🐩 Sağlık Ile Ilgili Ayet Ve Hadis
LESXoHE. Müslümanlar için çok özel bir zaman dilimi olan Muharrem ayının bugün idrak edilmesiyle birlikte bu özel günle ilgili sevdiklerine iyi dileklerde bulunmak isteyenler mesaj araştırmalarına başladı. İşte en güzel, dualı hicri Muharrem ayı mesajları ve sözleri…MUHARREM AYI MESAJLARI, SÖZLERİ 2022Muharrem ayı, ilahi bereket ve feyzin, Rabbani ihsan ve keremin coştuğu ve bollaştığı bir aydır. Böylesine güzel bir aya girmenin sevinci ve mutluluğu ile Hicri yılbaşınızı tebrik eder, hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Allah'tan niyaz hicri yeni yılı tüm İslam alemi için en güzel şekilde değerlendirmeyi ve her gününü razı olacağı amellerle yaşamamızı nasip etsin. Amin. Allah’ım yeni yılda, İslamiyet’i gerçek manası ile anlamayı ve layıkıyla yaşamayı tüm kullarına nasip etsin amin. Nice Güzel Yıllara…Yeni yılda tüm güzellikler seninle olsun. Mutlu yarınlar…Yarabbi bizleri sana layık kul, efendimize layık ümmet eyle. Her anımızı layıki ile yaşamayı nasip et. Amin Mutlu Yıllar…Bu yıl, İslamiyet’i anlamayı ve hakkıyla yaşamayı tüm kullarına nasip etsin; kâinatı nuruyla aydınlandırsın. Selam ve dua ile Allah'a emanet olun her şey gönlünüzce olsun. ÖZGÜN Aşure günü oruç tutmanın faziletleri nelerdir? AŞURE GÜNÜ İLE İLGİLİ HADİSLER" Aşure günü oruç tutmak sünnettir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki Aşure günü oruç tutanın, bir yıllık günahları affolur." Müslim, Tirmizî, İ. Ahmed, Taberani "Aşurenin faziletinden faydalanın! Bu mübarek günde oruç tutan, melekler, peygamberler, şehitler ve salihlerin ibadetleri kadar sevaba kavuşur." Şir'aAşure günü eğer mümkünse Sıla-i rahim yapmalı. Yani salih akrabayı ziyaret edip, hediye ile veya çeşitli yardım ile gönüllerini almalı. Hadis-i şerifte, "Sıla-i rahmi terk eden, Aşure günü akrabasını ziyaret ederse, Yahya ve İsa'nın sevabı kadar ecre kavuşur." buyuruldu. Şir'aAşure günü Sadaka vermek sünnettir, günü sadaka vermekle ilgili Hadis-i şerifte, "Aşure günü, zerre kadar sadaka veren, Uhud Dağı kadar sevaba kavuşur" buyuruldu. Şir'aAşure günü Çok selam vermeli. Hadis-i şerifte, "Aşure günü on Müslümana selam veren, bütün Müslümanlara selam vermiş gibi sevaba kavuşur." buyuruldu. Şir'a Aşure günü Çoluk çocuğu sevindirmeli! Hadis-i şerifte, "Aşure günü, aile efradının nafakasını geniş tutanın, bütün yıl nafakası geniş olur." buyuruldu. BeyhekiAşure günü Gusletmeli. Hadis-i şerifte, "Aşure günü gusleden mümin, günahlardan temizlenir" buyuruldu. Şir'aİlim öğrenmeli! Hadis-i şerifte, "Aşure günü, ilim öğrenilen veya Allahü teâlâyı zikredilen bir yerde, biraz oturan, Cennete girer" Günü ile ilgili Hadis-i Şeriflerde Peygamber Efendimiz şöyle buyuruyor"Kim Aşure günü nafaka hususunda âilesine geniş davranırsa Allah Teâlâ da bütün sene boyunca onun o kişinin rızkına bolluk ihsân eder." Taberânî, Evsat, IX, 121, Kebîr, X, 77; Beyhakî, Şuab, III, 366 Câbir bu rivâyetle alâkalı olarak, "Biz bunu denedik ve öyle büyük bir bereket bulduk." buyuruyor. Yine İbn-i Uyeyne de "Biz bunu elli sene, altmış sene tecrübe ettik." Münâvî, Feyzu'l-Kadîr, VI, 306 KERİM'DE MUHARREM AYIKur’ân-ı Kerîm’de muharrem kelimesi ay ismi olarak geçmemekle birlikte saldırıya uğrama durumu hariç savaşın haram olduğu aylardan söz edilerek bu aylara saygı gösterilmesi emredilmiştir el-Bakara 2/191, 194, 217; el-Mâide 5/2, 97; et-Tevbe 9/5, 36.Resûl-i Ekrem haram ayları zilkade, zilhicce, muharrem ve receb olarak açıklamıştır Buhârîİbn Abbas’tan, Fecr sûresinde üzerine yemin edilen “fecr”den 89/1 maksadın muharrem ayı olduğu şeklinde bir yorum rivayet edilmiştir. Aynı sûrede yine üzerine yemin edilen on gecenin 89/2 muharrem ayının ilk on gecesi kabul edildiği de belirtilmiştir Taberî. MUHARREM AYI'NDA ORUÇ TUTMANIN FAZİLETLERİResûlullah bir hadisinde şöyle buyurmuştur “Ramazan’dan sonra en faziletli oruç, Allah’ın ayı olan Muharrem’de tutulan oruçtur. Farz namazlardan sonra en faziletli namaz da gece namazıdır.” MüslimMuharrem’in onuncu günü Aşure günüdür. Bu gün oruç tutmak da bazı âlimlere göre sünnettir. Zira Resûlullah, Aşure gününde oruç tutmuş ve bunu Müslümanlara tavsiye etmiştir. Buhârî, Savm, 69Hz. Peygamberin bu günde oruç tutulmasını teşvik eden başka hadisleri de vardır. Bir hadiste, “Aşure günü orucunun önceki yılın günahlarına keffâret olacağını zannederim.” Tirmizî, Savm, 48 Peygamber Medine’ye gelince, Yahudilerin Aşure gününde oruç tuttuklarını görmüş ve “Bu gün niçin oruç tutuyorsunuz?” diye sormuştu. “Bu, hayırlı bir gündür. Allah, o günde Benî İsrâil’i düşmanlarından kurtardı. Şükür olarak Hz. Mûsâ o gün oruç tuttu.” dediklerinde Resûlullah da “Ben Mûsâ’ya sizden daha layığım yakınım.” buyurup o gün oruç tuttu ve Müslümanlara da tutmalarını tavsiye etti. Buhârî ÖZGÜN Aşure günü ve Muharrem ayında meydana gelen önemli olaylar
Sağlık ile ilgili ayetler Bu konumuzda sizler için sağlık ile ilgili ayetlerin meallerini bir araya getirmeye çalıştık. Sağlık Yüce Allah Teala hazretlerinin bizlere verdiği en büyük nimetlerdendir. İnsanlar hastalıklarından şifayı aramalı ve şifayı verenin yalnız Yüce Allah olduğunu bilmelidir. Ameliyatlar, doktorlar ve ilaçlar hepsi sadece birer sebeptir. Bu konuya dikkat etmeli şifayı Allah cc. hazretlerinin verdiğini idrak etmeliyiz. İnsan sağlığını korumak ile mükelleftir. Sağlığa zararlı olan şeyler Yüce Allah tarafından yasaklanmıştır. Bu konuda Peygamber sav. Efendimizin bir çok hadisleri vardır. Buraya tıklayarak sağlık ile ilgili hadislere ulaşabilirsiniz… Konumuzun sonunda sağlık ve hastalık ile ilgili sitemizde bulunan bir çok konuya linkler verdik ki daha detaylı bilgi sunabilelim diye düşündük. Aşağıdaki linklerden bu konularımıza bakmanızı tavsiye ediyoruz. Sağlık ile ilgili ayetler Allah Teâlâ şöyle buyurur Yiyiniz, içiniz, aşırı gitmeyiniz. Araf suresi Hastalandığımda Şifayı Allah verir. Şuara suresi Balda insanlar için Şifa vardır. Nahl suresi 69. ayet Zinaya sakın yanaşmayınız. Bu çirkindir ve kötü bir yoldur. İsra suresi 32. ayet Adet halinde kadınlardan temizleninceye kadar çekilin , onlara suresi 222. ayet Leş, Kan,Domuz eti, Allahtan başkası anılarak kesilenler size haram kılındı. Maide suresi 3. ayet Anneler çocuklarını tam iki sene suresi 233. ayet Ey iman edenler! Namaza durmak istediğiniz zaman yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi yıkayın, başınızı meshedin ve ayaklarınızı da topuklara kadar yıkayın. Eğer cünüp iseniz tam temizlenin. Mâide suresi 16. ayet Ey iman edenler, size verdiğimiz rızıkların temiz olanlarından yeyin, şayet sadece Allah’a ibadet ediyorsanız ona şükredin. Bakara suresi 72. ayet Ey iman edenler! Allah’ın size helâl kıldığı güzel ve temiz şeyleri haram etmeyin, sınırı aşmayın. Çünkü Allah, sınırı aşanları sevmez. Allah’ın size verdiği rızıklardan helâl ve temiz olarak yeyin ve inandığınız Allah’tan korkun. Mâide suresi 87 ve 88. ayetler Ey iman edenler! Oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Umulur ki korunursunuz. Bakara suresi – Sağlık ile ilgili ayetler konumuzdan sonra sitemizde mevcut diğer hastalık ve sağlık konularımıza aşağıdaki linklerden kolaylıkla ulaşabilirsiniz… Semih YAŞAR Hastalık ile ilgili ayetler Hastalık ile ilgili Hadisler Hastalık ile ilgili özlü sözler Hastalıklarla ilgili atasözleri Sağlık ile ilgili ayetler Sağlık ile ilgili hadisler Sağlık ile ilgili sözler Sağlık ile ilgili atasözlerimiz Sağlıkla ilgili deyimler Sağlıklı yaşamanın püf noktaları Sağlıklı uyumak için birkaç bilgi Hastalık ile ilgili güzel bir hikaye için tıklayabilirsiniz…
SAĞLIK İLE İLGİLİ AYETLER 1-“Ey Âdemoğulları! Her namaz kılacağınızda güzelce giyinin, yiyin için fakat israf etmeyin. Çünkü Allah israf edenleri sevmez.” ﴾Araf S./31﴿ 2-“Murdar hayvan, kan, domuz eti, Allah’tan başkası adına kesilmiş, boğulmuş, vurularak öldürülmüş, yuvarlanıp ölmüş, boynuzlanarak öldürülmüş hayvanlarla -henüz canı çıkmadan yetişip kestiklerinizin dışında- yırtıcıların yediği hayvanlar, dikili taşlar önünde sunaklarda boğazlanmış hayvanlar ve fal oklarıyla paylaşmanız size haram kılındı…” ﴾Maide S./3﴿ 3-“Ey iman edenler! Allah’ın size helâl kıldığı iyi ve güzel şeyleri haram saymayın, sınırı da aşmayın. Allah sınırı aşanları sevmez.” ﴾Maide S./87﴿ 4-“Ey iman edenler! Size verdiğimiz rızıkların temiz olanlarından yiyin ve Allah’a şükredin; eğer kendisine kulluk ediyorsanız.” ﴾Bakara S./172﴿ 5-“Allah’ın size verdiği helâl ve temiz rızıklardan yiyin ve iman etmiş olduğunuz Allah’ın yasaklarından sakının.” ﴾Maide S./88﴿ 6-“Ey iman edenler! Namaz kılmaya kalkacağınız zaman yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi yıkayın; başlarınızı meshedin, ayaklarınızı da topuk kemiklerine kadar yıkayın. Eğer cünüp olursanız temizlenin. Şayet hasta veya yolculuk halinde veya içinizden biri ayak yolundan gelirse yahut kadınlarla cinsel ilişkide bulunursa, bu hallerde su bulamadığınız takdirde temiz bir toprağa yönelin teyemmüm edin, yüzünüzü ve ellerinizi onunla meshedin. Allah size herhangi bir güçlük çıkarmak istemez, fakat O sizi tertemiz kılmak ve üzerinizdeki nimetini tamamlamak ister ki şükredesiniz.” ﴾Maide S./6﴿ 7-“Sonra her türlü besleyici ürünlerden ye; rabbinin koyduğu kanunlara boyun eğerek çizdiği yollardan git!" Onların karınlarından, farklı renk ve çeşitlerde şerbet kıvamından bir sıvı çıkar ki onda insanlara şifa vardır. İşte bunda da düşünen bir topluluk için açık delil bulunmaktadır.” ﴾Nahl S./69﴿ 8-“Sana kadınların aybaşı hallerini soruyorlar. De ki O bir rahatsızlıktır. Bu sebeple âdet günlerinde kadınlardan ayrı durun, temizlenmedikçe onlarla cinsel ilişkide bulunmayın. İyice temizlendiklerinde onlara Allah’ın emrettiği şekilde yaklaşın. Allah çok tövbe edenleri sever ve içi dışı temiz olanları sever.” ﴾Bakara S./222﴿ 9-“Gözü görmeyene zorlama yoktur, topala zorlama yoktur, hastaya zorlama yoktur. Kim Allah ve resulünün sözlerini dinlerse onları, altından ırmaklar akan cennetlere sokar; kim de yüz çevirirse onu acı bir şekilde cezalandırır.” ﴾Fetih S./17﴿ 10-“… Savaş halinde iken Eğer yağmur yüzünden bir zarar görürseniz veya hasta olursanız silâhlarınızı bırakmanızda size bir günah yoktur. Yine de ihtiyat tedbirinizi alın! Allah elbette kâfirler için alçaltıcı bir azap hazırlamıştır. ﴾Nisa S./102﴿ 11-“Kalplerinde hastalık bulunanların "Başımıza bir felâketin gelmesinden korkuyoruz" diyerek onların dostluklarını kazanmaya çalıştıklarını görürsün. Belki de Allah müminlere katından bir fetih veya başka bir başarı getirir de onlar içlerinde gizledikleri şeyden dolayı pişman olurlar.” ﴾Maide S./52﴿ 12-“Münafıkların Kalplerinde bir bozukluk bir hastalık vardır, Allah da onlardaki bozukluğu arttırmıştır. Yalan söylemeleri yüzünden kendilerine acı veren bir azap da vardır. ﴾10﴿ . 13-“Kalplerinde hastalık olanlara gelince, bu onların mânevî kirlerine kir katmıştır ve onlar inkârcı olarak ölüp gitmişlerdir.” ﴾Tevbe S./125 14-“Yüzlerinizi doğuya ve batıya çevirmeniz erdemlilik değildir. Asıl erdemli kişi Allah’a, âhiret gününe, meleklere, kitaba ve peygamberlere iman eden; sevdiği maldan yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışlara, yardım isteyenlere ve özgürlüğünü kaybetmiş olanlara harcayan; namazı kılıp zekâtı verendir. Böyleleri anlaşma yaptıklarında sözlerini tutarlar; darlıkta, hastalıkta ve savaş zamanında sabrederler. İşte doğru olanlar bunlardır ve işte takvâ sahipleri bunlardır.” ﴾Bakara S./177﴿ 15-“Hastalandığım zaman bana şifa verendir.” ﴾Şuara S./80﴿
Salgın hastalıklar ile igili ayet ve hadisler var mıdır? Peygamber Efendimiz salgın hastalıklarla ilgili ne tavsiye etmiştir? Bulaşıcı hastalıklarla ile ilgili ayet ve hastalıklar hakkında ayet ve hadisler. SALGIN HASTALIKLARLA İLGİLİ AYETLER Nerede Olursanız Olun Ölüm Size Ulaşır Ayeti "Nerede olursanız olun ölüm size ulaşır; sarp ve sağlam kalelerde olsanız bile." Nisâ sûresi, 78 Âyet-i kerîmenin devamı şöyledir "Kendilerine bir iyilik dokunsa "Bu Allah'tan" derler; başlarına bir kötülük gelince de "Bu senden" derler. "Hepsi Allah'tandır" de. Bu topluma ne oluyor ki, hiç söz anlamaya yanaşmıyorlar." İnsan yıldızlara çıksa, başka gezegenlere gitse, gökdelenlerin en üst katında, en sağlam kalelerde, en lüks saraylarda da olsa ölüm onu her yerde yakalar. Bu sebeple ölümden korkmanın hiçbir anlamı yoktur. Mühim olan, ölüme her an hazır olmak, dünya hayatına bağlanıp kalmamak, üzerimize düşen vazifeleri eksiksiz yerine getirmektir. Bu âyetin iniş sebebi hakkında şöyle bir rivayet vardır Resûl-i Ekrem Efendimiz Medine'ye geldiğinde orada bolluk ve ucuzluk olmuştu. Peygamberimiz insanları İslâm'a davet etmeye başlayınca yahudilerin inadı ve münafıkların nifakı ortaya çıkmış, o sıralarda kıtlık ve pahalılık görülmeye başlamıştı. İşte o zaman yahudi ve münafıklar, "Biz böyle uğursuz adam görmedik. Bu geleli meyvelerimiz azaldı ve fiyatlar arttı, pahalılık çoğaldı" dediler. Bolluğu ve ucuzluğu Allah'a, darlığı ve pahalılığı peygambere isnad ettiler. Bunun üzerine bu âyet nâzil oldu. Cenâb-ı Hak bu gerçeğin iç yüzünü bir başka âyette şöyle açıklar "Biz hangi ülkeye bir peygamber gönderdiysek, ora halkını peygamberlere baş kaldırmalarından ötürü bize yalvarıp yakarsınlar diye mutlaka yoksulluk ve darlıkla sıkmışızdır." Arâf sûresi, 94 Kendi Ellerinizle Kendinizi Tehlikeye Atmayın Ayeti "Kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayınız." Bakara sûresi, 195 Cenâb-ı Hak, Bakara sûresi'nin bundan önceki bir kaç âyetinde Allah yolunda cihadın önemini, zaruretini ve müşriklere karşı takınılacak tavrı açıklar. Bu âyet-i kerîmenin baş tarafında da Allah rızâsı için harcamayı emreder. İnsanın başına gelen musîbetler ve kötülükler, karşılaştığı tehlikeler ve uğradığı sıkıntılar çok kere kendi ihmallerinin ve hatalarının sonucudur. Sadece dünyalık elde etme, para pul peşinde koşma, sıkıntılara göğüs germeme ve rahatına düşkün olma, insanları ve toplumları esaret ve mahkûmiyete sürükler. İşte bu âkibet aklı başında ve hürriyetine düşkün bir insan için en büyük tehlikedir. Müfessirler, Allah yolunda cihaddan ve cephede çarpışmaktan, Allah'ın rızâsı uğrunda mal harcamaktan kaçınmanın büyük bir tehlike olduğunu hatırlatmış olması bu âyetin nüzul sebebidir, derler. Bir hadiste, elleriyle kendini tehlikeye atmanın, günah işlemek suretiyle Allah'ın af ve mağfiretinden ümidini kesmek anlamına geldiği beyan buyurulmuştur. Beyhakî, es-Sünenü'l-kübrâ, X, 45. Düşman karşısında bilinçsizce harbe atılmak, kazanma şansı olmayan ve ölümü açıkça davet eden bâdirelere girmek de kendi elleriyle kendini tehlikeye atmanın bir başka çeşidi kabul edilir. Bu çeşit tedbirsizlikler yasaklanmıştır. Âhiretteki cezasını bile bile günah işlemek, günahta ısrar etmek, haramlara dalmak da kendi eliyle kendini tehlikeye atmaktan başka bir şekilde açıklanamaz. SALGIN HASTALIKLARLA İLGİLİ HADİSLER Bir Yerde Vebâ Olduğunu Duyarsanız Oraya Girmeyin Hadisi İbni Abbâs radıyallahu anhümâ'dan rivayet edildiğine göre, Ömer İbni Hattâb radıyallahu anh Şam'a doğru yola çıktı. Serg denilen yere varınca, kendisini orduların başkomutanı Ebû Ubeyde İbni Cerrâh ile komuta kademesindeki arkadaşları karşıladı ve Şam'da vebâ hastalığı başgösterdiğini ona haber verdiler. İbni Abbâs'ın dediğine göre, Hz. Ömer ona – Bana ilk muhacirleri çağır, dedi; ben de onları çağırdım. Ömer, onlarla istişare etti ve Şam'da vebâ salgını bulunduğunu kendilerine bildirdi. Onlar, nasıl hareket edilmesi gerektiğinde ihtilaf ettiler. Bazıları – Sen belirli bir iş için yola çıktın; geri dönmeni uygun bulmuyoruz, dediler. Bazıları da – Halkın kalanı ve Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in ashabı senin yanındadır. Onları bu vebânın üstüne sevketmenizi uygun görmüyoruz, dediler. Bunun üzerine Hz. Ömer – Yanımdan uzaklaşınız, dedi. Daha sonra – Bana ensarı çağır, dedi; ben de onları çağırdım. Fakat onlar da muhacirler gibi ihtilâfa düştüler. Hz. Ömer – Siz de yanımdan gidiniz, dedi. Sonra – Bana Mekke'nin fethinden önce Medine'ye hicret etmiş olan ve burada bulunan Kureyş muhacirlerinin yaşlılarını çağır, dedi. Ben onları çağırdım; onlardan iki kişi bile ihtilaf etmedi ve – Halkı geri döndürmeni ve bu vebânın üzerine onları götürmemeni uygun görüyoruz, dediler. Bunun üzerine Hz. Ömer insanlara seslendi ve – Ben sabahleyin hayvanın sırtındayım, siz de binin, dedi. Ebû Ubeyde İbni Cerrâh radıyallahu anh – Allah'ın kaderinden mi kaçıyorsun? dedi. Hz. Ömer – Keşke bunu senden başkası söyleseydi ey Ebû Ubeyde! dedi. Ömer, Ebû Ubeyde'ye muhalefet etmek istemezdi. Sözüne şöyle devam etti – Evet Allah'ın kaderinden yine Allah'ın kaderine kaçıyoruz. Ne dersin, senin develerin olsa da iki tarafı olan bir vadiye inseler, bir taraf verimli diğer taraf çorak olsa, verimli yerde otlatsan Allah'ın kaderiyle otlatmış; çorak yerde otlatsan yine Allah'ın kaderiyle otlatmış olmaz mıydın? İbni Abbâs der ki – O sırada, birtakım ihtiyaçlarını karşılamak için ortalarda görünmeyen Abdurrahman İbni Avf radıyallahu anh geldi ve – Bu hususta bende bilgi var; Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'i "Bir yerde vebâ olduğunu işittiğinizde oraya girmeyiniz. Bir yerde vebâ ortaya çıkar, siz de orada bulunursanız, hastalıktan kaçarak oradan dışarı çıkmayınız" buyururken işitmiştim, dedi. Bunun üzerine Ömer radıyallahu anh Allah'a hamd etti ve oradan ayrılıp yola koyuldu. Buhârî, Tıb 30; Müslim, Selâm 98 Bir Yerde Bulaşıcı Hastalık Ortaya Çıktığını Duyduğunuz Zaman Oraya Girmeyiniz Üsâme radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre, Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu "Bir yerde bulaşıcı hastalık ortaya çıktığını duyduğunuz zaman oraya girmeyiniz. Bulunduğunuz yerde bulaşıcı bir hastalık ortaya çıkarsa, oradan da çıkmayınız." Buhârî, Tıb 30; Müslim, Selâm 100 Hadisleri Nasıl Anlamalıyız? Vebâ ve tâun, bir hastalık adı olarak kullanılırsa da, bütün bulaşıcı hastalıkları kapsayıcı bir mâna genişliğine sahip oldukları için, çoğu kere bu ikinci anlamıyla kullanılmışlardır. İbni Esîr, tâunu tarif ederken, "Havayı, mizâcı, bedeni ifsad eden umûmî bir hastalıktır" der. Bu sebeple tâun denilen bulaşıcı hastalıklara yakalananların sadece elbise ve eşyalarından, onlarla temastan değil, aynı zamanda nefeslerinden de sakınmak gerekir. Hz. Ömer'in Şam yolculuğu hicretin 17 veya 18. senesindedir. Bu yolculuğun gayesi, halkın genel durumunu, yönetenlerle yönetilenlerin uyum içinde olup olmadıklarını teftiş etmekti. Daha önce 16 senesinde, Hz. Ebû Ubeyde Beyt-i Makdis'i kuşattığı zaman da teftişe çıkmış, Kudüslüler sulh anlaşmasını Hz. Ömer'le yapmışlardı. Serg, Şam'dan Hicaz'a giden yol üzerinde bir kasabanın adıdır. Ebû Ubeyde'nin orayı fethettiği söylenir. Ebû Ubeyde, Şam orduları genel komutanı idi. Bu görev daha önce Hz. Ebû Bekir'in hilafet yıllarında Hâlid İbni Velîd'e verilmişti. Hz. Ömer onun yerine Ebû Ubeyde'yi getirdi; Hâlid'i de onun emrine verdi. Onun diğer komutan arkadaşları Hâlid İbni Velîd, Yezîd İbni Ebû Süfyân, Şürahbil İbni Hasene ve Amr İbni Âs'dır. Şam, bu günkü Suriye, Filistin, Ürdün ve Irak'ın bir bölümünü kapsayan geniş bir bölgenin adıdır. Serg kasabasında Hz. Ömer'e haber verilen vebâ, İslâm devletinde ortaya çıkan ilk yaygın bulaşıcı hastalık kabul edilir. Kaynaklar, Şam topraklarında bu hastalıktan otuz bin kişinin öldüğünü kaydederler. Hz. Ömer'in vardığı sıralarda bu ölüm olaylarının yaygın olarak devam ettiği bilinmektedir. Onun bu topraklara girip girmeme konusundaki tereddüdünün sebebi de budur. Hz. Ömer, bireyler ve toplum açısından herkesi ilgilendiren bir konuda karar vermek için Kur'an ve Sünnet'in temel prensibini uygulamıştır. Ashâb-ı kirâm ile istişare etmiş ve onların her seviyedeki gruplarını ayrı ayrı huzuruna dâvet ederek kendileriyle konuşup tartışmıştır. Neticede sahâbe çoğunluğunun geriye dönme arzusunda olduklarını tesbit etmiş, bunun tedbire uygun olduğunu düşünmüş, kendi ictihadı da aynı yönde olduğu için kararını bu doğrultuda vermiştir. Abdurrahman İbni Avf'ın naklettiği hadis üzerine Hz. Ömer'in Allah'a hamdetmesinin sebebi, kendi ictihadının Resûl-i Ekrem Efendimiz'in sünnetine uygun düşmesinden dolayıdır. Çünkü Hz. Ömer'in Peygamber Efendimiz'in sünnetine uygun düşmeyen ictihadlarından derhal vazgeçtiği bilinen gerçeklerden idi. Halife Ömer'in Ebû Ubeyde'nin "Allah'ın kaderinden mi kaçıyorsun?" sözüne hayıflanması, bunca ilim ve fazilete sahip bir kişiden böyle bir tavır beklememesinden dolayıdır. Ona verdiği cevap ise son derece açık bir kıyas olup, geri dönmenin kaderi değiştirmek anlamına gelmediğini, fakat ihtiyatla hareket etmenin Allah'ın emri olduğunu ortaya koyar. Çünkü bir insan zarar veren, helâk eden her şeyden kaçınmak zorundadır. Buna rağmen her şey Allah'ın kaza ve kaderi ile olur. Fakat insan tedbir almazsa Allah katında sorumlu olur. Dönmek veya dönmemek de Allah'ın kaderine dahildir. Binaenaleyh bir insanın bütün hareketleri kader çerçevesinde cereyan eder; fakat bu, tedbirden yüz çevirmek ve ihtiyatı elden bırakmak anlamına gelmez. Hadislerden Öğrendiklerimiz Bulaşıcı hastalık olan bir yere girmemek, böyle bir hastalığın ortaya çıktığı yerden de hastalıktan kaçarak çıkmamak gerekir. Bu dinimizin koruyucu hekimlik konusundaki önemli kurallarından biridir. Günümüz tıbbında buna karantina denilmektedir. Sorumluluk duygusuna sahip bir yönetici, halkın durumunu yerinde görmek, yönetenlerle yönetilenlerin arasının nasıl olduğunu öğrenmek için ülkesini teftişe çıkabilir. Halkın ve görevlilerin yöneticileri karşılamaya çıkması ve onlara memlekette olup bitenleri haber vermesi, memleketin selâmeti açısından önemli bir görevdir. Ülkeyi ve orada yaşayan insanları ilgilendiren olaylar konusunda ilim ehli ve sorumluluk hissi taşıyan insanlarla istişarelerde bulunmak müstehaptır. Kıyas yapmak ve neticede onunla amel etmek câizdir. Fertlerin ve toplumun helâkine sebep olacak şeylerden kaçınmak ve bu yönde gerekli tedbirleri almak yöneticilerin görevlerinden biridir. Haber-i vâhid dediğimiz, bir kişinin diğer bir kişiden rivayet ettiği haberle amel etmek câiz ve makbuldür. Kaynak Riyazüs Salihin, Erkam Yayınları İslam ve İhsan
Ana Sayfa SağlıkTemizlik, sağlık ve hijyen, İslam'ın büyük bir bölümünü kapsamaktadır. Bu hadisler, İslam'ın tutumunun sadece bazı örneklerini 26, 2021 10 Sal, 2021 105 tarihinde düzenlendiTemizlik, sağlık ve hijyen, İslamın büyük bir bölümünü milletler, yüksek maneviyata ulaşmak için şahsi bakımını ve temizliği terk ederken, İslam, günlük ibadetlere hazırlanırken dahi kendini temizlemeyi zorunlu özen göstermek İslam’da sadece iyi bir alışkanlık olarak görülmekle kalmaz, aynı zamanda inancın bir gereğini oluşturan ritüellere de bahsedeceğimiz hadislerde diş temizliğine yönelik büyük teşvik, İslam’ın kişisel hijyenin detaylarına bile ne kadar dikkat ettiğini ortaya sebeple İslamın, insanın dünya ve ahiret esenliğini düşünmesi insanlar tarafından garip karşılanmamalıdır. Çünkü sağlıklı, güçlü bir mümin, Allah katında zayıf olandan daha iyidir, çünkü ilki İslamın amaçlarını yerine getirmek ve insanlığa hizmet etmek için daha hadisler, İslamın sağlık ve hijyen konusundaki tutumunun sadece bazı örneklerini sunmaktadır Post Views Yazıya Emoji İle Tepki Ver!
sağlık ile ilgili ayet ve hadis