ileri yaşta ameliyat sonrası gözlüksüz görme kalitesi daha düşük ameliyatı yapılması belki de en zor grup sırt üstü yatma zorluğu olan yetmezliği, kifoz yani kamburluk gibi sebeplerle sırt üstü yatamayan hastalarda ameliyat ya çok zor yapılmakta ya da teknik olarak mümkün olmamaktadır. Dünya da çok özel bir iki merkez dışında oturarak katarakt ameliyatı yapılması mümkün değildir. Bir diğer hasta grubu da demans ve görme azalması, demansı yani bunamayı hızlandırır. İyi görmeyen demans hastaları çevreden koparlar ve hastalıkları daha hızlı ilerler. Ayrıca demanslı hastalar ameliyat sırasında hareketsiz duramadığından ancak genel anestezi ile ameliyat nokta hastalığında katarakt ameliyatı yapılır mı?Yine ileri yaş grubu hastaların sık sorduğu bir soru da sarı nokta hastalığı varlığında katarakt ameliyatı yapılıp yapılamayacağıdır. Sarı nokta hastalığı varlığında katarakt ameliyatı yapılır ve bilimsel çalışmalar katarakt ameliyatının sarı nokta hastalığını ilerletici bir faktör olmadığını gelişince görüntü sarı noktaya ulaşamadığından görme iyice azalır. Hasta olan sarı noktanın maksimum performans gösterebilmesi için kataraktın alınması ve görüntünün sarı noktaya ulaşması çok önemlidir. Ancak sarı noktası bozuk hastalarda katarakt ameliyatı sonrası görme düzeyi normal bir göze göre daha düşük olacaktır.
Randevu almakŞikayetinizi telefonla veya internet üzerinden randevu alırken kısaca bildirirseniz sizi ilgili doktora yönlendirmemiz daha kolay olacaktır. Randevu tarihiniz e-posta veya telefon yoluyla SaatlerimizPazartesi-Cuma 0900 – 1800Cumartesi 0900 – 1600Otopark1. Hastanenin karşısındaki çok katlı otopark2. Fuarda3. TRT binası çevresindeki park saatleriZiyaret saatleri mesai saatleri – Cuma 0900 – 1800Cumartesi 0900 – 1400* Ziyaret kurallarına göre çocuk ziyaretçi kabul edilmemektedir.
Katarakt gözün şeffaf lensinin saydamlığını kaybetmesidir. Çoğunlukla 55 -60 yaş üstündeki kişilerde göz merceğinin yaşlanmasına bağlı olarak ortaya çıkar. Şeker hastalığı, yüksek tansiyon, yüksek miyoplarda, güneşten yansıyan ultraviyole ışınları fazla maruz kalanlarda, üveit gibi çeşitli göz hastalıklarında ve bazı sistemik hastalıklarda daha erken yaşlarda katarakt ortaya gelen darbelerde ya da daha önce geçirilen göz ameliyatlarında çok daha hızlı bir şekilde katarakt ortaya çıkabilmektedir. Ayrıca yeni doğan bebeklerde konjenital katarakt ortaya kataraktın en sık nedeni anne karnında geçirilen herhangi bir enfeksiyonun lensin metabolizmasını bozması veya genetik ve metabolik hastalıklar katarakt Ameliyatında Hangi Teknikler Kullanılır?Fakoemülsifikasyon tekniği ile hastalar dikişsiz,iğnesiz ve pansumansız ameliyat olabilirler. Göze iğne yapılmadığı için göz ve çevresinde doku zedelenmeleri, ağrı ve kanama olmamaktadır. TUNÇ damla ile katarakt operasyonuna Fransa'da başlamış tecrübeli nadir cerrahlardandır. Uzman kişinin elinde operasyon sonrası görme fonksiyonu daha hızlı düzelmekte hatta operasyondan hemen sonra normale yakın görüş derhal Ameliyat süresi kataraktın yoğunluğuna ve tipine göre değişmekle birlikte ortalama 10 ile 15 dakika kadar sürmektedir. Ancak ameliyat öncesi göz hazırlığı ve ameliyat sonrası dinlenme süreleri dahil olmak üzere hastanın yaklaşık 2 saati hastanede geçirmesi gerekmektedir. İğne yapmadan damla ile göz uyuşturulur ve hasta heyecanlanmasın diye sakinleştirici verilir. Dikiş gerektirmeyecek küçük bir delikten göze girerek Fakoemülsifikasyon tekniğiyle katarakt eritilerek kataraktın yerine göze 2-3 mm den girebilen ve gözün içinde açılan katlanmış lens IOL Zeki TUNÇ'un uygulamasında ameliyat sonrası gözünüzün kapalı kalması gerekmemektedir. Kontroller doktorunuz tarafından ameliyat sonrası ertesi gün ve beşinci gün ihtiyaca göre belirlenerek Ameliyatı ÖncesiOperasyondan önce detaylı bir göz muayenesi ile hastanın görmesini azaltan başka bir hastalık araştırılmalıdır Glokom, Makula dejenerasyonu, Retinal hastalıklar vb..Katarakt operasyonu öncesi biyometri ölçümü ile hastaya operasyon esnasında takılacak göz içi merceği lens tespiti yapılır. Bu oldukça hassas bir ölçümdür çünkü operasyondan sonra hastanın gözlüksüz uzağı görmesini yada Multi Fokal lens sayesinde hem uzağı hem yakını görmesini bu muayene sağlamaktadır. Hassas ve önemli olduğundan biyometri ölçümü Dr Zeki TUNÇ tarafından kan sulandırıcılar kullanıyor ise bunu mutlaka doktoruna bildirmeli bazen bir hafta önce kan sulandırıcılarını kesmek gerekebilir. Eğer kan sulandırıcıyı kesmek hayati risk teşkil ediyorsa Dr Zeki TUNÇ katarak operasyonunu kan sulandırıcıyı kesmeden yapabilir ve bu tekniği uygulayabilen nadir cerrahlardan bir veya iki gün önceden bazı damlaların başlaması önlem açısından faydalı olur, bu damlaları doktorunuz size ile genel anestezi olmadan cerrahi gerçekleştirileceğinden, ameliyat sabahi sabah çok hafif kavaltı yapılabilir ve varsa yüksek tansiyon ilacını hasta Ameliyatı SonrasıOperasyon sonrası Hasta kısa bir süre dinlenip pansumansız evine dönebilir ve gözü de görmeye başlamıştır. Aynı gün 1 ay sürecek damla tedavisine başlanır. Ameliyatlı gözü ovalamamak ve üstüne 2-3 hafta yatmamak gereklidir. Hastaların %98’inin ameliyat sonrasında uzak gözlüğüne ihtiyacı ya da bağımlılığı kalmaz sadece okuma gözlüğü kullanırlar, bu gözlük de operasyondan 1 ay sonra Fokal IOL takılanlar ise yakını ve uzağı gözlüksüz görebilirler veya sadece dinlendirici bir gözlüğe ihtiyaç duyabilirler.
katarakt ameliyatı en iyi doktor