🐩 Selçuk Aslan Hülya Avşar Aşkı
P2BSCZy. Haberler > Türkiye'nin En Sansasyonel Yasak Aşkı Hülya Avşar ve Tanju Çolak İlişkisinde Yaşanan İlginç Detaylar - 1659 - 1426 Hülya Avşar'ın Tanju'nun eşine telefon etmesine ne diyorsunuz? Türkiye'nin en güzel kadınlarından biri olarak kabul edilen Hülya Avşar, tacı elinden alındıktan sonra çok daha büyük bir şöhrete sahip olmuştu. Türk Sineması'nın aranan yüzüydü ve geleceğin assolisti olmak için de hazırlanıyordu. Bir de Galatasaray'ın efsane futbolcusu Tanju Çolak vardı ki, memleketin dört bir yanında gol kralı olarak anılmaya başlamıştı bile. Samsunspor'dan Galatasaray'a geçmesiyle birlikte başarısı ve ünü katlanarak artmıştı. Hülya Avşar o dönem Coşkun Sabah'la duygu yoğunluğu yüksek bir ilişki içerisindeydi. Ünlü ud sanatçısıyla müzik çalışmaları yapmak için tanışmış ve kısa sürede aşk yaşamaya başlamışlardı. Ancak bu aşk Coşkun Sabah'ın askere gitmesiyle sekteye uğradı. Elinde bir tomar jetonla askere giden Coşkun Sabah, Hülya'yı her fırsatta arıyor ama anne Emral Avşar tarafından "Evde yok" cevabıyla karşılaşıyordu. Coşkun'un bu çabaları askerlik boyunca boşa gitti. Nitekim bir süre sonra Hülya Avşar'ın bir iş insanıyla birlikte olduğu gazetelerde boy boy yer almıştı. Üstüne bir de İbrahim Tatlıses dedikodusu çıktı ama onun gerçek aşkı futbol dünyasının yıldızı Tanju Çolak oldu. Samsunspor'da oynarken verdiği ilk röportajında en büyük üç hayali soruldu Tanju'ya. Tanju Çolak'ın cevapları hem şaşırtıcı hem de netti "1- Güzel bir spor araba 2- Benzin istasyonu sahibi olmak, 3- Hülya Avşar Hülya Avşar'a olan hayranlığını dile getirdiğinde henüz bekardı Tanju Çolak. Ancak ilişkileri başladığında Tanju evlenmiş, hatta eşi Aysu Hanım'la bebek bekliyorlardı. Bir gün Suadiye'deki bir apartman binasına önce Hülya Avşar'ın, sonra da Tanju Çolak'ın girdiğini gördü mahalledekiler. Bu ilginç magazin olayına tanık olan mahalleli, hemen Hafta Sonu gazetesini aradı ve olay yerine bir muhabirin intikal etmesi sadece bir kaç dakikayı aldı. Yılın bu magazin olayını kaçırmayan muhabir tabii hemen ikilinin apartmandan çıkarken fotoğraflarını çekti. İkilinin buluştuğu apartman dairesi de sanatçı Semiha Yankı'ya ait ve evde Orhan Gencebay'ın eşi Sevim Emre de vardı. Tanju ve Hülya aşkı bu şekilde patlak verdi ve bir şekilde ikili, aynı fotoğraf karesine girmekten imtina etmedi. Hatta bir şehir efsanesine göre Aysu Hanım bu ikiliyi birlikteyken bastı ama bu konu hiçbir zaman kesinlik kazanmadı. Bir şekilde zina davası açıldı ve Hülya Avşar mahkemeye çıktı. Mahkemedeki savunmasını da "Biz Tanju Çolak ile ileri derecede arkadaşız" şeklindeydi. Aysu Hanım tüm bu ihaneti sineye çekti ve Tanju Çolak ile olan evliliğini devam ettirdi. Hatta gazetelere "Hülya hamile kalırsa Çolak soyadını alamaz, oturur kendi bakar" şeklinde açıklamalarda bulundu. Tanju Çolak ise hızla çıktığı kariyer merdivenlerini bir o kadar hızla inmeye başladı. Fenerbahçe'ye transfer olması büyük bir tepkiyle karşılandı. Araç kaçakçılığı yüzünden de birkaç kez hapse girdi. İkili bu gelişmelerden sonra 3 seneye yakın süren ilişkisine noktayı koydu. Hatta Hülya Avşar, Aysu Çolak'ı arayıp "Ben bir hayvanlık yaptım, çok pişmanım, senden özür diliyorum. Gencim, hata yaptım, aşık oldum. Onun için de senden özür diliyorum" dedi. Tanju Çolak ise yıllar sonra verdiği bir röportajda "Medeni durumumuz uygun olsaydı Hülya ile evlenebilirdik. Ama ondan kaynaklı bir sebeple evlenmedik. İlişkimiz Hülya yüzünden bitti." şeklinde bir itirafta bulundu. İkili yıllar sonra sadece bir kez karşılaştı ve el sıkışıp selamlaştı. Türkiye'nin en sansasyonel yasak aşkı da böylece tarihin tozlu sayfalarına karıştı.
Posta Gazetesi'nin haberine göre Hülya Avşar, iş insanı Sadettin Saran ile dört yıl aşk yaşamıştı. Saran'ın hayatını kaleme aldığı 'İçimdeki Dağ' kitabı bir ay önce çıktı. Sadettin Saran'ın, ilişkileri ve evliliklerine dair yazdığı "Bazı ilişkilerim günlerce magazin basınını meşgul etti, bazısı duyulmadı bile. Bana özel kalsın isterdim. Duygularımı, yorumlar altında yaşamak yorucuydu" satırları, pişmanlık olarak değerlendirildi. Gözler Saran'ın 2010 yılında ayrıldığı Hülya Avşar'a çevrildi. Önceki gün Yeniköy'de görüntülenen 58 yaşındaki sanatçı, eski aşkına "Ben yaşadığım hiçbir şeyden pişman değilim" karşılığını verdi.
Özel hayatıyla ilgili de çarpıcı açıklamalar yapan Sayar Çok insan tanıdım ama bir tek Hülya Avşar’la evlenmek istedim... İzzet Çapa'nın röportajı... 30 yılı aşkın bir süredir eğlence dünyasının içinde Ali Sayar. Aslında bir memur çocuğu ve profesyonel tenisçi. "Spor hocası olacakken kadere bak ki, pavyoncu olduk diyor" kendine özgü gülüşüyle. Önce Ankara'da başlamış mesleğe. Restoranlar, gece kulüpleri derken açtığı 3 bin kişilik Tshirt adlı konser mekanıyla Ajda Pekkan'dan Tarkan'a kadar bütün ünlü isimleri taşımış başkente. Aradan yıllar geçmiş. Ankara'da pek çok gece kulübüne ve büyük konserlere imza attıktan sonra sıkılmış, Bodrum'a açılmış Ali... Ve burada kendisine yeni bir çevre edinmiş. Müşterilerinin yüzde doksanı İstanbullu olunca Bizans'a gelmesi için baskılar başlamış. Ankara'da birlikte lokal işlettikleri Celal Çapa'nın da devreye girmesiyle Ali Sayar'ın İstanbul macerası başlıyor. Uzun süredir de Bodrum ve İstanbul'un gece hayatını renklendiren isimler arasında. Bodrum'da 4 senedir işlettiği 5 Oda adlı oteli bu yıl devralmış ve Cenk Eren'le birlikte My Pavyon'u işletiyor. Sayar, 17 yıldır Cenk Eren'le ortaklık yapıyor ve "Hiç anlaşamayan iki insanın bunca yıldır birlikte olması mucize" diyor. "Kaprisli mi Cenk?" diye sorduğumda "Çok. Ama işinde o kadar başarılı ki kaprisi bile yakıştırıyor kendine" cevabını alıyorum. Lafı fazla uzatmayalım ve Ali'yle yaptığımız matrak sohbete buyur edelim sizi... Ferdi Tayfur misali, tahta bavulla Haydarpaşa'ya inmedin herhalde... gülüyor Louis Vuitton valizimle geldim...Celal Çapa'nın Adres diye bir dükkanı vardı. Onu Adres 13 yaptık. O gün bugündür İstanbul senin, Bodrum benim sürdürüyoruz bu işi. Çok zor değil mi Ali, sanatçılarla uğraşmak, kaprisleri filan? Hem de nasıl. 8 yıl önce Serdar Ortaç ve Kenan Doğulu'ya gecede 25 bin lira veriyordum, düşün. Ama artık noktaladım bu işi? Neden? 25 bin lira mı dokundu? Evet, aynen öyle. Şimdi bu rakamlar daha da yükseldi. İş kulüpçülükten çıktı konserlere döndü zaten. Ben de çekildim o tip organizasyonlardan Kenan mı, Serdar mı daha çok kaprisliydi? Serdar'ın kaprisi pek yoktur da biraz huysuzdur. Kenan da, son derece yumuşak ve tatlıdır. Bir gece onu, bir gece diğerini çıkarıyordum. Gecenin sonunda da onların kulisine kaçıp saklanıyordum. ZENGİNLER SIRADAN BİRİ GİBİ GÖRÜNMEK İSTEMEZ Senden aldıkları paraları nereye istiflediklerini görmek için mi? Çok komiksin... Her gece indirim yapayım diye 30 – 40 adisyon getirilirdi bana. . Zenginler de indirim istiyor yani... Yediklerini içtiklerini öderler de, canlı müzikte kons' dediğimiz sanatçı parası eklenir hesaba. Onu vermek istemezler. Kons'u görünce kendilerini sıradan biri gibi hissediyorlar herhalde. O zaman da sen kulise kaçıyorsun... Artık kaçmıyorum, yapıyorum indirimi. Galiba yaşlanınca yufka yürekli olmaya başladım. MAFYAYLA DA POLİTİKACILARLA DA İÇ İÇE YAŞADIM Ankara'da 30 yıl yaşadın, politikacılarla aran nasıldı? Berna ve Mesut Yılmaz ile çok yakınlığım oldu. Berna hanımın her konuda bana çok desteği olmuştur. Çok hanımefendidir. Mekanlarımda davetler verirdi. Peki Mesut Yılmaz? Mesut bey biraz daha uzak soğuk bir insandır. . MAFYA VE POLİTİKACILARLA İÇ İÇE YAŞADIM Mafyanın kol gezdigi dönemlerde Ankara gibi bir yerde mekan işlettin, ölüm korkusu yaşadın mı hiç? Yok... Yer altı dünyasından pek çok kişiyle iyi diyaloglarım vardı. Bir yanda politikacılar, bir yanda yer altı dünyası. Bu nasıl bıçak sırtı gibi bir hayat Ali? Enteresandır, hepsi ile çok saygılı ilişkim oldu. Aramızda bir çizgi vardı hep. Bir gece üst düzey bir politikacıyla, diğer gece ünlü bir kabadayıyla otururdum. Hayattaki bu tezatları seviyorum. 'Bir tek Ziynet Sali'ye borcum kaldı' Tamam söyleme... Hiç sahneye çıkarıp da parasını ödeyemediğin sanatçı oldu mu? Şöyle bir geriye dönüp bakıyorum da galiba bir tek Ziynet Sali'ye borcum kaldı. Şimdiye kadar kimse Ben Ali Sayar'dan paramı alamadım' diyemez... Parayı almadan çıkmam abi' kaprisi yapan var mı Hayatımda ilk kez İzel-Çelik-Ercan'a spor salonunda bir konser düzenlemiştim. Onlar çok meşhur o günlerde. Koca salonu kiraladım ama bir avuç bilet satıldı. Bunlar da paramızı almadan çıkmayız' diye tutturdular. Zar zor ikna ettim, senet filan imzalayıp iki saat sonra çıkarabildim sahneye. 'Bir tek Hülya'yla evlenmek istedim' İnternet'te Ali Sayar yazıyorum, o kulübü açtı, bu mekanı kapattı.... Sanki resmi gazetede şirket ilanları... Öyle bir şey söyle ki seni sıkıcı bulduğum için özür dilemek zorunda kalayım... Bir zamanlar Hülya Avşar'a karşı içim içim kıpırdı, onun için adını koyamadığım duygular hissediyordum. Vur dedik öldürdün... Yaa aslı öyle değil ama bir ara gazetelere "Evleniyorlar" diye manşet olmuştuk. Vallahi ben hatırlamıyorum çok küçüktüm herhalde... Gülüyor Hülya ile Ankara günlerinde çok iyi bir dostluğumuz oldu. İyi arkadaştık. "Hülya'ya karşı bir şeyler hissettin mi" dersen hayır diyemem. Ama asla bir beraberlik yaşamadık. Peki Hülya senin gibi hissetmiş olabilir mi? Bilemiyorum. Bu konuyu hiç konuşmadık. Ama işte dediğim gibi adını koyamadığım duygular hissettim ona karşı. Ailesi de çok sevmişti beni. Çok sık görüştüğümüz için gazetelere manşet olduk. Sen de 15 dakikalığına ünlü oldun demek... Hem de nasıl... Bir gün uçakla İstanbul'a geliyorum. Yan koltuktaki adamın elindeki gazetede Hülya ile ikimizin kocaman fotoğrafı Üstünde de Evleniyorlar' diye manşet. Adam bir bana, bir resme bakıyor o muyum' diye. Ama hala dostluğumuz devam eder. Adamla mı? Evet, adamla... İzzet beni mi yiyorsun, Hülya ile tabii.. Evlenmek ister miydin Hülya Avşar'la? Çok insanla tanıştım, görüştüm ama bir tek Hülya Avşar ile evlenmek istedim galiba... İçinde ukde kalmış sanırım, Hülya'ya tenisi de sen mi öğretmiştin? Bu konuda her kafadan bir ses çıkıyor ama Ankara'da eline raketi tutuşturup ilk ders veren kişi benim. Huysuz mudur Hülya ? Hiç degildir. Çok sebatkardır. Genellikle sanatçılar önce spora heves eder sonra bırakır. Hülya kendini çok geliştirdi. Sen de fena değilsindir teniste... Fena değil ne demek yaa... İki dünya şampiyonası oynadım son 5 yılda. Şu anda veteranlarda kendi yaş kategorimde 3 tenisci arasındayım. Galiba sende biraz vampirlik var... Geceleri mekanlarda, gündüzleri kortlarda. Hülya ile maç yapıyor musunuz hala? Birkaç tenis turnuvasına katıldık beraber. Eli sıkı mıdır Hülya'nın? Tam aksi... Su Ada'nın yandığı günlerdi. Maddi olarak çok sıkıntıya düşmüştüm. Ne yapacağımı bilmiyordum. Bir telefonla Hülya yönlendirdi beni. Hızır gibi yetişti yardımıma. Başka hangi ünlü var tenis dersi verdiğin? 12 Eylül döneminde Tahsin Şahinkaya'ya veriyordum. Para karşılığı mı ? Para vermek istiyordu ama ben almıyordum. Her gün sabahın köründe gidiyordum. Bir nevi askerlik yani... 'Nazan Şoray'la aramızd duygusal bir bağ vardı' Hiç evlenmedin, çocuğun olmadı diye üzülüyor musun? Bekar olmanın sıkıntısını çekmiyor musun? Pek değil. Yalnız yaşamaya okuldan beri alışığım. Evde kadın var zaten, her taraf derli toplu. Seks hayatı için de elimiz yüzümüz düzgün... İkisini birleştirdiğin zaman evliliğe ihtiyacı olmuyor insanın. Bir ara Nazan Şoray ile aşk yaşadığın konuşuldu? Ankara günlerinden başlayan duygusal bir bağ var aramızda... Platonik mi? Pek platonik diyemem. Bıyıklarımın Burak Özçivit'le ilgisi yok Son günlerde bir de Malkoçoğlu bıyıklarıyla gündeme geldi, hatta gazete sayfalarına düştü' Ali... "Burak Özçivit'e benzemek için mi böyle yaptın" diye sorunca hafiften bozuluyor ama belli etmiyor. Kanuni gibi sakal bıyığı varmış. Kuaförü Metine bunları kestirmek için gitmiş. Metin de sadece sakalı kesip bıyığı bırakmış, "Biraz böyle dolaş bakalım n'olacak" demiş. Etraftan tepkiler çok iyi gelince Malkoçoğluluk' hoşuna gitmiş Ali'nin. "Ama Yakup'taki olaydan sonra benim bıyık patladı" diyor. Bir gece Burak Özçivit Yakup'a gidiyor. Hiç yer yok... Garson bıyık durumlarından ötürü onu Ali sanıp "Merak etme Ali abi. Sana bir yer ayarlarız" deyince Burak da bozulup gidiyor. Ertesi gün olay gazetelerde... Ali'nin "Bizim bıyık patladı' dediği olay bu işte,. Sen mi daha yakışıklısın Burak mı? 20 yaş büyüğüm ondan. Ama bu benzetme de fena değil hani...O konuda biraz megalomanım. Narsist mi derler ne... Biliyor musun bir dizi teklifi bile aldım. Malkoçoğlu'nun babasını mı oynayacaksın ? Yok... Seri katil rolü teklif ettiler... Gündüz bir iş adamı, gece eli kanlı canavar Yakışır, kabul ettin mi? Yok canım.. Oruç tutmaya Fatih Terim'le başladım Biraz da Galatasaray tutkundan bahset Bodrum ve Galatasaray benim esas yaşam biçimim. Takımın bütün deplasmanlarına, hatta yurt dışı maçlarına giderim. Yoksa gölnünde yöneticilik mi yatıyor ? Yöneticilik değil de, gönülden bağlıyım. Hiç karşılığı olmadan Ankara'ya geldiklerinde yıllarca takıma yemekler, davetler verdim. Peki bir görev verilirse kabul eder misin? Seve seve... Galatasaray deyince akan sular durur. İki elim kanda olsa maça giderim ya da televizyonda seyrederim. Bir ara Florya'da antrenmanlara bile gidiyordum. Bu kadar yakından tanıdığın Fatih Terim nasıl bir insan? Çok sert bir imajı var ama melek gibidir. Zamanında bana da maddi manevi büyük yardımları olmuştu... Borç mu verdi? Borç değil. Bir ortaklığa girerken parasal anlamda çok sıkıntılıydım. Kara Kara düşünürken "Karadeniz'de gemilerin mi battı Ali" dedi. Öylesine anlattım olayı. Bir baktım ertesi gün şoförü ile parayı göndermiş. Hocanın o jestini hiç unutamam. Fatih Hoca manevi olarak da destek oldu demiştin, birlikte ağlamadınız herhalde...gülüyor Ankara'da Ankaragücü'nü çalıştırdığı zaman Kadir geceleri 7 camii gezerdik birlikte. Ramazan'da da onun ve takımın oruç tutmasından, sahurda bir araya gelip güzel muhabbetler etmesinden çok etkilendim. O günlerde O'nun bu maneviyatı beni oruca başlattı. Şimdi her Ramazan tutarım orucumu... 'İzel'e şaşırdım!' Muhabbet tam bitmiş masadan kalkmaya hazırlanıyordum ki aklıma İzel ve Cenk Eren arasında yaşananlar geldi. Ne de olsa durum Ali'yi de yakından ilgilendiriyordu, sonuçta İzel, Ali'nin Cenk'le ortak oldukları mekanda sahneye çıkacakken durumlar tepetaklak oluvermişti. Konuyu açtığımda Ali'den şu yanıtı alıyorum "Ben İzel'i her zaman disiplinli ve sorumluluk sahibi olarak bilirdim. Hala da öyle biliyorum aslında. Tüm bu olanların nasıl bir açıklaması olur merak ediyorum, tek söyleyebileceğim...Şaşırdım"
selçuk aslan hülya avşar aşkı