🔫 Iyi Niyetli Olmak Ile Ilgili Ayetler

Affetmekile ilgili ayetler. Ey iman edenler! Öldürme vakaları için size kısas hükmü farz kılındı. Hür olana karşılık hür, köleye karşılık köle, kadına karşılık kadın (olmak üzere kısası yapın). Fakat kime de kardeşi tarafından (kısastan vazgeçilerek) bir şey bağışlanırsa artık (maktul yakınları diyeti Eniyi Anlamlı Güzel Sözler ve Blog Sitesi Oruç ile ilgili Sözler, Ayetler, Hadisler Kağıttan Yapilan Etkinlikler 11 Adımda Özgüven Sahibi Olmak Çoğuâhirete intikal ettikleri ve orada yaptıklarının hesabını vermekte oldukları için isim vermeden bikaç misal ile yetineceğim: İyi niyetli ama kalkıştığı iş için yetersiz bir doktor (bunu kendisi de söylüyor; s. 11), Hoca'nın mirac hakkındaki anlayış ve yorumunu reddeden bir kitap yazıyor (Mirac ve Hamidullah, İst Yaklaşık iki senesini benimle siyam ikizi modunda geçiren küçük kızım, kucağımdaki oyuncaktan hallice bebeği kıskanmaya başladı. Aslında onu ayrı bir varlık olarak seviyor fakat Dünyada neden kötülük var ? Merve tarafından 24 Haziran 2015 tarihinde gönderildi. “Dünyada neden kötülük var” sorusu genelde şu cümle ile devam eder. “ Keşke herkes iyi insan olarak yaratılsaydı. ”. Peki, biz iyi niyetli görünen bu dileğin gerçekte ne anlama geldiğini hiç düşündük mü? e8iv94. Kuranda İyilik ayetleri, ”İyilik’ Kelimesi ile İlgili Ayetler Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla Siz, insanlara iyiliği emrederken, kendinizi unutuyor musunuz? Oysa siz kitabı okuyorsunuz. Yine de akıllanmayacak mısınız? Bakara Suresi, 44 Ve hatırlayın, demiştik ki “Şu şehre girin ve orada istediğiniz yerde bol bol yiyin, yalnızca secde ederek kapısından girerken dileğimiz bağışlanmadır’ deyin; Biz de hatalarınızı bağışlayalım; iyilik yapanların ecirlerini arttıracağız.” Bakara Suresi, 58 Hani İsrailoğulları”ndan, “Allah’tan başkasına kulluk etmeyin, anneye-babaya, yakınlara, yetimlere ve yoksullara iyilikle davranın, insanlara güzel söz söyleyin, namazı dosdoğru kılın ve zekatı verin” diye misak almıştık. Sonra siz, pek azınız hariç, döndünüz ve hala yüz çeviriyorsunuz. Bakara Suresi, 83 Hayır, kim güzel davranış ve iyilikte bulunarak kendisini Allah’a teslim ederse, artık onun Rabbi Katında ecri vardır. Onlar için korku yoktur ve onlar mahzun olmayacaklardır. Bakara Suresi, 112 Yüzlerinizi doğuya ve batıya çevirmeniz iyilik değildir. Ama iyilik, Allah’a, ahiret gününe, meleklere, Kitaba ve peygamberlere iman eden; mala olan sevgisine rağmen, onu yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışa, isteyip-dilenene ve kölelere özgürlükleri için veren; namazı dosdoğru kılan, zekatı veren ve ahidleştiklerinde ahidlerine vefa gösterenler ile zorda, hastalıkta ve savaşın kızıştığı zamanlarda sabredenlerin tutum ve davranışlarıdır. İşte bunlar, doğru olanlardır ve müttaki olanlar da bunlardır. Bakara Suresi, 177 Sana, hilalleri doğuş halindeki ayları sorarlar. De ki “O, insanlar ve hacc için belirlenmiş vakitlerdir. İyilik birr, evlere arkalarından gelmeniz değildir, ama iyilik sakınanın tutumudur. Evlere kapılarından girin. Allah’tan sakının, umulur ki kurtuluşa erersiniz. Bakara Suresi, 189 Allah yolunda infak edin ve kendinizi kendi ellerinizle tehlikeye atmayın. İyilik edin. Şüphesiz Allah, iyilik edenleri sever. Bakara Suresi, 195 Onlardan öylesi de vardır ki “Rabbimiz, bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver ve bizi ateşin azabından koru” der. Bakara Suresi, 201 Bir de yeminlerinizi bahane ederek; iyilik yapmanız, sakınmanız ve insanların arasını düzeltmenize Allah’ı engel kılmayın. Allah işitendir, bilendir. Bakara Suresi, 224 Boşanma iki defadır. Sonra Ya iyilikle tutmak veya güzellikle bırakmak gerekir. Onlara kadınlara verdiğiniz bir şeyi geri almanız size helal değildir; ancak ikisinin Allah’ın sınırlarını ayakta tutamayacaklarından korkmuş olmaları durumu başka. Eğer ikisinin Allah’ın sınırlarını ayakta tutamayacaklarından korkarsanız, bu durumda kadının fidye vermesinde ikisi için de günah yoktur. İşte bunlar, Allah’ın sınırlarıdır; onlara tecavüz etmeyin. Kim Allah’ın sınırlarına tecavüz ederse, onlar zalimlerin ta kendileridir. Bakara Suresi, 229 Kendilerine el sürmediğiniz, mehirlerini tespit etmediğiniz kadınları boşamanızda sizin için bir sakınca yoktur. Onları yararlandırın, zengin olan kendi gücü, darda olan da kendi gücü oranında, maruf meşru ve örfe uygun bir şekilde yararlandırsın. Bu, iyilik edenler üzerinde bir haktır. Bakara Suresi, 236 Sevdiğiniz şeylerden infak edinceye kadar asla iyiliğe eremezsiniz. Her ne infak ederseniz, şüphesiz Allah onu bilir. Ali İmran Suresi, 92 Sizden; hayra çağıran, iyiliği marufu emreden ve kötülükten münkerden sakındıran bir topluluk bulunsun. Kurtuluşa erenler işte bunlardır. Ali İmran Suresi, 104 Size bir iyilik dokununca tasalanırlar, size bir kötülük isabet ettiğindeyse buna sevinirler. Eğer siz sabreder ve sakınırsanız, onların hileli düzenleri’ size hiçbir zarar veremez. Şüphesiz, Allah, yapmakta olduklarını kuşatandır. Ali İmran Suresi, 120 Onlar, bollukta da, darlıkta da infak edenler, öfkelerini yenenler ve insanlardaki haklarından bağışlama ile vazgeçenlerdir. Allah, iyilik yapanları sever. Ali İmran Suresi, 134 Böylece Allah, dünya ve ahiret sevabının güzelliğini onlara verdi. Allah iyilikte bulunanları sever. Ali İmran Suresi, 148 Kendilerine yara isabet ettikten sonra, Allah ve elçisinin çağrısına icabet edenler, içlerinden iyilik yapanlar ve sakınanlar için büyük bir ecir vardır. Ali İmran Suresi, 172 “Rabbimiz, biz “Rabbinize iman edin” diye imana çağrıda bulunan bir çağırıcıyı işittik, hemen iman ettik. Rabbimiz, bizim günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört ve bizi de iyilik yapanlarla birlikte öldür.” Ali İmran Suresi, 193 Ama Rablerinden korkup-sakınanlar; onlar için Allah Katında -bir şölen olarak- altlarından ırmaklar akan -içinde ebedi kalacakları- cennetler vardır. İyilik yapanlar için, Allah’ın Katında olanlar daha hayırlıdır. Ali İmran Suresi, 198 Gerçek şu ki, Allah zerre ağırlığı kadar haksızlık yapmaz. Bu ağırlıkta Bir iyilik olursa, onu kat kat kılar ve Kendi yanından pek büyük bir ecir verir. Nisa Suresi, 40 Öyleyse, nasıl olur da, kendi ellerinin sundukları sonucu, onlara bir musibet isabet eder, sonra sana gelerek “Kuşkusuz, biz iyilikten ve uzlaştırmaktan başka bir şey istemedik” diye Allah’a yemin ederler? Nisa Suresi, 62 Her nerede olursanız, ölüm sizi bulur; yüksekçe yerlerde tahkim edilmiş kalelerde olsanız bile. Onlara bir iyilik dokunsa “Bu, Allah’tandır” derler; onlara bir kötülük dokunsa “Bu sendendir” derler. De ki “Tümü Allah’tandır.” Fakat, ne oluyor ki bu topluluğa, hiçbir sözü anlamaya çalışmıyorlar? Nisa Suresi, 78 Sana iyilikten her ne gelirse Allah’tandır, kötülükten de sana ne gelirse o da kendindendir. Biz seni insanlara bir elçi olarak gönderdik; şahid olarak Allah yeter. Nisa Suresi, 79 Onların gizlice söyleşmelerinin’ çoğunda hayır yok. Ancak bir sadaka vermeyi veya iyilikte bulunmayı ya da insanların arasını düzeltmeyi emredenlerinki başka. Kim Allah’ın rızasını isteyerek böyle yaparsa, artık ona büyük bir ecir vereceğiz. Nisa Suresi, 114 İyilik yaparak kendini Allah’a teslim eden ve hanif tevhidi olan İbrahim’in dinine uyandan daha güzel din’li kimdir? Allah, İbrahim’i dost edinmiştir. Nisa Suresi, 125 Eğer bir kadın, kocasının nüşuzundan veya ondan yüz çevirip uzaklaşmasından korkarsa, barış ile aralarını bulup düzeltmekte ikisi için sakınca yoktur. Barış daha hayırlıdır. Nefisler ise kıskançlığa ve bencil tutkulara’ hazır elverişli kılınmıştır. Eğer iyilik yapar ve sakınırsanız, şüphesiz, Allah, yaptıklarınızdan haberi olandır. Nisa Suresi, 128 Ey iman edenler, Allah’ın şiarlarına, haram olan ay’a, kurbanlık hayvanlara, onlardaki gerdanlıklara ve Rablerinden bir fazl ve hoşnutluk isteyerek Beyt-i Haram’a gelenlere sakın saygısızlık etmeyin. İhramdan çıktınız mı artık avlanabilirsiniz. Sizi Mescid-i Haram’dan alıkoyduklarından dolayı bir topluluğa olan kininiz, sakın sizi haddi aşmaya sürüklemesin. İyilik ve takva konusunda yardımlaşın, günah ve haddi aşmada yardımlaşmayın ve Allah’tan korkup-sakının. Gerçekten Allah ceza ile sonuçlandırması pek şiddetli olandır. Maide Suresi, 2 Sözleşmelerini bozmaları nedeniyle, onları lanetledik ve kalplerini kaskatı kıldık. Onlar, kelimeleri konuldukları yerlerden saptırırlar. Sık sık Kendilerine hatırlatılan şeyden yararlanıp pay almayı unuttular. İçlerinden birazı dışında, onlardan sürekli ihanet görür durursun. Yine de onları affet, aldırış etme. Şüphesiz Allah, iyilik yapanları sever. Maide Suresi, 13 Böylelikle Allah, dediklerine karşılık olarak içinde ebedi kalacakları, altından ırmaklar akan cennetler verdi. Bu, iyilik yapanların karşılığıdır. Maide Suresi, 85 İman edenler ve salih amellerde bulunanlar için korkup-sakındıkları, iman ettikleri ve salih amellerde bulundukları, sonra korkup-sakındıkları ve iman ettikleri ve sonra yine korkup-sakındıkları ve iyilikte bulundukları takdirde yasaklanmadan önce dedikleri dolayısıyla bir sorumluluk yoktur. Allah, iyilik yapanları sever. Maide Suresi, 93 Şayet Allah sana bir zarar dokunduracak olursa, O’ndan başka bunu giderecek yoktur. Sana bir iyilik dokunduracak olursa da O, herşeye güç yetirendir. En’am Suresi, 17 Ve ona İshak’ı ve Yakub’u armağan ettik, hepsini hidayete eriştirdik; bundan önce de Nuh’u ve onun soyundan Davud’u, Süleyman’ı, Eyyub’u, Yusuf’u, Musa’yı ve Harun’u hidayete ulaştırdık. Biz, iyilik yapanları işte böyle ödüllendiririz. En’am Suresi, 84 De ki “Gelin size Rabbinizin neleri haram kıldığını okuyayım O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın, anne-babaya iyilik edin, yoksulluk-endişesiyle çocuklarınızı öldürmeyin. -Sizin de, onların da rızıklarını Biz vermekteyiz. Çirkin-kötülüklerin açığına ve gizli olanına yaklaşmayın. Hakka dayalı olma dışında, Allah’ın öldürülmesini haram kıldığı kimseyi öldürmeyin. İşte bunlarla size tavsiye emr etti; umulur ki akıl erdirirsiniz.” En’am Suresi, 151 Sonra Biz Musa’ya, iyilik yapanların üzerinde nimetimizi tamamlamak, herşeyi ayrı ayrı açıklamak ve bir hidayet ve rahmet olarak kitabı verdik. Umulur ki Rablerine kavuşacaklarına inanırlar. En’am Suresi, 154 Kim bir iyilikle gelirse, kendisine bunun on katı vardır, kim bir kötülükle gelirse, onun mislinden başkasıyla cezalandırılmaz ve onlar haksızlığa uğratılmazlar. En’am Suresi, 160 Düzene konulması ıslahından sonra yeryüzünde bozgunculuk fesad çıkarmayın; O’na korkarak ve umut taşıyarak dua edin. Doğrusu Allah’ın rahmeti iyilik yapanlara pek yakındır. Araf Suresi, 56 Sonra kötülüğün yerini iyilikle değiştirdik, öyle ki onlar, çoğaldılar ve “Atalarımıza da bazen şiddetli sıkıntılar bazen de refah ve genişlikler dokunmuştu” dediler. Bunun üzerine, Biz de onları kendileri hiç şuurunda değilken apansız kıskıvrak yakalayıverdik. Araf Suresi, 95 Onlara bir iyilik geldiği zaman “Bu bizim için” dediler; onlara bir kötülük isabet ettiğinde bunu da Musa ve beraberindekilerin bir uğursuzluğu olarak yorumlarlardı. Haberiniz olsun, Allah Katında asıl uğursuz olanlar kendileridir; ama onların çoğu bilmezler. Araf Suresi, 131 Bize bu dünyada da, ahirette de iyilik yaz, şüphesiz ki biz Sana yöneldik. Dedi ki “Azabımı dilediğime isabet ettiririm, rahmetim ise herşeyi kuşatmıştır; onu korkup-sakınanlara, zekatı verenlere ve Bizim ayetlerimize iman edenlere yazacağım.” Araf Suresi, 156 Onlara “Bu şehirde oturun, ondan istediğiniz yerden yeyin, dileğimiz bağışlanmadır’ deyin ve kapısından secde ederek girin, Biz de hatalarınızı bağışlayalım. İyilik yapanların armağanlarını artıracağız” denildiğinde, Araf Suresi, 161 Onları yeryüzünde ayrı ayrı topluluklar olarak paramparça dağıttık. Kimileri salih davranışlarda bulunuyor, kimileri de bunların dışında olan aşağılıklardır. Onları iyiliklerle ve kötülüklerle imtihan ettik, ki dönsünler. Araf Suresi, 168 Sana iyilik dokunursa, bu onları fenalaştırır, bir musibet isabet edince ise “Biz önceden tedbirimizi almıştık” derler ve sevinç içinde dönüp giderler. Tevbe Suresi, 50 Münafık erkekler ve münafık kadınlar, bazısı bazısındandır; kötülüğü emrederler, iyilikten alıkoyarlar, ellerini sımsıkı tutarlar. Onlar Allah’ı unuttular; O da onları unuttu. Şüphesiz, münafıklar fıska sapanlardır. Tevbe Suresi, 67 Mü’min erkekler ve mü’min kadınlar birbirlerinin velileridirler. İyiliği emreder, kötülükten sakındırırlar, namazı dosdoğru kılarlar, zekatı verirler ve Allah’a ve Resûlü”ne itaat ederler. İşte Allah’ın kendilerine rahmet edeceği bunlardır. Şüphesiz, Allah, üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir. Tevbe Suresi, 71 Allah’a ve elçisine karşı içten bağlı kalıp hayra çağıranlar’ oldukları sürece, güçsüz-zayıflara, hastalara ve infak etmek için bir şey bulamayanlara bir sorumluluk günah yoktur. İyilik edenlerin aleyhinde de bir yol yoktur. Allah, bağışlayandır, esirgeyendir. Tevbe Suresi, 91 Zarar vermek, inkarı pekiştirmek, mü’minlerin arasını ayırmak ve daha önce Allah’a ve elçisine karşı savaşanı gözlemek için mescid edinenler ve “Biz iyilikten başka bir şey istemedik” diye yemin edenler var ya, Allah onların şüphesiz yalancı olduklarına şahidlik etmektedir. Tevbe Suresi, 107 Tevbe edenler, ibadet edenler, hamd edenler, İslam uğrunda seyahat edenler, rükû edenler, secde edenler, iyiliği emredenler, kötülükten sakındıranlar ve Allah’ın sınırlarını koruyanlar; sen bütün mü’minleri müjdele. Tevbe Suresi, 112 Medine halkına ve çevresindeki bedevilere, Allah”ın elçisinden geri kalmaları, kendi nefislerini onun nefsine tercih etmeleri yakışmaz. Bu, gerçekten onların Allah yolunda bir susuzluk, bir yorgunluk, dayanılmaz bir açlık’ çekmeleri, kafirleri kin ve öfkeyle ayaklandıracak’ bir yere ayak basmaları ve düşmana karşı bir başarı kazanmaları karşılığında, mutlaka onlara bununla salih bir amel yazılmış olması nedeniyledir. Şüphesiz Allah, iyilik yapanların ecrini kaybetmez. Tevbe Suresi, 120 Gündüzün iki tarafında ve gecenin gündüze yakın saatlerinde namazı kıl. Şüphesiz iyilikler, kötülükleri giderir. Bu, öğüt alanlara bir öğüttür. Hud Suresi, 114 Ve sabret. Gerçekten Allah, iyilik yapanların ecrini kaybetmez. Hud Suresi, 115 Bu karara vardıktan sonra “Ey Babamız,” dediler. “Sana ne oluyor, Yusuf’a karşı bize güvenmiyorsun? Oysa gerçekte biz, onun iyiliğini isteyenleriz.” Yusuf Suresi, 11 Erginlik çağına erişince, kendisine hüküm ve ilim verdik. İşte Biz, iyilik yapanları böyle ödüllendiririz. Yusuf Suresi, 22 Onunla birlikte iki genç de zindana girmişti. Biri “Ben rüyamda kendimi şarap sıkıyorken gördüm.” dedi. Öbürü “Ben de kendimi başımın üstünde ekmek taşıyorken gördüm; kuş da ondan yemekteydi” dedi. “Bunun yorumundan bize haber ver. Doğrusu biz seni, iyilik yapanlardan görmekteyiz.” Yusuf Suresi, 36 İşte böylece Biz yeryüzünde Yusuf’a güç ve imkan iktidar verdik. Öyle ki, orada Mısır’da dilediği yerde konakladı. Biz kime dilersek rahmetimizi nasib ederiz ve iyilik yapanların ecrini kayba uğratmayız. Yusuf Suresi, 56 Dediler ki “Ey Vezir, gerçek şu ki, bunun yaşlı ve büyük bir babası var; onun yerine bizden birisini alıkoy. Doğrusu biz, seni iyilik yapanlardan görmekteyiz.” Yusuf Suresi, 78 “Sen gerçekten Yusuf musun, sensin öyle mi?” dediler. “Ben Yusuf’um” dedi. “Ve bu da kardeşimdir. Doğrusu Allah bize lütufta bulundu. Gerçek şu ki, kim sakınır ve sabrederse, şüphesiz Allah, iyilikte bulunanların karşılığını boşa çıkarmaz.” Yusuf Suresi, 90 Babasını ve annesini tahta çıkarıp oturttu; onun için secdeye kapandılar. Dedi ki “Ey Babam, bu, daha önceki rüyamın yorumudur. Doğrusu Rabbim onu gerçek kıldı. Bana iyilik etti, çünkü beni zindandan çıkardı. Şeytan benimle kardeşlerimin arasını açtıktan sonra, O, çölden sizi getirdi. Şüphesiz benim Rabbim, dilediğini pek ince düzenleyip tedbir edendi. Gerçekten bilen, hüküm ve hikmet sahibi O’dur.” Yusuf Suresi, 100 Onlar, iyilikten önce kötülüğü çabuklaştırmak istiyorlar; oysa onlardan önce nice örnekler gelip-geçmiştir. Ve şüphesiz, senin Rabbin, zulümlerine karşılık insanlar için bağışlama sahibidir ve şüphesiz senin Rabbin, cezası çok şiddetli olandır. Ra’d Suresi, 6 Ve onlar-Rablerinin yüzünü hoşnutluğunu isteyerek sabrederler, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiklerimizden gizli ve açık infak ederler ve kötülüğü iyilikle savarlar. İşte onlar, bu yurdun dünyanın güzel sonucu ahiret mutluluğu onlar içindir. Ra’d Suresi, 22 Şüphesiz Allah korkup-sakınanlarla ve iyilik edenlerle beraberdir. Nahl Suresi, 128 Eğer iyilik ederseniz kendinize iyilik etmiş olursunuz ve eğer kötülük ederseniz o da kendi aleyhinizedir. Sonunda vaad geldiği zaman, yine öyle kullar göndeririz ki yüzlerinizi kötü duruma soksunlar’, birincisinde ona girdikleri gibi mescid Kudüse girsinler ve ele geçirdiklerini darmadağın edip mahvetsinler.’ İsra Suresi, 7 Rabbin, O’ndan başkasına kulluk etmemenizi ve anne-babaya iyilikle-davranmayı emretti. Şayet onlardan biri veya ikisi senin yanında yaşlılığa ulaşırsa, onlara “Öf” bile deme ve onları azarlama; onlara güzel söz söyle. İsra Suresi, 23 Ancak tevbe eden, iman eden ve salih amellerde bulunup davranan başka; işte onların günahlarını Allah iyiliklere çevirir. Allah, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir. Furkan Suresi, 70 “Ancak zulmeden başka; sonra kötülüğün ardından iyiliğe çevirirse, artık şüphesiz Ben, bağışlayanım, esirgeyenim.” Neml Suresi, 11 Dedi ki “Ey kavmim, neden iyilikten önce kötülük konusunda acele davranıyorsunuz? Allah’tan bağışlanma dilemeniz gerekmez mi? Umulur ki esirgenirsiniz.” Neml Suresi, 46 Kim bir iyilikle gelirse, artık kendisine daha hayırlısı vardır ve onlar, o günün korkusuna karşı güvenlik içindedirler. Neml Suresi, 89 O, erginlik çağına ulaşıp olgunlaşınca, ona bir hüküm ve hikmet’ ve ilim verdik. Biz iyilikte bulunanları işte böyle ödüllendiririz. Kasas Suresi, 14 İşte onlar; sabretmeleri dolayısıyla ecirleri iki defa verilir ve onlar kötülüğü iyilikle uzaklaştırıp kendilerine rızık olarak verdiklerimizden infak ederler. Kasas Suresi, 54 Kim bir iyilikle gelirse, artık onun için daha hayırlısı vardır; kim bir kötülükle gelirse, artık kötülükleri yapanlar, yalnızca yaptıklarıyla karşılık görürler. Kasas Suresi, 84 Biz insana anne ve babasını onlara iyilikle davranmayı tavsiye ettik. Annesi onu, zorluk üstüne zorlukla karnında taşımıştır. Onun sütten ayrılması, iki yıl içindedir. “Hem Bana, hem anne ve babana şükret, dönüş yalnız Banadır.” Lokman Suresi, 14 Bununla birlikte, onların ikisi annen ve baban hakkında bir bilgin olmayan şeyi Bana şirk koşman için, sana karşı çaba harcayacak olurlarsa, bu durumda onlara itaat etme ve dünya hayatın da onlara iyilikle ma’ruf üzere sahiplen onlarla geçin ve Bana gönülden-katıksız olarak yönelenin’ yoluna tabi ol. Sonra dönüşünüz yalnızca Banadır, böylece Ben de size yaptıklarınızı haber vereceğim. Lokman Suresi, 15 De ki “Ey iman eden kullarım, Rabbinizden sakının. Bu dünyada iyilik edenler için bir iyilik vardır. Allah’ın arz’ı geniştir. Ancak sabredenlere ecirleri hesapsızca ödenir.” Zümer Suresi, 10 İyilikle kötülük eşit olmaz. Sen, en güzel olan bir tarzda kötülüğü uzaklaştır; o zaman, görürsün ki seninle onun arasında düşmanlık bulunan kimse, sanki sıcak bir dostun oluvermiştir. Fussilet Suresi, 34 İşte Allah, iman edip salih amellerde bulunan kullarına böyle müjde vermektedir. De ki “Ben buna karşı yakınlıkta sevgi dışında sizden hiçbir ücret istemiyorum.” Kim bir iyilik kazanırsa, Biz ondaki iyiliği artırırız. Gerçekten Allah, bağışlayandır, şükredene karşılığını verendir. Şura Suresi, 23 Biz insana, anne ve babasına’ iyilikle davranmasını tavsiye ettik. Annesi onu güçlükle taşıdı ve onu güçlükle doğurdu. Onun hamilelikte taşınması ve sütten kesilmesi, otuz aydır. Nihayet güçlü erginlik çağına erip kırk yıl yaşına ulaşınca, dedi ki “Rabbim, bana, anne ve babama verdiğin nimete şükretmemi ve Senin razı olacağın salih bir amelde bulunmamı bana ilham et; benim için soyumda salahı ver. Gerçekten ben tevbe edip Sana yöneldim ve gerçekten ben Müslümanlardanım.” Ahkaf Suresi, 15 “Şüphesiz, biz bundan önce O’na dua kulluk ederdik. Gerçekten O, iyiliği bol, esirgemesi çok olanın ta Kendisi’dir.” Tur Suresi, 28 Allah, sizinle din konusunda savaşmayan, sizi yurtlarınızdan sürüp-çıkarmayanlara iyilik yapmanızdan ve onlara adaletli davranmanızdan sizi sakındırmaz. Çünkü Allah, adalet yapanları sever. Mümtehine Suresi, 8 Daha çok istekte bulunmak için iyilik yapma. Müddesir Suresi, 6 Ki onlar, Üstün değerli, iyilik ve dürüstlük sembolü.’ Abese Suresi, 16 su eksi sözlük'te bile aciklamalarina ulasilabilecek konulardir ve yazarin üzerlerine okudugu kitaplari suresi 86. ayet icin bkz ve bkz. çok uğraşmışsın, emeğine yazık olmuş keşke meali okuduktan sonra bir de tefsirle ne anlatılmak istendiği anlaşılmaya çalışılsaydı; boşa gitmemiş olurdu bunca vaktin diyebileceğim islamın akla uydurulmaya çalışıldığı yersiz ve subjektif bu arada iyi niyetli olarak amaç öğrenmekse; önyargı ve kötü niyet yoksailk ayetten itibaren sav konusunda fikir sahibi olunurbkz kehf suresi 86. ayetcaner taslaman izahıedit 2 seri eksi oy veren, ispiyonlayan arkadaşım; tanım da, format gereği olması gereken de entry içinde öfkenden ve hazımsızlığından belki anlayarak kadar telaşa ve despotluğa gerek yok; sen haklıysan ikimiz için de bu dünyada ve öldükten sonra bir şey değişmeyecek; ama inanmadığın ayetler gerçekse öldükten sonra imansız gidenler için ciddi bir sıkıntı da isteyen istediğini yazar; kimin nasibinde ne varsa onu idrak gerek yok.. ahzab 53"ey iman edenler! siz zamanını gözetlemeksizin, bir yemeğe davet edilmedikçe, peygamber'in evlerine girmeyin. ancak davet edildiğiniz vakit girin. yemeği yediğinizde hemen dağılın, sohbete dalmayın. çünkü bu hareketiniz peygamber'i üzmekte, fakat o size bunu söylemekten utanmaktadır. ama allah, hakkı söylemekten çekinmez. peygamber'in hanımlarından bir şey istediğiniz zaman perde arkasından isteyin. bu, hem sizin kalpleriniz, hem de onların kalpleri için daha temiz bir davranıştır. sizin allah'ın resûlünü üzmeniz ve kendisinden sonra onun hanımlarını nikâhlamanız asla caiz olamaz. çünkü bu, allah katında büyük bir günah tır. "dedi tüm insanlığa gönderilmiş kutsal kitap. yoktur bir bakıma. dinle ilgili istediğiniz kadar "gerçek" anlatın hiç bir işe yaramaz. mesela biri çıkar der ki meal okumuşsun keşke tefsir de okusaydın. halbuki adam kuran'dan örnek yazmış demiş ki apaçık anlaşılsın diye arapça indirdik, biz bu kitabı anlayın diye açık açık yazdık, ne tefsiri kardeşim? tefsir ne? tefsir dediğin ayetleri açıklamak bahanesiyle kendi aklına uydurmak yüzden anlatamazsın. hani kuran'da der ya onların gözlerinde perde var inanmazlar diye, inananın da gözünde başka bir perde vardır ve sen o perdeyi kaldıramazsın. o yüzden yoktur insanı ateist yapacak ayet ya da hadi diyelim ki var, ama dinde sorgulama zaten yasaktır. çeviri metinler üzerinden yapılan çıkarımlardır kuran'daki ayetlerden ötürü ateist olan kişiler; yine kuran'da benim okuduğum bir ayet ile açıklanmıştır."allah onunla bir çoklarını saptırır, bir çoklarını da doğru yola iletir. onunla ancak fasıkları saptırır. ""onunla" ile kastettiği şey komple okumaya üşenirsiniz diye önce açıklayıcı kısmı verdim. üşenmeyenler için buyrun ayetin 26 allah bir sivrisineği, ondan daha da ötesi bir varlığı örnek olarak vermekten çekinmez. iman edenler onun, rablerinden gelen bir gerçek olduğunu bilirler. küfre saplananlar ise, "allah örnek olarak bununla neyi kastetmiştir?" derler. allah onunla bir çoklarını saptırır, bir çoklarını da doğru yola iletir. onunla ancak fasıkları saptırır. [ birtakım mitolojik ve örfi hukuk kaideleri belirten kitapta geçen cümleler bütünüdür. hala daha "kuranın aslını okuyun, arapça bir kelimenin 200 anlamı var" diyenleri anlamıyorum. arapça denen dilin gelişimi yakın dönemlerdedir. kaldı ki, 600'lü yıllarda arapça çok da gelişmiş bir dil değildi. arapçanın gelişmesi ve kelimelerin yeni anlamlar kazanması, islam tarihi boyunca yazılan hadis ve tefsir külliyatıyla mümkün olmuştur. akla mantığa sığmayan ilkelere tefsir yoluyla yeni anlamlar kazandırılmıştır. örnek vermek gerekirse,elmalı mealinde, enbiya 33 "halbuki o, o hâlık ki geceyi, gündüzü ve şems-ü kameri yaratmış, bütün o ecram her biri birer felekte yüzüyorlar" ifadesindeki "felek" sözcüğüne aslında daire anlamı vardır daha sonra yörünge anlamı verilerek hem kuran akla mantığa uyduruluyor, hem de felek sözcüğü yeni bir anlam kazanmış oluyor. halbuki eski tefsirlerin elmalı da dahil hiçbirinde yörünge geçmez. insan başını gökyüzüne kaldırdığında da güneşin bir yol üzerinden akıp gittiğini görür. bu uzay, yörünge, gezegen, güneş sistemiyle ilgili astronomik bir bilgi değildir. ateizme cok yanlis yaklasan insanlarin ilgilendigi ayet ve hadisler butunudur. ateizme tek tek dinlerde tutarsizlik arayarak, dinleri redderek ulasmayiniz zira bariz meselaya tersten yaklasiyorsunuz. ateizme tanri olgusunun gerekliliginden, aciklanabilirliginden ve kanit sayilabilecek bilgi yetersizliginden eksik buldun diyelim ki, hadi ıslam yanlis din. bu seni niye ateist yapiyor? daha 4 milyon baska din var, sirf islami curuttun diye onlarin gercekligi reddedilmis mi oluyor?ben boyle ateist olmadim, kimseye de onermiyorum. ekşi sözlük kullanıcılarıyla mesajlaşmak ve yazdıkları entry'leri takip etmek için giriş yapmalısın. ALLah İyiLik eDenLeri SeveR Etiketler Iyilik etmek. Bakara dini sözler Dini forum ALLah İyiLik eDenLeri SeveR Kategori sureler-ayetler Bu Dini Sohbet Sayfasi 322 Kez ziyaret edilmiştir Yazar Dini Forum ALLah İyiLik eDenLeri SeveR Hakkında Detaylar Iyilik er iyilik bul kim kazanmış kötülükten sayfası olarak bugün ki konumuz iyilik daha uzun anlatımlı açıklamalı yazımız sayfamıza eklemiştir okuyan istifade eden herkese burdan selam ve sevgiler arkadaşlar SeLamün ALeyküm sevgili takipçileri ve okuyuculari sizlere bugün iyilik başlığımız olan konuyla alakalı karşılıklı oturup sohbet tadinda ayet hadisler ve güzel sözlerle desteklenmiş keyifle okuyup kolay anlayacağınız bir makale ile yazıma bismillah diyorum umarım sizlerde keyifle okursunuz uyruklu ve düşüncelerinizi de bizimle paylaş lütfen şimdiden herkese keyifle okumalar olsun inşallah canlar.. İyi insan olmak ve iyilik etmek tamamen yaradılış ve insanın merhametiyle alakalı bir durumdur karekteri niyeti kötü bir insan iyilik etmeyi düşüne bilir mi? ve ya her hangi bir durumda merhametli olması beklenilir mi çünkü o kişi kötüdür ahlakı kötü düşüncesi kötü ona ne iyiligi aşılaya bilirsiniz nede iyi olacagı ihtimalini düşünürsünüz ben kalbi niyeti kötü insanlardan çok korkarım ve bu gibi durumlara maruz kalmışsam şayet allahım beni bu kötü niyetli insanların şerrinden uzak tut koru ben sana sıgınıyorum diye dua ederim.. Kalbi kötü insanın niyetleri düşünceleride kötü olacagından bulundugu her ortamda cevresindeki kişilere ve insanlara hadda ve hadda hayvanlara bile zarar verir ve günümüzde o kadar çok örnegini duyar ve görür oldukki Allah islah etsin nelerle karşılaşıyoruz ve biz insanlık olarak nereye gidiyoruz ya nedir bu kadar kötülük kime ne faydası var neden insan kötü olur kötülük yapar eziyet eder ve zülm eder diye düşününce aklıma Allah cc şu ayeti geliyor.. BAZINIZI BAZILARINIZLA İMTİHAN EDECEĞİZ en'am süresi 6/53.... EY İNSANLAR SİZİ BİRBİRİNİZ İÇİN İMTİHAN ARACI KILDIK BAKALIM SABREDECEK MİSİNİZ? furkan süresi/20.. yani yukardıki bahsedilen ayetlerde bir nevi bizimde sabır ve metanetle sevap kazanacağımızı işaret ediyor kimse kötülüge maruz kalmasa keşke ama başa gelince kötülüge sabır göstermek dayanmak ise rabbimiz tarafından emrediliyor .. içimden diyorum bazen keşke dünya üzerinde ne kötü bir kalbli insan olsa nede her hangi bir kötülük yaşansa ama öylede olsa idi insan ne için yaradılmıştıki dünya hayatına keyfe sefaya gelmemişti degil mi? iyi insan olmak niyetinin iyi olması kapılan her kötülükte haksızlıklarda senin yine iyi olman seni enayi onları uyanık yapmaz her durumda kötülüge karşılık iyi davranmak kötüye iyi olmak her yiğidin harcı degildir ve her insan kötüye karşı iyi olmaz merhamet ve iyi kalbli olmakta bir ayrıcalık ve yaradılış özelligi allahın kulunu bir lutfudur.. umarım kalblerimizdeki kötülerin ve kötü düşüncelerin yerini hep iyilikler ve güzellikler alır art niyetli olmak kolay ve zahmetsizdir hemen bir kalbinizi bozmaya bakar ama iyi niyetli olmak iyi olanı bulmak iyi tarını aramak ise biraz zahmetli olsada mukafati buyuktur inşallah iyilik edenlerin misliyle iyilikler bulmasıni ümid ederek burada satırlarıma son veriyorum bir sonraki yazımda yeniden sizlerle birlikte olana denk hepinizi Allaha emanet ediyorum İslami sohbet platformu olarak SeLam Ve Dua İLe HoşçakaLın.. Alışkanlık haline getirilen hayır, iyilik ve ibadetleri devam ettirmenin fazileti nedir? Yapılan iyiliği devam etirmek ile ilgili ayet ve olduğu iyiliği devam ettirmek hakkında ayet ve hadis-i şerif. YAPILAN İYİLİĞİ DEVAM ETTİRMEK İLE İLGİLİ AYETLER “Bir Toplum İnanç ve Davranışlarını Değiştirmedikçe, Allah da Onların Durumunu Değiştirmez” Ayeti “Bir toplum inanç ve davranışlarını değiştirmedikçe, Allah da onların durumunu değiştirmez.” Rad sûresi, 11 İyi veya kötü bir hayat tarzını, nimet veya azâp içinde yaşamayı insanların kendileri hak eder. Allah’ın iradesine uygun bir hayatı, dürüst, iyi niyetli ve faziletli olmayı tercih edenlere, Cenâb-ı Hak huzurlu bir hayat lutfeder; onlara nimetlerini esirgemeden verir. Bu insanlar, inançlarını ve güzel hayat tarzlarını değiştirmedikçe, sahip oldukları nimetler ellerinden alınmaz. Bu gerçeği Allah Teâlâ Kur’an’ın bir başka âyetinde tekrar belirterek şöyle buyurur “Bu, bir millet, kendilerinde bulunanı güzel ahlâk ve meziyetleri değiştirinceye kadar, Allah’ın onlara verdiği nimeti değiştirmeyeceğinden böyledir.” Enfâl sûresi, 53 Bir toplum, ahlâkını bozarak kendisini değiştirir, iyi yanlarını terkedip kötü bir hayat tarzını benimsemeye başlarsa, o zaman Allah Teâlâ verdiği nimetleri ellerinden birer birer geri alır. Bir zamanlar sahip oldukları değerlere sırt çevirdikleri ve onları büsbütün yitirdikleri için onları cezalandırır. Başka milletlerin boyunduruğu altına sokarak ezer. Bunun kesinlikle böyle olduğu, konumuzun başındaki âyetin devamında şöyle belirtilir “Allah bir topluluğa kötülük yapmayı dilediğinde, artık onu geri çevirecek bulunmaz ve onların Allah’tan başka bir dost ve yardımcıları da yoktur.” Rad sûresi, 11 Allah Teâlâ’nın geçici bir süre mühlet verdiği azgın milletlerin müreffeh hayatı bizi aldatmamalıdır. Zira onun koyduğu kanunları değiştirecek hiçbir kuvvet yoktur. “İpliğini Sağlamca Büktükten Sonra Çözüp Bozan Kadın Gibi Olmayın” Ayeti “İpliğini sağlamca büktükten sonra çözüp bozan kadın gibi olmayın.” Nahl sûresi, 92 Âyet-i kerîmedeki benzetmenin ne maksatla yapıldığını anlayabilmek için âyetin tamamını okumamız gerekmektedir. Allah Teâlâ şöyle buyuruyor “Bir topluluk diğer bir topluluktan sayıca ve malca daha çoktur diye yeminlerinizi, aranızda bir hile fesat konusu edinerek, ipliğini sağlamca büktükten sonra çözüp bozan kadın gibi olmayın.” Bu âyet-i kerîmede, verilen sözde durulması tavsiye edilmektedir. Bir şahsa veya bir topluma verdiği sözden dönen kimsenin bu çirkin hali, yünü güzelce eğirip iplik haline getirdikten sonra bu ipliği yeniden bozmaya çalışan bir kadının mânasız gayretine benzetilmektedir. Bu tutumun hiçbir mâkul izahı yoktur. Bir şahısla veya bir toplulukla anlaşma yaptıktan sonra, o şahıs veya topluluktan daha güçlü, yahut daha fazla menfaat sağlayacak birilerini görünce sözünden ve anlaşmasından dönmek, şahsiyet ve sorumluluk sahibi bir kimsenin yapabileceği bir davranış değildir. Bu dönekliği Allah Teâlâ pek çirkin bulduğunu belirtmektedir. “Müminler Daha Önce Kendilerine Kitap Verilenler Gibi Olmasınlar” Ayeti “Mü’minler daha önce kendilerine kitap verilenler gibi olmasınlar. Onların üzerinden uzun zaman geçti de kalpleri katılaştı.” Hadîd sûresi, 16 Mânayı daha iyi kavrayabilmek için âyet-i kerîmenin önünü ve sonunu bir bütün olarak okumak gerekecektir. Allah Teâlâ şöyle buyuruyor “Mü’minlerin Allah’ı anmaktan ve Allah tarafından gönderilen gerçeği hatırlamaktan dolayı kalblerinin yumuşama zamanı gelmedi mi? Mü’minler daha önce kendilerine kitap verilenler gibi olmasınlar. Onların üzerinden uzun zaman geçti de kalbleri katılaştı. Bunların birçoğu yoldan çıkmış kimselerdir.” Allah Teâlâ mü’minleri, kendilerine ilâhî kitaplar gönderilen kimselere, yani yahudi ve hıristiyanlara benzemekten sakındırdığı bu âyet-i kerîmede, kendilerine peygamber ve kitap gönderildiği devirden bu yana çok zaman geçtiği için onların doğru yoldan uzaklaştıkları, dinlerinin ruhunu ve esasını kaybettikleri belirtiliyor. Doğru yolu yitirdikleri için kalplerinin iyice katılaştığı anlatılıyor. Daha da kötüsü, menfaatlerini düşünerek ellerindeki ilâhî kitabı keyiflerine göre değiştirdiklerine işaret ediliyor. Onların Allah’ın buyruğuna değil, ilâhî kitabı değiştirmek suretiyle sapıklığa düşen din adamlarının emirlerine uydukları ve onları âdetâ ilâhlaştırdıkları hatırlatılıyor. Hâl böyle olunca, mü’minlerin onlardan uzak durması ve hiçbir konuda onlara benzemeye çalışmaması gerekir. Zira onlar iyiliği, hayır yapmayı, verdikleri sözde durmayı unutmuş, bu sebeple de kalpleri katılaşmış kimselerdir. Mü’minler iyilik yapmayı seven, iyi ve doğru olduğunu bildikleri güzel âdetleri terk etmeyen, zamana böylece mukavemet eden faziletli insanlardır. “Uydurduklarına Gerektiği Şekilde Uymadılar” Ayeti “Fakat uydurduklarına gerektiği şekilde uymadılar.” Hadîd sûresi, 27 Yukarıdaki âyet, uzun bir âyetin son kısmıdır. Âyetin tamamı şöyledir “Meryem oğlu Îsâ’yı öteki peygamberlerin peşinden gönderdik. Ona İncil’i verdik. Ona uyanların kalplerine şefkat ve merhamet duyguları koyduk. İcat ettikleri ruhbanlığı biz onlara yazmamış, farz kılmamıştık. Bunu sadece Allah’ın rızasını kazanmak için yapmışlardı. Fakat ona gerektiği şekilde de uymadılar.” Bu âyet-i kerîmede, dinin aslında bulunmadığı halde Hıristiyanların uydurdukları, buna rağmen gereklerine uymadıkları ruhbanlık konusuna işaret edilmektedir. Allah’tan korkarak dünya zevk ve lezzetlerini büsbütün terk etmek ve kendini sadece ibadete vermek anlamındaki ruhbanlık İslâmiyet’te olmadığı gibi, daha önceki peygamberlerin getirdiği dinde de yoktu. Böyle olmasına rağmen, belki de iyi bir düşünceyle icad ettikleri ve prensiplerini koydukları bu yaşama biçiminin gereklerine yine kendileri uymadılar. Hatta tam aksine, rahip ve hahamların bir çoğu, insanların mallarını haksız yere ellerinden aldılar ve insanları Allah’ın yolundan çevirdiler. Tevbe sûresi, 34 Âyet-i kerîme onların yaptığı bu davranışın çirkinliğine, geçici heveslerin değil, devam eden meşrû işlerin güzelliğine işaret etmektedir. “Abdullah! Falan Adam Gibi Olma!” Hadisi Abdullah İbni Amr İbni Âs radıyallahu anhümâ’dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu “Abdullah! Falan adam gibi olma! Çünkü o, gece ibadetine devam ederken artık kalkmaz oldu.” Buhârî, Teheccüd 19; Müslim, Sıyâm 185. Ayrıca bk. Nesâî, Kıyâmü’l-leyl 59; İbni Mâce, İkâme 174. Hadisi Nasıl Anlamalıyız? Belli zamanlarda iyilik ve ibadet etmeyi âdet edinen kimseler, nefsinin veya dünyanın tuzağına kapılarak bu güzel âdetlerini bırakmamalıdır. Zira bu güzel âdetler, bir bakıma Allah’a verilmiş bir söz, O’nunla yapılmış bir anlaşma gibidir. Bu itibarla, güzel alışkanlıklarını bırakan kimseler, bir bakıma ahde vefâsızlık etmiş olurlar. Meseleye böyle bakan Resûl-i Ekrem Efendimiz, alışkanlık haline getirilen ibadetlerin ve hayırlı işlerin devamlı surette yapılmasına pek önem vermiştir. Şu halde insan, altından kalkabileceği işlere girişmeli, her zaman rahatlıkla yapabileceği davranışları alışkanlık haline getirmelidir. Gece ibadetlerine başlayanlar, bu güzel davranışı bir müddet sonra usanıp terketmemek için ölçülü hareket etmeli, bir miktar ibadet ettikten sonra yatıp dinlenmelidir. Birkaç gün kendini hırpalarcasına ibadet ettikten sonra usanıp bırakmak, Efendimiz aleyhisselâm’ın belirttiği gibi, hoş bir hareket tarzı değildir. Hadisimizin râvisi ve Resûl-i Ekrem Efendimiz’in bu hadisteki muhatabı Abdullah İbni Amr, hadis öğrenmeye pek istekli, eşini ihmâl edercesine ibadete düşkün genç bir sahâbî idi. Onun aşırı derecede oruç tutup namaz kıldığını, Kur’ân-ı Kerîm’i üç günden daha az bir zamanda hatmettiğini öğrenen Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, buna engel olmak isteyince, “gencim, yapabiliyorum” diye âdeta pazarlık etmişti. Fakat yaşı ilerlediği zaman Nebiyy-i Muhterem Efendimiz’in tavsiyesini tutmadığı için pişmanlık duymuştu. Ama Allah’ın Resûlü’nün yukarıda okuduğumuz tavsiyesini düşünerek, yetmiş yaşını aşkın olmasına rağmen, alışkanlık haline getirdiği ibadetleri hayatının sonuna kadar bırakmamıştı. Hadisten Öğrendiklerimiz Alışkanlık haline getirilen hayır, iyilik ve ibadetler bırakılmamalıdır. Müslümana istikrar yakışır. Nâfile ibadetler ölçülü yapılmalı, bir müddet sonra usanıp büsbütün bırakmaya yol açacak aşırılıktan kaçınmalıdır. Kaynak Riyazüs Salihin, Erkam Yayınları İslam ve İhsan 03 Temmuz 2008, 0144 Mesaj No1 Medineweb Üyesi Durumu Medine No 698 Üyelik T. 01 Ocak 2008 Arkadaşları0Cinsiyet Mesaj 136Konular 82 Beğenildi0 Beğendi0 Takdirleri10 Takdir Et Konu Bu Üyemize Aittir! Affedici olmak ile ilgili ayetler.... Affedici olmak ile ilgili ayetler.... Kuran'da tavsiye edilen güzel ahlak özelliklerinden biri de "affedici ve bağışlayıcı olmak" tır Sen af veya kolaylık yolunu benimse, İslam'a uygun olanı örfü emret ve cahillerden yüz çevir. Araf Suresi, 199 Bir başka ayette Allah, "... affetsinler ve hoşgörsünler. Allah'ın sizi bağışlamasını sevmez misiniz? Allah, bağışlayandır, esirgeyendir." Nur Suresi, 22 şeklinde buyurmaktadır. Kuran ahlakından uzak yaşayan kimseler için affetmek son derece zordur. Çünkü yapılan bir hata karşısında hemen öfkeye kapılırlar. Ancak Allah müminlere affetmenin daha güzel bir davranış olduğunu bildirmiştir Kötülüğün karşılığı, onun misli benzeri olan kötülüktür. Ama kim affeder ve ıslah ederse dirliği kurup-sağlarsa artık onun ecri Allah'a aittir... Şura Suresi, 40 ... Yine de affeder, hoş görür kusurlarını yüzlerine vurmaz ve bağışlarsanız, artık elbette Allah, bağışlayandır, esirgeyendir. Teğabün Suresi, 14 Kuran'da "Kim sabreder ve bağışlarsa, şüphesiz bu, azme değer işlerdendir." Şura Suresi, 43 ayetiyle de affetmenin üstün bir ahlak özelliği olduğu haber verilmektedir. Dolayısıyla müminler affedici, merhametli, hoşgörülü davrananlar ve Kuran'da bildirildiği gibi onlar, "öfkelerini yenenler ve insanlardaki haklarından bağışlama ile vazgeçenlerdir." Al-i İmran Suresi, 134 Müminlerin affedicilik anlayışları, Kuran ahlakını yaşamayan kimselerinkinden çok farklıdır. Bazı kişiler, karşılarındaki kişiyi bağışladıklarını söyleseler de, bu kişilerin kalplerindeki kin ve kızgınlıktan kurtulmaları uzun sürer. Tavırları genellikle bu kızgınlığı yansıtacak şekildedir. Müminlerin affediciliği ise samimidir. Müminler insanın dünyada imtihan olan, hata yaparak öğrenen bir varlık olduğunu bildikleri için hoşgörülü ve şefkatlidirler. Ayrıca müminler, tamamen haklı oldukları ve karşı tarafın tümüyle haksız olduğu bir durumda bile hiç tereddütsüz affedebilirler. Affetme konusunda, hataları, büyük ya da küçük olarak ayırmazlar. Bir kimse hatayla büyük bir kayba sebep olabilir. Ancak meydana gelen her olayın Allah'ın kontrolünde ve bir kader dahilinde geliştiğini bilen müminler, bu tür bir olay karşısında tevekküllü davranır ve kişisel bir kızgınlık içine girmezler. Konu Sahibi akgün 'in açmış olduğu son Konular Aşağıda Listelenmiştir Konu Forum Son Mesaj Yazan Cevaplar Okunma Son Mesaj Tarihi Lâ ilâhe illâ ente sübhâneke innî küntü... Tefsir Çalışmaları akgün 0 1805 20 Kasım 2010 2312 Meşrulaştırılmaya çalışılan Haram Alay etmek .... Kur'ân-ı Kerim Genel Vuslat Zamanı 1 1851 14 Kasım 2010 2018 Kainatın Efendisi akgün 5 1690 14 Kasım 2010 2013 Ali Şeriati'ye Reddiye AlimlerRh Vuslat Zamanı 22 9854 14 Temmuz 2009 2021 Yüreğim seninle mühürlensin... Kıssalar-Hikayeler-Nasihatler huzzam 2 1492 02 Temmuz 2009 1726 30 Kasım 2009, 2145 Mesaj No2 Medineweb Emekdarı Durumu Medine No 2 Üyelik T. 10 Nisan 2008 Arkadaşları3CinsiyetErkek MemleketMALAZGIRT Yaş45 Mesaj 295 Beğenildi111 Beğendi24 Takdirleri61 Takdir Et RE Affedici olmak ile ilgili ayetler.... Kim sabreder ve bağışlarsa, şüphesiz bu, azme değer işlerdendir." Şura Suresi, 43 22 Aralık 2009, 2036 Mesaj No3 Medineweb Üyesi Durumu Medine No 2923 Üyelik T. 06 Ağustos 2008 Arkadaşları0Cinsiyet Mesaj 82Konular 13 Beğenildi0 Beğendi0 Takdirleri10 Takdir Et RE Affedici olmak ile ilgili ayetler.... "öfkelerini yenenler ve insanlardaki haklarından bağışlama ile vazgeçenlerdir." Al-i İmran Suresi, 134 22 Aralık 2009, 2154 Mesaj No4 Medineweb Emekdarı Durumu Medine No 6969 Üyelik T. 10 Şubat 2009 Arkadaşları32Cinsiyet MemleketAnkara Mesaj 28 Beğenildi96 Beğendi27 Takdirleri592 Takdir Et RE Affedici olmak ile ilgili ayetler.... Kötülüğün karşılığı, onun misli benzeri olan kötülüktür. Ama kim affeder ve ıslah ederse dirliği kurup-sağlarsa artık onun ecri Allah'a aittir. Herşeyi yaratan halk eden Allah gün aşırı neler yapıyoruz bizler Allahtan af dileyip kendi dirligimizi istemek dururken başkalarıyla olan münasebetlerimizde dibe vuranlardan olmayalım insAllah..Allah razı olsun... 17Haziran 2014, 0553 Mesaj No5 Medineweb Emekdarı Durumu Medine No 38944 Üyelik T. 09 Şubat 2014 Arkadaşları61CinsiyetBayan Cevap Affedici olmak ile ilgili ayetler.... 19Haziran 2014, 0923 Mesaj No6 Medineweb Emekdarı Durumu Medine No 27691 Üyelik T. 25 Nisan 2013 Arkadaşları15CinsiyetANNE MemleketARZ Yaş39 Mesaj 105 Beğenildi87 Beğendi4 Takdirleri10 Takdir Et Cevap Affedici olmak ile ilgili ayetler.... Allah,hiç kimseye güç yetireceğinden başkasını yüklemez. Kişinin nefsinin Kazandığı lehine, kazandırdıkları aleyhinedir. "Rabbimiz, unuttuklarımızdan veya yanıldıklarımızdan dolayı bizi sorumlu tutma. Rabbimiz, bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme. Rabbimiz, kendisine güç yetiremeyeceğimiz şeyi bize taşıtma. Bizi affet. Bizi bağışla. Bizi esirge, Sen bizim mevlamızsın. Kafirler topluluğuna karşı bize yardım et." Bakara Suresi, 286 20Haziran 2014, 1005 Mesaj No7 Medineweb Emekdarı Durumu Medine No 27691 Üyelik T. 25 Nisan 2013 Arkadaşları15CinsiyetANNE MemleketARZ Yaş39 Mesaj 105 Beğenildi87 Beğendi4 Takdirleri10 Takdir Et Cevap Affedici olmak ile ilgili ayetler.... Sizden, faziletli ve varlıklı olanlar, yakınlara, yoksullara ve Allah yolunda hicret edenlere vermekte eksiltme yapmasınlar, affetsinler ve hoşgörsünler. Allah'ın sizi bağışlamasını sevmez misiniz? Allah, bağışlayandır, esirgeyendir Nur Suresi, 22 28 Temmuz 2014, 0322 Mesaj No8 Medineweb Emekdarı Durumu Medine No 38944 Üyelik T. 09 Şubat 2014 Arkadaşları61CinsiyetBayan Cevap Affedici olmak ile ilgili ayetler.... Bir hayrı açıklar ya da gizli tutarsanız veya bir kötülüğü bağışlarsanız şüphesiz Allah, affedicidir, güç yetirendir. Nisa Suresi 149 29 Temmuz 2014, 1316 Mesaj No9 Meal Gurubu Üyesi Medineweb Usta Üyesi Durumu Medine No 44096 Üyelik T. 07Haziran 2014 Arkadaşları7Cinsiyet Memleketyozgat Yaş31 Mesaj 289Konular 36 Beğenildi9 Beğendi6 Takdirleri60 Takdir Et Cevap Affedici olmak ile ilgili ayetler.... Güzel bir söz ve mağfiret bağışlayıp iyi davranma, arkasından eza gelen başa kakılan bir sadakadan daha hayırlıdır. Allah Gani'dir, Halîm' __________________ Melikin atıyyelerini ancak matıyyeleri taşır.

iyi niyetli olmak ile ilgili ayetler